Son Dakika

İspanyol Kraliyet Ailesi'nde 'buhranlı' dönem

Okunan haber:

İspanyol Kraliyet Ailesi'nde 'buhranlı' dönem

Metin boyutu Aa Aa

Aslında her şey tam bir peri masalı gibi başladı. Yakışıklı İnaki Urdangarin, İspanya Kralı Juan Carlos’un en genç kızıyla evlenerek kraliyet ailesinin bir parçası oldu. 1997’deki bu mutluluk tablosunun yıllar sonra lekeleneceği kimsenin aklına gelmemişti. Damat, zimmetine 1 milyon Dolar geçirmekle suçlandı.

Urdangarin Olimpiyat Oyunlarında altın madalya kazanan Hentbol Milli Takımı’nın oyuncularından biriydi. Başarılı sporcu üniversitede işletme yönetimi okudu.

Urdangarin 2004’te kar amacı gütmeyen Noos Enstitüsü’nü kurdu. 2006’ya kadar yöneticiliğini yaptığı bu enstitü damadın başına büyük dert açacaktı. Yıllar sonra mali müfettişler organizasyonun kasasında bir ‘kara delik’ bulacaklar, Balear ve Valence bölgeleri için sportif ve turistik faaliyetlerde bulunulduğunu göreceklerdi.

Ayrıca Kraliyet ailesi de durumdan haberdardı. 2005’da Kral, damadının bu tür faaliyetlere son vermesi yönünde çağrıda bulundu. Çağrının ardından Urdangarin, enstitüyü terk etti. Cristina ile dört çocuğunu da alarak ABD’ye taşındı.

Ailenin ülkeden uzaklaştırılması damadın cezalandırıldığını gösteriyordu. Kraliyet ailesi bununla da kalmayıp, bu hatalı davranışından dolayı Undangarin’e verilmiş olan düklük nişanını geri çekti.

Fakat bu sadece başlangıçtı. İspanya’yı sarsan asıl bomba daha sonra patlayacak, Urdangarin çok büyük bir dolandırıcılık davasında sanık olacaktı. Ayrıca, damadın yolsuzluk ve vergi kaçakçılığı yaptığı, zimmetine para geçirdiği de iddia edilecekti. Soruşturma altındaki şirketlerden bazıları ise karısına aitti.

Monarşi’yi derinden sarsan bu skandal tüm gözlerin krala çevrilmesine yol açtı. Kral ise Noel konuşmasında konuyu adalete havale etti:

“Her eylemin yasalara uygun bir şekilde yargılanacağı ve cezasının verileceği bir hukuk devletinde yaşadığımız için çok şanslıyız. Adalet herkes için aynıdır”.

Bu skandalın ardından kraliyet ailesi 1979 aralığından beri aileye verilen tüm maaşların detaylı belgelerini kamuoyu ile paylaştı.

Şimdi akıllardaki soru acaba Cristina’nın ve kralın yaşananlardan haberdar olup olmadığı… Monarşi’nin geleceği belki de bu sorunun yanıtına bağlı.

euronews:
“Şimdi, İspanyol gazetelerinde yorumları ile tanınan iletişim danışmanı Antoni Gutierrez-Rubi, yayınımıza Barselona’dan katılıyor. Antoni, İspanya’da demokratik rejimin tekrar başlamasından beri kraliyet ailesi ve özellikle de Kral Juan Carlos, medyanın ve halkın gözünde örnek davranışlara sahip bir model olarak görülüyor. Urdangarin davasından çıkacak karar henüz kesinleşmese de ailenin imajını bozabilir mi? İspanyol kraliyet ailesi ile halk ve medya arasındaki ilişkilerin değişmesine neden olabilir mi?”

Antoni Gutierrez-Rubi:
“Kraliyet ailesine bu kadar değer verilmesinin temelinde İspanyol halkının kendilerine duyduğu minnetkarlık hissi bulunuyor. Çünkü aile 23 Şubat 1981’deki darbe girşimine karşı çıktı ve ülkenin demokrasiye geçişine ön ayak oldu. Fakat 30 yıl sonra artık olgun bir demokrasiye sahip İspanya’da, ailenin şeffaflığını yitirmesi ve bazı imtiyazlardan faydalanması diğer siyasi ve demokratik kurumlara nazaran toplum uzaklaşmasına sebep oldu.”

euronews:
“Geleneksel Noel konuşmasında kral, adaletin herkes için aynı olduğunu söyledi. Bu cümle birçoğumuz için yeterli değildi. Kral belki de durumun ciddiyetinin arkasına mı saklanmaya çalıştı?”

Antoni Gutierrez-Rubi:
“Hayır, bence soruna utanarak da olsa basit ve doğrudan bir çözüm getirmeye çalışıyor. Birçok kişi damadının ya da kızının kocası ile neler yaptığından kralın haberdar olduğunu düşünebilir. Bence kral hazırlıksız yakalandı. Halktan özür dileme cesaretini ve kararlılığını gösteremedi. Yaşananlardan dolayı duyduğu üzüntü ve pişmanlığı gösteremediği için, halkın büyük bir kısmı kraliyet ailesinin bir üyesinin ayrılcalıklardan yararlandığını ya da çok ahlaki olmayan ve sorumsuz bir tavır takındığını düşünmelerine yol açtı.”

euronews:
“Sonucu ne olursa olsun, bu davadan çıkacak karar Monarşi’nin geleceğini ne şekilde etkiler?”

Antoni Gutierrez-Rubi, :
“Öncelikle, Cristina ve Urdangarin çifti için davanın ne gibi sonuçları olacağına bakılmalı. Eğer Urdangarin suçlu bulunursa, Cristina’nın hanedanlık haklarından vazgeçmesi gerekir. Bundan başka seçeneği kalmaz. Ya kocasından ya da haklarından vazgeçmek zorunda. Bir üçüncü yol bulunması ise çok zor. Çünkü kocasını yargılayan bir kararın sonuçlarını prensesin kabul etmemesi ne açıklanabilir ne de haklı bulunabilir. Ayrıca, kraliyet ailesi ve bu durumda kralın, bir aile üyesinin kurumun adını ve toplumdaki önemini kötüye kulanarak çıkar sağlamaya çalışmasından dolayı halktan özür dilemesi gerekir. Ayrıca bu yasal olmayan davranışların cezai, yaptırımları da olmalıdır.”