Son Dakika

Son Dakika

Laricani: İslami usulde demokrasiye sahibiz

Okunan haber:

Laricani: İslami usulde demokrasiye sahibiz

Metin boyutu Aa Aa

İran’ın dini lideri Ayetullah Ali Hamaney’in danışmanı euronews’e verdiği mülakatta, İran Devlet Başkanı Mahmut Ahmedinejad’ın sayılı günlerinin olduğunu ve belirlenen seçim dönemine az bir zaman kaldığını söyledi.

Geçtiğimiz günlerde yapılan parlamento seçimleri sonrası bir açıklama yapan Muhammed Javad Laricani, Batı’nın İran’ın yeni bir demokrasisinin olduğunu bilmesi gerektiğini söylemiş, ülkesinin tartışmalı nükleer programın arkasında durmuştu.

Laricani ayrıca, İsrail ve ABD liderlerinin yaptığı İran’ın nükleer tesislerine karşı askeri müdahale olasılığının tartışıldığı son toplantıya da tepki gösterdi.

Mumammed Javad Laricani:

“Kendimi Amerikan halkının yerine koymak bana çok tuhaf geliyor. Çünkü yeniden Beyaz Saray’a seçilmek için halkın kalbini kazanmak yerine Netanyahu’nun ve Amerikan İsrail Kamu İşleri Komitesi AIPAC’ın kalbini kazanmaları gerekiyor. Bu durum Amerikalı politikacıların karşı karşıya olduğu en önemli sorunlardan biri. İran’ın nükleer programı olabildiğince şeffaf ve herkes bununla alakalı gerçekleri biliyor. Bence, çözümü neredeyse imkansız olan ekonomik sorunların yerine dikkatleri başka yöne çekmek için yapılan politik bir adımdır. Ne Demokratların ne de Cumhuriyetçilerin bu soruna verebilecekleri geçerli bir cevapları yoktur. Her ne olursa olsun bir ulusa kaşrı yapılan bu melun saldırganlığın şu ana kadar benzeri görülmemiştir.”

euronews muhabiri Jon Davies:

Nükleer programın şeffaf olduğunu söylüyorsunuz ama geçtiğimiz günlerde Rusya bile İran’ın, uluslararası gözlemcilerin, nükleer tesisleri ziyaret etmesi konusunda verdiği sözü tutması gerektiğini bildirdi. Şubat ayında bu gerçekleşmedi. Hatta UAEA heyeti Tahrandan eli boş döndü ve tesisleri ziyaret etmelerine izin verilmediğini söylediler. Şeffaflık nerede kaldı?

Laricani:

“Gözlem devam ediyor. Kameralar orada. Ayrıca eğer eli boş sözcüğünü kullandılarsa bu kötü bir ifade. Çünkü bu onların görevi nasıl tanımladıklarına bağlı. Herşeyden önce görev tanımlarını iyi yapmalılar. Ellerini sallayarak, ben oraya gitmek ve görmek istiyorum diyemezler.”

euronews:

Ama şeffaf olan sistemde bu olmalıydı. Değil mi?

Laricani:

“Şeffaf bir sistem bile olsa telefon açıp biz oraya gitmek istiyoruz diyemezler. Tam teşekküllü olarak şeffaf olma konusunda anlaştık. Ancak denklemin iki tarafı var. Bizden şeffaflık bekleniyorsa biz de karşı taraftan işbirliği bekliyoruz. Nükleer faaliyetlerin askeri olmayan bütün alanlarına erişimimiz olmalı. Diğer ülkelerle işbirliğimizin tadını çıkarmaya izin verilmeli. Biz bütün bunlardan mahrumuz ve tek taraflı olarak İran’dan şeffaf olması bekleniyor. Bu çok tutarsız.”

euronews:

Tam teşekküllü bir şeffaflık olmadığını söylüyorsunuz gibime geliyor. Çünkü madalyonun diğer yüzünden istediğinizi alamıyorsunuz.

Laricani:

“Aslında hayır. Ben şeffaflığın subjektif olduğunu söylemek istiyorum. Bu ne zaman olduğuna ve nelerin gözlemcilerin gözüne çarptığına bağlı. Tahran’daki nükleer tesis için ki bunu biz tıbbi tedavi için de kullanıyoruz ve kanser hastaları için ilaç yapıyoruz, yüzde 20 oranında zenginleştirilmiş uranyum alabilmeliyiz.
Önce bize bunu değiştirmemizi söylediler.
Biz olur dedik.
Sonra hayır, bütün az zenginleştirilmiş uranyumu vermelisiniz dediler.
Bu mantıklı değil. Tahran’daki nükleer tesisi tümüyle tıbbi tedavi amaçlı kullanmak istiyoruz.
Sonra biz yaptık ve kullandık.
Bunlar Amerika’nın kötü alışkanlıkları. Biz Amerikan liderliğini kabullenmiyoruz. Bu kesinlikle başarısız bir hikaye. Bize eğer diğer egemen devletler gibi davranabilirlerse harika olur. Konuşabilir, anlaşabilir alıp verebiliriz. Birçok şey yapabiliriz. Emirle olmaz. Amerikan egemenliği Almanya tarafından kabul edilebilir. Sarkozy ya da diğerleri tarafından kabul edilebilir ancak İranlılar tarafından kesinlikle kabul edilemez. Asıl mesele gayet açık. İran, farklı sosyo politik sistemle gelişen etkin bir bölgesel güç. Bizim kendi demokrasimiz var. Ancak bizim demokrasimiz laik liberal sistem üzerine değil, İslam mantığı üzerine kurulu bir sistem. Bu tecrübemiz 30 yılı aşkın süredir devam ediyor. Bu durum İran’ı Amerikan yardakçılığından çıkarıp bölgesinde bilim ve teknoloji alanında liderliğe götürüyor.”

euronews:

Demokrasiyi açıklayabilir misniz? Neden muhalif liderler tutuklanıyor? Birçok aday seçimlerde yarışmaktan men ediliyor. Bu nasıl bir demokrasi?

Laricani:

“Öncelikli olarak İran Parlamentosu’nda muhaliflerin yani reformcuların 40 sandalyesi bulunuyor. Hapiste bulunanlar, siyasi görüşlerinden dolayı içeride değiller. Onlar yasal yapının dışında hareket ediyorlar. Sevmeseler bile toplumun içinde hareket ederken yasalara saygılı olmak durumundalar. İran’da eğer birileri Allah’ı ve İslam’ın yasal geçerliliğini inkar ederse neden seçimde rol alsın ki? Ettikleri yeminle birilerine İslami sistem içerisinde gelip çalışma imkanı sunulmuştur.”

euronews:

Yani Mir Hüseyin Musavi’nin ve Mehdi Kerrubi’nin Allah’ı inkar ettiğini mi ima ediyosunuz?

Laricani:

“Hayır. Ben onların geçen seçimde devletin yıkılması için rol oynadıklarını söylüyorum. Bu seçim kampanyası değildi. Seçim sürecini kötüye kullandılar ve hatta sonuçlar açıklanmadan kendilerini seçimin galibi ilan ettiler. İnsanları sokaklara çıkmaya çağırıp devleti yıkıp yenisini kurmalarını istediler. Bu tam anlamıyla darbedir ve büyük bir suçtur.”

euronews:

Bunun için yargılandılar mı?

Laricani:

“Gözetim altındalar ve dosyaları tamamlanıyor. Aslında hükümet ve kurumlar onlarla yumuşak davranıyoru. Kendine güvenen yüce bir millet, var gücü ile onların en ağır ceza ile cezalandırması meraklısı değil. Sistem onları en hafif ceza ile cezalandırmaya çalışıyor.”

euronews:

Seçimlerden sonra Ahmedinejad nerede duruyor ve seçmen gücü ne durumda?

Laricani:

“Cumhurbaşkanı Ahmedinejad ikinci dönemini bitiriyor. Artık başkanlık bitiyor. Anayasayada açıkça belirtildiği üzere bir daha yarışamaz. Bir sonraki seçime odaklanıyoruz ve adaylardan birini destekleyeceğiz ve onun arkasından koşacağız. Muhtemelen başarılı da oluruz.