Son Dakika

Son Dakika

"Cumhuriyetçiler kaliteli adayları yanlarına çekmekte zorlanıyor"

Okunan haber:

"Cumhuriyetçiler kaliteli adayları yanlarına çekmekte zorlanıyor"

Metin boyutu Aa Aa

Cumhuriyetçilerin başkanlık yarışının ilk durağı Iowa çok çekişmeli bir mücadeleye sahne oldu. 120 bin seçmen tercihini üç isimden yana kullandı. İlk iki sıradaki aday arasındaki oy farkı sekiz seçmende kaldı.

Cumhuriyetçilerin favori adayı Mitt Romney beklendiği gibi sandıktan ilk sırada çıktı. İkinci sırayı alan Rick Santorum ise büyük bir başarıya imza attı.

Her ne kadar Mitt Romney sandıktan ilk sırada çıksa da oyların sadece yüzde 25’ini alabildi. Cumhuriyetçilerin muhafazakar tabanının kendisine çekimser kalması bu sonuçta önemli rol oynadı:

“Bir yandan federal ve fazla harcamaların önünü alabilmeye diğer yandan da bütçemizi yeniden dengelemeye çalışacağım. Bence her geçen sene çocuklarımızın geleceğinden harcama yapmaya devam etmek çok ahlak dışı.”

Seçmenler ise Demokratlara karşı başarılı olmanın tek yolunun mali sorunları gidermek olduğu kanısında:

“Bence sizin de bildiğiniz gibi, iş olanaklarının artırılmasına gerçekten ihtiyaç var. Hala geçmişteki ortalamanın 7 milyon kişi altındayız. Sanırım, özel sektörün sorunlarına şu andaki yönetimden çok daha iyi çözümler getirebilecek bir adaya ihtiyacımız var.”

Muhafazakar tabanı kendi tarafına çekmeyi başaran Rick Santorum ise seçimlerin flaş ismi oldu:

“Her sabah kalktığımda özel bir dosttan aldığım güçle bu misyonu başarabildim ki bu çok kutsal bir şey. Tanrının her gün bahşettiği bir lütufla her işin altından başarıyla kalkabildim.”

Bu seçmen için ise başkan adayı geleneklerine bağlı fakat aynı zamanda da mali konularda liberal olmalı:

“O iyi bir fiziğe sahip, görmüş geçirmiş ve konuştuğu tek konu da Hristiyanlık değil. Ben birçok farklı konu hakkında fikir sahibi olduğunu gördüm. O, aynı zamanda hükümetimiz ve dış politikamız için de doğru isim. Onun bütçeyi dengelemeye çalışacağını söylemesi de beni çok sevindirdi.”

Yarışta üçüncü gelen Ron Paul adayların en yaşlısı. Paul, seçim kampanyasını daha fazla kişisel özgürlük ve daha az devlet üzerine kurmuş. Bu söylem kararsızların oylarında önemli rol oynuyor:

“Ben kendimi bağımsız olarak değerlendiriyorum. Para konularında muhafazakar ancak sosyal olarak liberalim. Bu yüzden düşüncelerime uygun birini bulmakta zorlanıyorum. Yaptığım araştırmalar Ron Paul’ün benim için bir numara olduğunu gösterdi.”

Adayların yarışacağı ikinci eyalet New Hampshire olacak. Anketler Mitt Romney’i favori gösteriyor.

Gelin hep beraber Iowa’dan çıkan seçim sonucunu Harvard Üniversitesi Kamu Yönetimi profesörlerinden Jeffry Frieden ile masaya yatıralım.

Stefan Grobe, euronews:

“Romney’in yaptığı güç gösterisi hakkında ne düşünüyorsunuz? Gelecek hafta New Hampshire’da da başarılı olursa, Cumhuriyetçi merkezin Tea Party’ye karşı kesin bir başarı yakaladığını söyleyebilir miyiz?”

Jeffry Frieden:

“Bence bu yolda emin adımlarla ilerliyoruz. Romney’in Iowa’daki gövde gösterisi onun için çok iyi bir reklam oldu. Ülke geneline oranla Iowa’daki Cumhuriyetçiler çok daha muhafazakar. Bu yüzden Romney’in sekiz oy farkla bile seçimlerden birinci çıkması daha muhafazakar Cumhuriyetçileri de kendi tarafına çekebileceğini gösteren iyi bir haber.”

euronews:

“Öte yandan Romney, Cumhuriyetçileri pek de heyecanlandırmadı. Anketler oylarının yüzde 25’in üzerine çıkamayacağını işaret ediyor. Romney başka biri olmamasından dolayı seçilen bir aday olabilir mi?”

Jeffry Frieden:

“Temelde evet. Bu da Cumhuriyetçi Parti için bir sorun teşkil ediyor. Romney, parti tarafından seçileceğinden neredeyse emin. Fakat partinin muhafazakar kanadını çok tatmin eden bir aday değil. Partinin en aktif tarafı olan sağ kanattan gelen kişileri Romney memnun edemezse, Demokratlara karşı verilecek asıl mücadelede çok istekli savaşmayacaklardır. Yani Cumhuriyetçi Parti büyük bir sorunla karşı karşıya. Eğer parti daha muhafazakar bir adayı seçerse Obama’ya karşı kazanma şansını kaybedecek. Ama en ılımlı aday Romney ile yola devam edilirse bu da parti militanlarını çok da memnun etmeyecek. Cumhuriyetçi parti bu soruna çare bulmak zorunda.”

euronews:

“Romney’den daha muhafazakar hiçbir rakibi ona karşı tartışma programlarına katılmadı. Bunun sebebi nedir?”

Jeffry Frieden:

“Bence olumsuz bir seçim kampanyası adayların kendilerine zarar vermelerine neden olabilir. Eğer burada olacağı gibi saldıracağınız kişi aday olmayı başarırsa, bu ne partinin ne de adayın lehine olur. Çünkü tüm karalamalar genel seçimler sırasında kendilerine karşı kullanılabilir. Aynı zamanda da adaylardan bazıları Romney’in başkan seçilmesi durumunda onun yardımcısı olmayı da hedefliyor olabilir. Bu yüzden belki de Romney’nin daha fazla üzerine gitmeyerek herkesin kazançlı çıkmasını sağlamayı hedeflediler.”

euronews:

“Cumhuriyetçilerin söylemine göre 2012 seçimleri son dönemin en kritik yılı olacak. Ulusun kaderi bu önemli ve tehlikeli ana bağlı. Peki neden birçok siyaset yorumcusu Cumhuriyetçi adayları hayal kırıklığı olarak görmeye devam ediyor?”

Jeffry Frieden:

“Bence hayal kırıklığında iki boyut bulunuyor. Öncelikle partide büyük bir bölünmüşlük söz konusu. Cumhuriyetçi Parti daha homojen bir alan istiyor. Bunun yerine ise aşırı sağ kanat, Bachmann ve Santorum gibi Romney’den memnun olmayan kendi adaylarını çıkarıyor. Öte yandan Ron Paul, gençlerin ve kendilerini diğer adaylarda göremeyenlerin oylarını topluyor. Yani çok dağınık bir bölge söz konusu. Parti parça parça olmuş gibi. İşte bu, Cumhuriyetçilerin çözmeleri gereken ilk sorun. İkinci sorun ise birçok kişinin yarışan adayların yeterli kalitede olmadığını düşünmesi. Bunun sebebi ise özellikle son zamanlarda Barack Obama’nın 2012 seçimlerini kazanmak için oldukça formda olması. Kazanamayacağını düşünen başarılı adaylar yarışa katılmak istemiyor. Bu yüzden de Cumhuriyetçiler kaliteli adayları yanlarına çekmekte zorlanıyor.”