Son Dakika

Okunan haber:

Avrupa not kayıplarını önemsemiyor


EKONOMİ

Avrupa not kayıplarını önemsemiyor

Standard and Poor’s‘un dokuz Euro ülkesinin kredi notlarını düşürmesi piyasalarda şoka yol açmazken uzmanlar kararın fazla bir etkisinin olmayacağını belirtiyor.

Bundaki en büyük etkenlerden biri kuşkusuz ajansın aralık ayında 15 ülkenin notunu izlemeye aldığını açıklaması oldu. Böylece cuma gecesi yapılan açıklama bir süpriz olmadı.

Bu kapsamda Fransa ve Avusturya’nın AAA’lık notları AA+‘ya çekildi. Bölgenin sorunlu ülkelerinden İspanya’nın notu A’ya düşürülürken İtalya’nın notu da iki basamak birden çekilerek BBB+ olarak belirlendi. Geçtiğimiz yıl Avrupa Birliği ve IMF tarafından kurtarılan Portekiz’in notu da BB’ye indirildi.

Haftanın ilk işlem gününde borsaların tepkisi de sınırlı oldu. Özellikle en fazla endişe edilen Fransa’da tahvil getiri oranlarının gerilemesi yatırımcıların notun düşürülmesiyle bir güven kaybına uğramadığını gösterdi.

OECD Genel Sekreteri Angel Gurria’da bu görüşleri palaşıyor:

“Çok fazla değişen bir şey olmadı. Temel göstergeler üzerinde durmalıyız, kredi ajanslarının açıklamaları, AAA’lık ya da AA’lık notlarla dikkatimizi dağıtmayalım. Yapılması gerekenlere odaklanalım. Krizdeki temel sorunlardan biri geç tepki vermek; diğeri de gerekli önlemleri almak yerine piyasaları memnun etmeye çalışmak. Bu yöntemle sadece kendi kuyruğumuzu kovalıyoruz.”

Euro ülkelerinin notlarının düşürülmesinin kurtarma fonunu da etkilemesi gündemde. Üye ülkelerin verdiği garantilerle piyasalardan borçlanan Finansal İstikrar Fonu da AAA’lık kredi notuna sahip. Fakat Standard & Poor’s fonun da notunu kaybedebileceği uyarısında bulundu.

Avrupa Merkez Bankası yönetimi ve Avrupalı liderler bunu önemsemezken uyarının piyasalarda ne kadar etkili olacağı da fonun salı günü çıkacağı ihalede belli olacak.

***

Dokuz Euro ülkesi kredi notunu kaybetti 
 
S&P’nin on yedi üyeli Euro Bölgesi’nde dokuz ülkenin notlarını düşürdü. Assya Financiere Başekomisti Marc Touati kararın etkilerini değerlendirdi.
 
Antoine Juillard, euronews: Konuyu daha derinlemesine incelemek için Marc Touati’yle birlikteyiz. Marc, S&P’nin dokuz Euro Bölgesi ülkesinin kredi notunu düşürmesi iyi ve kötüler arasındaki farkı derinleştirdi.
 
Politikacılar, kararın zamanlamasını yanlış buluyor. Sence notların düşürülmesi krizle mücadele çabalarına darbe vuracak mı?
 
 Marc Touati: Fransa’nın notu çok daha önce düşürülmeliydi, uzun süredir AAA’lık notu haketmiyorduk zaten. Sadece iyi niyet göstergesi olarak o seviyedeydi. Bunun nedeni de Euro Bölgesi’nde Almanya ve Fransa’nın birlike hareket etmesinin sağladığı kredibiliteydi. Ne yazık ki buradaki temel sorun harcamaların son yıllarda bir hayli artması. Şu anda Fransa’nın milli gelirinin yüzde 57’sini oluşturuyor. Kamu borcu da tavan yapmış durumda, gayri safi yurt içi hasılanın yüzde 85’ini geçti. En kötüsü de büyümenin durması.
 
Bu durum son dört yılda Almanya, Hollanda, Lüksemburg ve Finlandiya haricinde bütün Euro ülkeleri için geçerliydi. Yani borçlarının faizini geri ödemelerini sağlayacak kadar dahi büyüyemediler. Bu da borcu borçla ödemek zorunda kaldıkları anlamına geliyor.
 
Buna borç balonu deniyor. Bu balon eninde sonunda patlayacaktı. Yani notların düşürülmesi erkendi ya da geçdi bunun artık bir önemi yok. Hesabın ödenme vakti geldi. Ama ne yazık ki Euro Bölgesi kendisini bir durgunluğun içinde buldu ve bu de en tehlikeli kısım.
 
euronews: Bu karar bir şekilde sorunlu ülkelere yardım etmesi beklenen Avrupa Finansal İstikrar Fonu’nu da etkileyecek. Kurtarma fonunun kaynaklarının yetersiz olduğu tartışılmaya başlandı bile. Şimi de fon daha etkisiz hale gelecek. Bu bir sorun tekil eder mi?
 
Marc Touati: Kurtarma fonunun AAA’lık notunu korumakta zorlanacağımız açık. Finansal İstikrar Fonu’nun notunu kaybetmesi halinde bu, sorunlu ülkelerin finansmanında da sorunlar olacağı anlamına gelir. Ayrıca, Almanya Başbakanı Angela Merkel kurtarma fonuna yeni kaynak aktarmayacaklarını açıkladı ve bu diğer ülkeler daha fazla desteklenemeyecek demek. Yani bu opsiyonu unutabiliriz.
 
Ne yazıkki şu an kaybedilmiş bir savaş için mücadele ediliyoruz. Borçlar tavan yapmış durumda. Şu an yapmamız gereken kamu borcunun artmasını önlemek. Bunun için açıkları azaltmalıyız, onun için de büyümeyi sağlamamız lazım.  
 
Bu, şu anda Euro Bölgesi’nin en temel sorunudur. Ne yazıkki büyüme durmuş durumda. Hatta daha da kötüsü Euro Bölgesi ekonomisi son çeyrekte geriledi. Yani büyüme yoksa açık var demektir ve borç artacak demektir. Kısır bir döngü içindeyiz.
 
euronews: Fransa kaybetmesine rağmen Almanya hala AAA’lık nota sahip. Peki Angela Merkel şimdi Euro Bölgesi’nin kontrolü bende diyerek sevinebilir mi?
 

Touati: Almanya daha güçlü ve şunu da söylemeliyim ki bunu hakediyorlar. Çünkü son on yılda Almanya çok katı reformlar yaptı. Harcamalarını milli gelirinin yüzde 46’sına dşürdü. Bu oran Fransa’da yüzde 57. Buna rağmen Almanların yaşam standardı Fransızlardan daha düşük değil.
 
Diğer taraftan, Almanya Euro Bölgesi’nin tek başına kontrol edemez. Bu nedenle özellikle mali birlik yoluyla Fransa’nın da çaba sarfetmesini istiyor.
 
Bu vergileri birden yükseltmemiz gerektiği anlamına gelmiyor. Örneğin, Fransa’da son on yılda her yıl on milyar Euro artan operasyon giderlerinin kesilmesi gibi fazla değişikliğe yol açmayacak kamu harcamaları azaltılmalı. Eğer Fransa bunu yapmazsa krizden çıkması zor olacaktır.