Son Dakika

Türkiye yeni anayasayı bekliyor

Okunan haber:

Türkiye yeni anayasayı bekliyor

Metin boyutu Aa Aa

Türkiye’de başta iktidardaki AK Parti olmak üzere siyasi partiler 12 Haziran 2011 seçimlerinden “yeni anayasa” sözüyle çıktılar. Yüzde 95 temsil gücü olan bir parlamentonun oluşması yeni anayasa için büyük bir fırsat gibi göründü. Ancak meclis henüz bunu başaracak siyasi iradeyi ortaya koyamadı. Uzmanlara göre ilk 6 aydaki sessizliğe rağmen Türkiye’nin 1982 darbe anayasasının yerine yenisini yapması hala mümkün ama bu sanıldığı kadar kolay olmayacak gibi.

Çoğu eşitlikten, kendi etnik, dinsel ya da cinsel tercihleri üzerindeki baskılardan bahsediyor. “Eşit haklara sahip olmaktan” söz ediyor. Örneğin bir Roman “Çalgıcı, şarkıcı, dansöz olmak istemiyoruz, doktor, avukat, öğretmen olmak istiyoruz” diyor. Hukukçulardan, araştırmacı yazarlardan, sivil toplum örgütü üyelerinden oluşan bir grubun oluşturduğu Yeni Anayasa Platformu’nun Türkiye’nin dört bir yanında düzenlediği toplantılardan yansıyanlar bu şekilde. Sıradan insanların kürsüye gelerek yeni anayasadan ne beklediklerini anlattıkları toplantıların görüntüleri son derece ilginç veriler ortaya koyuyor.
Yeni anayasa platformundan avukat Mehmet Uçum, yeni anayasa taleplerinde üç noktanın öne çıktığını belirtiyor: “Her şeyden önce insanlar çoğulcu ve demokratik bir devlet istiyor. Son 100 yıldır devlet sıradan insanların özgürlüklerine karşı gelişti ve farklılıkları hiçe saydı. İkincisi ademi merkeziyetçi bir devlet talebi var. Üçüncüsü ise hayli ilginç. İnsanlar devlet kurumları üzerinde sürekli denetim sahibi olmak istiyor.”

Gerçekten de Türkiye’nin yaklaşık 100 yıllık tecrübesi hakların anayasaya yazılmış olmasının yeterli olmadığını ortaya koyuyor. Çünkü insanlar onyıllardır anayasal haklarını kullanmak istediklerinde bürokrasiye, yargıya takıldıklarını biliyor. Güvenlik güçleriyle karşılaştıklarında bu hakların çok çabuk ve kolayca ihlal edildiğini görüyor. Bu durum sadece siyasetçiler için geçerli değil. Ülkedeki her kimlik zaman zaman devletle problem yaşadı. Türban takan kadın da eşcinsel de Alevi de Kürt de Türk de… Akla gelen her kimlik kurumlarla karşı karşıya geldi. İnsanların sorunları etnik ya da sınıfsal çatışmadan çok devlet yapısından kaynaklandı. Uçum’a göre “İşte bu yüzden insanlar devletin yapısının değişmesini istiyor. Kurumları sadece seçimden seçime değil arada da denetlemek istiyor.”

İnsan Hakları uzmanı Koç Üniversitesi’nden Ruken Tekeş Çalıkuşu, yaptıkları toplantılarda insanların genellikle ne istediklerini değil ne istemediklerini ortaya koyduklarını belirtiyor. Taleplerin genellikle özgürlükler alanında yoğunlaştığına dikkat çekiyor. Çalıkuşu’na göre anayasadaki “değiştirilemez” hükmü bulunan, cumhuriyetin temel ilkelerini belirten, Atatürk milliyetçiliğine atıfta bulunan ve resmi dili Türkçe olarak tanımlayan ilk üç madde de dahil baştan aşağı bir değişiklik şart. Dahası eski anayasa tamamen bir kenara atılmalı ve yerine yenisi yazılmalı.

12 Haziran’da oluşan meclis bu tartışmaları başlatmak ve bütün partilerin uzlaşmasıyla yeni bir anayasa yapmak için harekete geçtiyse de ilk altı ayı çok ciddi sorunlarla ve pek de ilerleme sağlayamadan tükendi. Anamuhalefet Partisi CHP ve Kürt siyasal hareketinin temsilcisi BDP seçilen bazı vekillerinin hapiste bulunması nedeniyle meclisi boykot ederek anayasa çalışmalarının hızını kesti. Ardından PKK’nın Türk Silahlı Kuvvetleri’ne, polise ve sivillere yönelik saldırılarını arttırması üzerine ülkedeki yumuşama ve uzlaşma ortamı yerini güvenlik politikalarına bıraktı. Tam da bu noktada BDP’nin demokratik özerklik talebi ortaya çıktı. Bütün bunlar ülkedeki bölünme endişelerini körüklerken hükümetin elini zayıflattı.

Kürt aydın ve yazar Enver Sezgin, Kürtlerin yeni anayasadan yana olduklarını söylüyor ancak ciddi sorunların varlığına işaret ediyor: “BDP’nin demokratik özerklik talebi ile yeni anayasa nasıl bağdaştırılacak? Yeni anayasa için Kürtler açısından yola ademi merkeziyetçilikten çıkmak gerekiyor. Ademi merkeziyetçiliğin olup olmayacağına veya ne kadar olacağına beraber karar vereceğiz. Türk halkı bu konuda ikna edilmelidir. Demokratik Toplum Kongresi’nin özerklik ilanı zamansız ve yeni anayasa çabalarına zarar vermiş bir harekettir. Kürt Aydınlar yeni anayasada eskiden Kürt kelimesinin geçmesini istiyordu. Şimdi ise bu konuda farklı görüşler var. Artık anayasanın etnik konuda nötr olmasını gerektiği savunuluyor.”

Peki ama Türk halkının geniş bir kesimi yeni anayasa konusunda ne düşünüyor? “Değişim” geçmişte her kapıyı açan sihirli bir sözcüktü. Ancak şimdilerde her ne kadar değişime kimse açıkça karşı çıkmasa da yürüyen tartışmalardan rahatsız. Toplumun önemli bir kesimi Türkiye’nin çehresini değiştirecek anayasa tartışmalarına kuşkuyla bakıyor. Özellikle de milliyetçiler bu sürecin ülkeyi böleceğinden endişe ediyor. Bunun en somut göstergesi Milliyetçi Hareket Partisi’nin tavrı. MHP Yeni anaya platformunun görüşme taleplerine karşılık vermedi. Parti, cumhuriyetin temel nitelikleri, Türk milli kimliği, farklı etnik kimliklere siyasi ve hukuki statü tanınacak şekilde çok parçalı millet yapısı oluşturularak tek millet-tek devlet esasına dayanan üniter yapının bozulması, anadilde eğitime izin verilmemesi” gibi kırmızı çizgilerini ortaya koymuş durumda. MHP, anadilde eğitim, yerel yönetimlerin güçlendirilmesi gibi başlıklar altında Doğu ve Güneydoğu’da federasyonu çağrıştıracak değişikliklere de karşı.

Ancak bu sadece MHP’nin tavrı değil. Türkiye’de bu endişeleri paylaşan insanların sayısı milyonlarla ifade ediliyor. Hatta azınlıkların temsilcileri arasında bile değişimlere kuşkuyla bakanlar az değil. Enver Sezgin “Türkiye’de bürokratik elitin yanısıra yerel elitler var ve onlar da konumlarını kaybetmemek için direnç gösteriyorlar. Örneğin, Ermeni cemaat liderleriyle yaptığımız toplantıda bazıları değişiklik taleplerine karşı çıktılar” diyerek bu duruma işaret ediyor.

Yeni anayasa için uzlaşma sağlamak gerçekten zor görünüyor. Ancak Türkiye’de pek çok tabuyu yıkan AK Parti hükümeti bu dönem yeni bir anayasa yapmakta kararlı görünüyor. Çalıkuşu da “eğer bu Meclis anayasayı uzlaşma ile çıkaramazsa AK Parti kendi anayasasını yazıp halkın önüne koyacak gibi görünüyor” diyor. Ancak halkın bir darbe anayasasını tek bir partinin vizyonuna dayanan anayasayla değiştirmek isteyip istemeyeceği de ayrı bir tartışma konusu.