Son Dakika

Costa Allegra'nın sancılı yolculuğu

Okunan haber:

Costa Allegra'nın sancılı yolculuğu

Metin boyutu Aa Aa

Hint Okyanusu’nda motoru bozulan Costa Allegra’nın güvertesinde üç gün boyunca mahsur kalan binlerce yolcu..Bir İsviçre televizyon kanalı, hayalkırıklığı yaratan bir tatilin ardından dönüş yoluna geçen yolcuları böyle görüntüledi.

Dev turistik gemi günler sonra Seyşeller Adası’na doğru çekilmeye başlandı. Klima ve su tesisatı çöken gemide günlerce korku içinde bekleyişini sürdüren ve bu bekleyişin sonsuza kadar devam edeceği endişesini taşıyan yolcular nihayet rıhtıma varmıştı. Toprağa ayak basan aşırı yorgun yolcular bir anda hayat bulmuştu.

“Tahmin edebileceğiniz gibi korkunç bir tecrübeydi. Gemide hijyen durumu içler acısıydı. Bazı tuvaletlerin fotoğraflarını çektim. Üç gün boyunca su ve elektriksiz bir gemide yaşadığınızı düşünün..”

Gemide yaşanan son üç gün yolcular tarafından kameraya alındı. Görüntüler insanların gözlerindeki korkuyu anlatmaya yetiyordu. Dev hayalet gemi, tüm umudunu bir Fransız balıkçı gemisine bağlamıştı. Gemiyi dış dünyaya bağlayan tek şey de buydu. Yolcuların güvertede temiz hava almak dışında yapabileceği hiç birşey yoktu.

“Malesef yiyecek birşey kalmamıştı. Geceleri uyuyamıyorduk. Sıcak hava dayanılmazdı. Buna rağmen geceleri dışarda güvertede geçirmek zorunda kaldık.”

Gemideki bin yolcuyu karaya indirmek neredeyse yarım günü aldı. Yerel Kızılhaç yetkilileri hazır bekliyordu. Yolculara hemen çadır tedarik edildi. İhtiyacı olana psikolojik destek verildi. Yolcular bir çoğu bu akşam itibariyle kendi ülkelerine gitmek için yola çıkacak. Bazıları ise burada bir müddet kalmayı tercih etti. Costa Allegra’nın sabıkalı sahibi İtalyan şirketi, daha iyi bir tatil geçirmek isteyen yolculara 15 günlük tatil önerdi.

Jeneratör dairesinde çıkan yangın sonucu motoru arızalanan Costa Allegra, yolcularını uçsuz bucaksız Hint Okyanusu’nda sonsuz bir boşluğa bıraktı.

Yolcular ikinci geceyi de güverte de geçirmek üzereler. Yolcalar ve mürettebat elektriksiz ve susuz bir geceye daha hazırlanıyorlar. Gemi yukardan güzel görünse de, güvertede geceler yolcular için göründüğü gibi kolay geçmedi.
Yolcuların gıda ihtiyacı ise havadan helikopterle tedarik edilebildi.

“Gemideki durum mürettebat tarafından kontrol altında tutuluyor. Yolcuların sağlığı şu an iyi. Yaşama koşulları şu an biraz komplike. Gıda ihtiyacı konusu da kritik. Gemide elektrik yok, klima çalışmıyor. Ama genel olarak yine de durum kontrol altında.”

Olayın yaşandığı günün ilk saatlerinde gemi rotayı Seyşeller Adası’na bağıl Mahe adasına çevirdi. Brittany Adası bandıralı trol gemisi Trevignon, Fransız bandıralı bir gemiyle birlikte Costa Allegra’yı güvenli şekilde sahile çıkarmakla görevlendirildi.

Hava güzel. Bir gemi tarafından yakınlardaki bir adaya çekildik. Herşey yolunda şimdilki. Bir aksilik yok.”

Costa Allegra, küçük cennet adası Mahe’ye yarın akşam varması bekleniyor. Okyanus adalarına ait gemiler de yardıma geliyordu. Costa Allegra’nın güvenliği korsan saldırılara karşı havadan helikopterlerle sağlanıyordu. Bu olay İtalyan Costa şirketinin yaşadığı ikinci vaka. Daha bir kaç hafta önce yine aynı şirkete ait Costa Concordia gemisi İtalya açıklarında kayalıklara çarparak yat yatmıştı. Kazada 32 kişi hayatını kaybetti.

İtalyan Costa şirketine ait Costa Concordia gemisi, İtalya’nın Giglio Adası açıklarında alabora oldu. Kaza sonucu şu ana kadar 32 yolcunun cansız bedenine ulaşıldı. Ancak hala kayıp olan yolcular var. Bunlardan biri de bir Fransız karı-koca.

Costa Concordia hala kaza yaptığı yerde yan yatıyor. Yakınlarını kaybedenler de aynı şekilde kıyıda bekleyişini sürdüyüor. Umudunu yitirmeyen yakınları cansız da olsa kaybettiklerini bekliyor. Çocuklarını kaybeden bu aile onları görmeden oradan ayrılmak istemiyor:

Evet burdayız..burdayız ama gidip onları oradan çıkaramıyoruz bile..Buraya onları bulmaya geldik, onlarla dönmek istiyoruz. Kendi çocuklarımızı terkedecek değiliz. Bu hakka sahip değiliz.”

Hergün sabah saat 9 ile akşam 9 arası bu iki kişi arama ve kurtarma çalışmalarını izliyor. Bu bekliş artık bir takıntı haline gelmiş durumda.

“Bizi buraya çeken nedir? Tabiki bizim evlatlarımız. Çocuklarımız kayıp, o yüzden buradayız. Bazen artık beklemenin bir anlamı olmadığını düşünüyoruz. Geri dönüyoruz ama dayanamıyoruz.”

Kayıp Mylene ve Michael’in anne babasıyla kazadan bir kaç gün sonra Paris’te görüştük. işte kaza sırasında çocukların Anne babasına gönderdikleri son mesaj…

“Gemi yan yatıyor. Şu an can yeleklerini giyiyoruz. Yelekleri şu an giydik, haberiniz olsun. Korkunç birşey. Herkes birbirini itiyor. Yeni bir gelişme olunca sizi tekrar ararız.’….Son mesaj buydu. Bu mesajı alır almaz çocukları aramaya başladık. Ama hep sesli mesaja düştü.”

Alain Litzler ve Hilaire Blemand burada bir otelde kalıyor. Gözlerini gemiden ayırmıyor. Sürekli burda bulanarak, yetkililer üzerinde baskıyı artırmak istiyorlar.

“Onlar bulunana kadar biz buradan ayrılmayacağız.”

“Aslında onlar için hızlı olan bir süreç, bizim için hızlı işlemiyor.”

Kayıpların yakınlarına sürekli arama kurtarma çalışmaları hakkında bilgi veriliyor. Hayatını kaybeden yolcuların üzerindeki otopsi işlemleri hala bitmiş değil. Ölenlerden dörtünün kimliği henüz tespit edilemedi.

Ceneviz merkezli İtalyan Costa seyahat şirketinin ikinci talihsizliği şirkete ağır bedeller ödetecek gibi. Şirketin sadece imajı zedelenmekle kalmadı. Şirket fahiş miktarlarda tazminat talepleriyle karşı karşıya. Şirket bu sıralar adeta korku tünelinden geçiyor.

Costa aynı zamanda tarihi bir geçmişe sahip. Ceneviz’de yatırım yapan bir ailenin uzun zaman kontrolünde bulunan Costa, 1854 yılında kuruldu. Ceneviz ile Costa bu uzun zaman içerisinde birbiriyle özdeşleşti. 1997 yılında İngiliz Amerikan Carnival Şirketi tarafından satın alındı.

Costa şirketi, Savona limanında 3,5 milyon Euro yatırımda bulunarak büyük bir turistik gemi filosuna sahip oldu. Bir başka limana yine büyük çapta yatırım yapmaya hazırlanıyordu. Costa şirketinin dev yatırımları bölgeye adeta hayat verdi. Sadece 2010 yılında şirket 230 milyon Euro gelir sağladı.

Costa’ya ait gemilerin son iki ayda iki kazaya karışması şirketin imajına büyük bir darbe vurdu. Şirket çalışanları sokaklara indi. Hint Okyanusu’nda yaşanan trajik olaydan sonra kendi geleceğini şekillendirmeye başlayan şirket, aynı zamanda zedelenen imajını da düzeltmeye çalışıyor.