Son Dakika

Son Dakika

"Çin'deki yönetim değişikliği ülke içinde daha olumlu karşılanıyor"

Okunan haber:

"Çin'deki yönetim değişikliği ülke içinde daha olumlu karşılanıyor"

Metin boyutu Aa Aa

Çin Komünist Partisi bu sene sonunda lider değişlikliğine gidiyor, ülkede siyasi ve ekonomik hedefler yeniden gözden geçiriliyor. Kongre’de sonuçlanan görüşmelerde temel hedef Çin’in ekonomik modelindeki istikrarın daha da sağlamlaştırılması olarak belirlendi. Böylece Komünist Parti’deki lider değişikliği sürecinde sorun yaşanılmaması hedefleniyor.
 
Ekim’de başlayacak süreçte Başkan Hu Jintao’dan boşalan koltuğa Başkan Yardımcısı Xi Jinping oturacak. Başbakan Wen Jiabao’nun yerini ise Başbakan Yardımcısı Li Kekiang alacak.
 
Xi Jinping’in son Amerika Birleşik Devletleri ziyareti de 2013’te yapılacak lider değişikliğine Beyaz Saray’ın  sıcak baktığını gösterdi. Bu sürecin sorunsuz geçmesi için ise uyarı veren Çin ekonomisini hükümetin başarılı bir şekilde idare etmesi şart.
 
Zira dünyanın en büyük ekonomilerinden biri olan ülke 31 milyar Dolar’ı aşan bir ticari açıkla yeni bir rekora imza attı. 2011’de hız kaybına uğrayan kalkınmanın da 2012’de yüzde 7,5’te tutulması hedefleniyor. Bununla birlikte ekonomik krize rağmen ülkede enflasyon rakamları son yirmi yılın en düşük seviyesi olan yüzde 3,2’ye düştü.
 
Bu iki gösterge ülkede sosyal barışın devam ettirilmesinde çok önemli bir yere sahip. İstihdam yaratabilmek için kalkınmanın gayri safi yurt içi hasılaya (GSYH) oranının yüzde 8’de tutulması gerekli. Yetkililere göre 2012’de iş başvurusunda bulunanların sayısında 25 milyonluk bir artış yaşanacak. İş arayanların yarısından fazlasını üniversite diplomalı kişiler oluşturuyor. Ayrıca bu rakama kırsal kesimden şehirlere göç edecek yaklaşık 10 milyon kişinin daha ekleneceği tahmin ediliyor.
 
Komünist Parti’nin başa çıkması gereken sorunların başında ise çiftçilerin topraklarına partinin bölgesel yetkilileri tarafından haksız şekilde el konulması geliyor. Bu yetkililerin rüşvet almakla suçlanmaları da halkın gözünde partinin güven kaybına uğramasının temel nedeni. 2011’in son günlerinde Wukan köyünde yapılan protestoların medya sayesinde tüm ülkeye ve dünyaya yayılması yetkililerin soruna hızla el atmalarını sağladı. 
 
Ayrıca ülkenin doğusundaki Sincan ve Tibet de tansiyonun yükseldiği diğer bölgeler. Tibet’te din özgürlüğüne ve kültüre getirilen kısıtlamalara halk tepkisini kendisini ateşe vererek gösteriyor. 2008’den beri devam eden protestoları ve gösterileri Çin hükümeti bastırmış da olsa bölgede gergin bekleyiş devam ediyor ve ülkenin uluslarası imajına ağır darbe indiriyor.
 
 
euronews:
“Çin yönetimi zorlu bir süreçten geçiyor. Gelin Doktor Robert Lawrence Kunt’a dönelim ve Çin uzmanımızın konuyla ilgili yorumlarını alalım. Sayın Kunt, yayınımıza katıldığınız için teşekkür ederiz. Çin için Ulusal Halk Kongresi çok kritik bir döneme denk geldi. Ülke, uluslararası ticaret konusunda gittikçe karışık sorularla karşı karşıya olduğu ve üzerindeki ekonomik baskıların arttığı bir dönemden geçiyor. Birlik ve beraberlik mesajlarını bir kenara bırakırsak Kongre’nin bu alanlarda alacağı temel kararlar neler olabilir?”
 
Robert Kuhn:
“Tüm ağırlık iç pazara verilmiş durumda. Uluslararası ilişkiler ve ticaret konularına ise çok az giriliyor. Öncelik tamamıyla ülkeye verildi. Bu da sağlık yardımları anlamına geliyor. Çin’de şu andaki sistem çok kötü olduğu için sağlık hayati bir yere sahip. Zira sağlık sistemi tamamıyla rüşvete batmış ve etkisiz bir hal almış durumda. Sosyal güvenliğe sadece emekli olduktan sonra ulaşılabiliyor. Eğitim de insanların sık sık tartıştıkları bir diğer konu. Ekonomik alanda Başbakan Wen Jiabao hedefi yüzde 7,5 olarak belirledi. Daha önceki senelerde bu hedefin yüzde 8 olması, dünya piyasalarında ve borsalarında büyük sorun yarattı. Çünkü Çin genelde belirlediği yüzdenin hep üzerine çıkıyor. Fakat ülke, ekonomisini, dengelemeyi amaçladığı için bu sene hedefini düşürmeyi tercih etti.“ 
 
euronews:  
“Kongre Çin’de on yıldır yaşanmakta olan geçiş sürecine denk geldi. Görevlerini bırakacak olan yöneticilere ve haleflerine karşı verilen tepki ne şekildeydi?”
 
Robert Kuhn:
“Gelen yeni liderlere karşı olumlu bir hava söz konusu. Politbüro Daimi Komitesi adı verilen 9 kişilik heyet Çin yönetimi üzerinde bir kontrole sahip. Çin’de olan her şeyi bu 9 kişi denetliyor. Bu, Amerika’daki başkanın istediğini seçtiği, istemediğinin görevine son verebildiği kabine sistemine benzemiyor. 9 üyenin hepsi bağımsız ve aynı haklara sahip. Yeni başkanın ve aynı zamanda partinin de başkanının Xi Jinping olmasına kesin gözüyle bakılıyor. O, dokuz üyeden biri. Diğer üyelerle aynı yetkilere sahip. Öteki üyeleri kovma gibi bir yetkisi yok. Bir üyenin görevinden alınmasının tek yolu diğerlerinin de katılacağı bir oylamadan geçiyor.”
 
euronews:
“Kongre’de tüm gözler çok kısa süre önce ABD’yi ziyaret eden Xi Jinping’e dönmüş durumda. Bu ziyaretinden sonra parti içindeki yerinde bir değişiklik oldu mu?”
 
Robert Kuhn:
“Bu geçiş yılında Xi Jinping’in Amerika’yı ziyaret etmesi gerçekten de çok kritikti ve çok başarılı oldu. Bu durum Çin’de memnuniyetle karşılandı. İnsanlar, yeni liderlerinin uluslararası arenada çok yönlü bir imaj çizebileceğini, Çin’i yeni bir güç seviyesine ulaştırabileceğini ve dünyada saygı duyulur bir konuma getirebileceğini görmekten memnun kaldı. Yani öncelikli olarak uluslararası seviyede bir etki beklenirken, Çin içinde olumlu bir hava oluştu. Jinping de bu karışık dönemde doğru kişi olduğunu kanıtlamış oldu.”