Son Dakika

Okunan haber:

BM'deki vetonun ardından Suriye


Suriye

BM'deki vetonun ardından Suriye

Suriye’nin Humus şehrinde 4 Şubat cumartesi sabahı bir dönüm noktası yaşandı. Suriye ordusunun şehre saldırması tarihe bir kara leke olarak kazındı.

Rejim karşıtları ‘katliam’ yapıldığını iddia etti. Saldırıda 230 sivil hayatını kaybetti. Rejim ise olayla bir ilişkisi olmadığını ve silahlı grupların saldırıyı düzenlediğini açıkladı. Humus şehri aylardır rejime bağlı askeri güçler tarafından kuşatma altında tutuluyor. Yabancı gazetecilerin Suriye’deki dolaşım haklarına getirilen sınırlamalar bölgeden net bir bilgi alış verişi yapılmasını engelliyor.

Rejim yanlısı televizyonlar, bomba parçalarını göstererek devletten yardım isteyen Humusluları ekrana taşıyor:

“Evlerimizden çıkamıyoruz. Aniden bir patlama duyuyoruz. Binanın başımıza yıkılacağını sanıyoruz. Bakın, saldırının izlerine bakın. İstedikleri özgürlüğün haline bakın. Camlar kırık. Çocuklar çok kötü bir durumda. Bu nasıl olabildi? Bu bir cehennem. Özgürlük bize bunu mu getirecek? Biraz özgürlüğün olduğu bir cehennem.”

Yaşananların tüm vehametine rağmen, birkaç saat sonra New York’ta toplanan Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi’nde Çin ve Rusya, Suriye’ye karşı yaptırımları ikinci defa veto etti. Arap Ligi’nin geçiş planını savunan iki ülke, Beşar Esad’dan yetkilerini başkan yardımcısına devretmesi çağrısında bulundu.

Şam’da ise eski haber alma bakanı Muhammed Salman, halka, krizden çıkışta vetoyu bir fırsat olarak kullanması çağrısında bulundu:

“Bunun vetoyu kabul ya da reddetmekle alakası yok. Bu, krizle, rejimin yaşadığı ve muhalefetin içinde bulunduğu ulusal krizle, halk krizi ile ve Suriye’nin güvenliği ile alakalı.”

Oysa Beşar Esad krizin sona erdirilmesi için yapılan tüm çağrılara kulağını tıkamaya devam ediyor. Ülke hızla bir iç savaş sürüklenirken, orduyu terk eden askerler Esad’ı görevinden almakta kararlı.

Türkiye’ye sığınan Suriye ordusu eski generallerinden Mustafa Ahmed El-Şeyh, Özgür Suriye Ordusu’nun yerini alması planlanan Yüsek Devrim Konseyi’nin başına getirildi.

İki taraf arasında savaş çanları çalarken, halk bu acılara daha ne kadar dayanacağını sorguluyor.