Son Dakika

Okunan haber:

Mahalli: İran rejimi, Suriye düşerse kendisinin de yıkılacağını biliyor


Suriye

Mahalli: İran rejimi, Suriye düşerse kendisinin de yıkılacağını biliyor

Suriye ile Türkiye aynı denizin karşı iki kıyısı oldu her zaman. Hatay’ın egemenliği ile başlayan sorunlar sonraki yıllarda farklı boyutlar kazanarak büyüdü. Soğuk savaş yıllarında düşman kamplarda yer alan iki ülke Şam’ın PKK’ya verdiği destek yüzünden savaşın eşiğinden döndü. Ancak 2000 yılında dönemin cumhurbaşkanı Ahmet Necdet Sezer’in Hafız Esad’ın cenazesine katılımıyla tersine dönen rüzgar AK Parti döneminde Ankara ve Şam’ı hiç olmadığı kadar yakınlaştı. İki ülke arasındaki bahar kısa sürdü. Şimdi Türkiye ve Suriye arasındaki ilişkiler kolay kolay onarılamayacak yaralar almış durumda. Yakınlaşmanın gizli mimarlarından olan Suriye asıllı gazeteci Hüsnü Mahalli’ye göre bu noktaya gelinmesinde Türkiye’nin tüm kartlarını Esad’ın gidişine göre oynamasının rolü var. Mahalli “Esad kalsa da gitse de bir daha artık asla eski güzel günlere dönülemez” görüşünde. Mahalli, Suriye’de rejimi düşmesinin bölgede yeni bir durumun ortaya çıkmasına yol açacağına dikkat çekerek, bunun “Üçüncü Dünya Savaşı” na yol açabileceğini ileri sürüyor.

Mahalli’yle Euronews İstanbul muhabiri Bora Bayraktar konuştu.

Euronews: Suriye’de neler oluyor Sayın Mahalli?

Hüsnü Mahalli: Suriye dışarıdan göründüğü gibi değil. Dışarıdan medyanın gösterdiği Suriye ile bizim gördüğümüz Suriye arasında bir fark var. Bunu Türkiye’den giden CHP ve Saadet Partili temsilciler bu netlikte aktardılar. Şam yönetimi Türkiye’nin tavrından dolayı da şok yaşadı. Böyle bir tavrı hiçbir şekilde beklemediklerini hem Loğoğlu’na hem de Kamalak’a aktardılar.

Euronews: Peki efendim Türkiye’nin U dönüşü, geçmişte bu ilişkilerin düzelmesine destek olanları da şaşırtmadı mı? Bu gruplar Türkiye’deki hükümetin üzerinde bir baskı oluşturdu mu?

Hüsnü Mahalli: AK Parti tabanında ciddi bir rahatsızlık var. Hükümetin Suriye konusundaki tavrını sokaktaki, partili olan Ak partili anlamış değil. Bunun yorumunu yapamıyorlar. Sanıyorum hükümet de bunu çok rahat anlatamıyor ya da anlatamamış. Ben her hafta üç dört konferans veriyorum ve Ak Parti’ye yakın insanlara konuşuyorum. Bana sordukları soru “hükümet niye bunu yapıyor?” Dolayısıyla sokak bunu hissediyor.

Euronews: İran Türkiye’yi etkilemek için devreye girmiş gibi görünüyor. Türkiye ile yakın temaslar oldu. Suriye perspektifinden Türk-İran ilişkilerini nasıl görüyorsunuz?

Hüsnü Mahalli: Türkiye-Suriye meselesi İran’ı da ilgilendirir. Çünkü Suriye İran’ın stratejik müttefikidir. V e asla vazgeçmeyeceği bir müttefiktir. Yani ne Suriye İran’dan ne de İran Suriye’den vazgeçer. Çünkü ikisi de bilir ki birisi yıkılırsa ikisi de yıkılacak. Onun için Türkiye’nin İran’la Suriye konusunu konuşması abesle iştigaldir. Çünkü Türkiye Suriye’ye karşı bir tavır almıştır. Türkiye de Batı ile özellikle Amerika ile birlikte Suriye’ye karşı düşmanca tavır almış, düşman kampta yer almıştır. Bugün Suriye’deki eylemlerin büyük bölümü ve muhalefetin hepsi Türkiye sponsorluğunda devam ediyor. Bütün muhalefet toplantıları burada yapılıyor, bütün muhalefet liderleri İstanbul’da yaşıyor. Bütün gidiş gelişlerinin merkezi burası. Legal ve illegal toplantıları İstanbul’da yapıyorlar. Suriye’den kaçan askerler ve militanlar özel kamplarda barınıyor. Bunların Suriye Hür Ordusu’nun komutanı Antakya’da uluslararası medyaya sık sık açıklama yapıyor. Bizim adamlar şurayı vurdu diye anlatıyor. Türkiye İran ile ne konuşabilir çok anlamış değilim.

Türkiye’nin İran’la Irak konusunda da problemi var. Ben onunla ilgili de ne konuştuklarını anlamıyorum. Orada da bir kriz var. Türkiye Tarık Haşimi’den yana net tavır koymuştur. Tarık Haşimi konuşmalarında adamlarının Türkiye’de eğitildiklerini, Türkiye’den para yardımı aldıklarını açıkça söyledi. Diğer tarafta Nuri Maliki İran’ın yetiştirdiği bir adam. Sırf Maliki değil hükümetteki tüm Şiiler. Orada da bir sıkıntı var. Ben Türkiye’nin İran ile konuşmasını politik ve diplomatik bir fantezi olarak değerlendiriyorum. Bir konuda Türkiye kendini kanıtlamaya çalışıyor. O da nükleer program. 17 Mayıs’taki nükleer takas anlaşmasını başaran bir Türkiye tekrar oluşan Arap ve İslam aleminde oluşan bir kamuoyunu şu algıyı yıkmaya çalışıyor. Türkiye artık siyasal olarak bir model değil ideolojik bir modeldir.Türkiye “ Müslüman Kardeşler’den, Sünnilerden yana bir Türkiye” algısını dağıtmaya çalışıyor. “İran’la konuşuyorum, arabuluculuk yapıyorum” diyerek. Ama bunun işe yarayacağını ben sanmıyorum.

Euronews: Türkiye ile Suriye’nin geri dönüşü var mı?

Hüsnü Mahalli: Uluslararası ilişkilerde her zaman sürprizler var. Geçen yıl Türkiye ile Suriye tam anlamıyla birleşiyordu. Şimdi ise iki düşman. 1998’de Türkiye Öcalan Şam’da diye savaş ilan etmişti. Sonra cumhurbaşkanı sayın Sezer’in Hafız Esad’ın cenazesine katılmasıyla o düşmanlıklar gitti. Bir yıl öncesine kadar iki ülke birleşme sürecine kadar geldi. Uluslararası ilişkilerde böyle sürprizler oluyor. Ancak bu seferki biraz farklı. Türkiye bütün kartlarını Esad’ın gidişine doğru masaya koydu. Esad gitmezse iş çok farklı olacak ki gitme olasılıkları çok az. Çok az diyorum Çünkü Suriye’de şu an olup biten aslında bir uluslararası denklemin tam kilit noktasıdır. Yani Suriye’nin çökmesi İran’ın çökmesi, Lübnan’ın çökmesi, Irak’ın çökmesi, Rusların artık Akdeniz’e hayatta hiçbir şekilde inememesi, Çinlilerin Ortadoğu’yu kaybetmesi gibi bir sürü şey var orada. İsrail’in bölgede egemen olması, Müslüman Kardeşlerle Hıristiyan Batı arasında ideolojik beraberlik olur mu olmaz mı Yahudilik ortadan kalkar mı gibi sorular var. Ciddi bir sorun bu. Bu gerçekten savaş anlamında söylemiyorum ama Üçüncü Dünya Savaşı’dır. Onun için Türkiye kartlarını masaya koyduğu için ben dönüşün kolay olabileceğini sanmıyorum. Suriye Türkiye ilişkilerinin eskisi gibi olabileceğini Esad kalırsa olabileceğini, Esad gitse bile olabileceğini sanmıyorum.