Son Dakika

Avrupa ve radikal İslam

Okunan haber:

Avrupa ve radikal İslam

Metin boyutu Aa Aa

Avrupa Gençlik Parlamentosu’nun katkılarıyla AGP

U-talk’ta Avrupa kurumlarının en yetkili isimlerine soruları euronews izleyicileri soruyor. Bu programın konuğu Irkçılığa Karşı Avrupa Ağı (ENAR) yöneticisi Michael Privot. Fransa’dan Marsha, Avrupa’da din kaynaklı terörizm hakkında bilgi edinmek istiyor:

“Ben Fransa’dan Masha. 21 yaşındayım. Avrupa’da radikal İslam’ın gerçek bir sorun olup olmadığını öğrenmek istiyorum.”

Michael Privot:

“Avrupa Polis Ofisi Europol’ün 2006’dan beri yayınladığı raporlara göre Avrupa’da yaşanan toplam 2150 saldırıdan sadece yüzde 0.5’i radikal İslamcılar tarafından gerçekleştirilmiş. Yani tam olarak 10 saldırı. Bu konu ile bağlantılı olarak saldırıların engellenmesi için hangi kaynakların kullanıldığını görmek de büyük önem taşıyor. Aslında Avrupa yüzde 0.5’lik ‘İslami terörizm’ denilen bu konu için elindeki güvenlik gücünün yüzde 50’sini kullandı.

Peki bu tehlike ile ona karşı kulanılan aşırı güç arasındaki dengesizliği nasıl açıklayabiliriz?

Bunun için siyasi duruma bir göz atmak gerekli. Özellikle Londra ve Madrid saldırılarından sonra politikacılar kendi bölgelerinde bir saldırı olmaması için ellerinden geleni yaptı. Tüm mali kaynaklarını güvenliği azami şekilde sağlamak için harcamaktan çekinmedi.

Burada aynı zamanda ekonomik durumu da göz önünde bulundurmak gerekli. Çünkü terörizme karşı ve özellikle de din kaynaklı terörizme karşı savaş sayesinde Avrupa’da binlerce kişi çalışma imkanı yakaladı. Bu durum kamu sektöründe, orduda, güvenlik servislerinde ve hatta özel güvenlik hizmeti veren şirketlerde bile yaşandı.

Bunların temelinde ise Müslümanların yabancı sayılması ve bizim değerlerimiz ve medeniyetimiz için bir tehdit olarak görülmesi yatıyordu.

Şu anda ise bizi asıl ilgilendiren konu, bunun toplumlar üzerinde nasıl bir etki yarattığını görmek olacak. Bugün azınlıklar ve özellikle de Müslümanlar durumdan çok ağır bir şekilde zarar görüyor.

Çünkü öncelikle içinde yaşadıkları toplumda tüm suç onların üzerine yıkılıyor, parmakla gösteriliyorlar. Tüm sorunların onlardan kaynaklandığı düşünülüyor.

İkinci olarak ise kulanılan yöntemlerle tehlike arasındaki dengesizlik yüzünden Müslümanlar özellikle de genç erkekler güvenlik kuvvetleri tarafından sıkı bir şekilde kontrol altında tutuluyor.

Ve üçüncü olarak, güvenlik güçlerinin yarısının neredeyse hiç önemi olmayan din kaynaklı terörizme kanalize olması diğer tehditlere yeterli kaynak ayrılmasını imkansız kılıyor. Örneğin, Müslümanları, Romanları, Siyahları ve Yahudileri hedef alan, İtalya ve Almanya’da son zamanlarda artan aşırı sağcı terörizme yeterli kaynak ayrılmasını engelliyor.

Sonuç olarak yaşanan bu durumdan dersler çıkarılmalı. Avrupa ve üye ülkeler seviyesinde bu konu hakkında alınan politikalar kesin olarak değiştirilmeli, mantıklı bir yol bulunmalı .”

“Siz de sorularınızı internet adresimizden bize iletebilirsiniz.’