Son Dakika

Okunan haber:

Avrupa'da 30.000 kişi kızamık oldu


Bilim-Teknik

Avrupa'da 30.000 kişi kızamık oldu

Ölümcül sonuçları olan ve unutulan kızamık hastalığı Avrupa’ya geri mi dönüyor?

Uzmanlar, kızamık sorununun ortadan kaldırılması ya da en az zararla atlatılması için sık sık aşı yapılması konusunda uyarıyor.

Euronews, küçük yaşlarda kızamık olmuş ama anne babası tarafından bu hastalığı çok fazla ciddiye alınmamış ve aşısı ihmal edilmiş çocukları sizler için görüntüledi.

Nastasia olağanüstü bir dönüş yaptı. Bir yıl önce yakalandığı kızamıktan komaya girmişti. Fransa’nın Valance kentinde yaşayan 16 yaşındaki genç kız, boğaz ağrısından şikayetçiydi, yüzünde küçük sivilceler çıkmaya başlamış ve ateşi yükselmişti. Bir hafta 41 derece ateşle yaşadıktan sonra hastaneye kaldırıldı ve beyin iltihabı teşhisi kondu.

12 gün komada kalan Nastasia Luc’un sağlığına kavuşması tam 4 ayını aldı:

“İlk hatırladığım fizyoterapi seanslarıydı. Çünkü tetraplejiktim. Üç haftalık fizyoterapinin ardından yeniden yürüyebiliyordum ve hatta merdivenleri bile çıkabiliyordum. Bir hafta boyunca konuşamadım. Gözümü açtığımda ilk sözcüğüm merhaba anne oldu. Felç durumundan dolayı hala idrar sıkınıtsı yaşıyorum. Bütün kaslarımı kaybettim. 50 kilodan 39 kiloya düştüm.”

Nastasia son yıllarda Avrupa’da yeniden yükselişe geçen kızamık hastalığının kurbanlarından biri.

Yüksek derecede bulaşıcı özelliğie sahip olan bu hastalık zatürre, kulak sorunu, ishal ve nöroloji gibi farklı hastalıklara da yol açabiliyor.

Geçtiğimiz üç yılda hastaların dörtte biri hastaneye yatırıldı.

2011 yılında Avrupa’da 30 binden fazla kişi kızamık oldu. 2010’da da çok sayıda vaka vardı ki bu 2009’un tam dört katıydı.

Hastalıktan 8 kişi hayatını kaybetti. Bunların 6’sı rahatsızlığın en sık görüldüğü Fransa’da oldu. Hastalığın yüzde 90 oranında görüldüğü beş ülke ise Fransa, İtalya, İspanya Romanya ve Almanya.

Dünya Sağlık Örgütü, iki doz aşının en ideal korunma için gerekli olduğunu bildiriyor. DSÖ‘ne göre, 2015’te kızamıksız bir Avrupa hedefine ulaşmak için bu olmazsa olmaz.

Pierluigi Lopalco, Avrupa Hastalık Önleme ve Kontrol Merkezi’nin önlenebilir hastalıklara karşı aşı birim başkanlığını yapıyor:

“Yüzde 95’lik kısmı aşılarsınız ama geri kalan yüzde beşlik kısım çeşitli nedenlerden dolayı aşılanamaz. Mesela yeni doğan çocuklar ya da bağışıklığı önleyici herhangi bir madde alanlar.”

Bilim insanları bunu sürü bağışıklığı olarak adlandırıyor.

Toplumun yüzde 95’i eğer iki doz aşı olursa virüs artık dolaşamaz. Bazı çok özel vakalar için de farklı koruma yöntemleri var. Bağışıklık sistemi zayıflamış vakalar, özel durumlar ve aşıya karşı dayanıksız olanlar için. 12 aydan küçük bebekler de aşı olmak için henüz çok erken yaştadır.

Bebeklerin ilk yılında yakalanacakları kızamık rahatsızlığı trajik sonuçlara yol açabilir. Max aşı olmak için henüz çok erken yaştaydı. Max’ın babası düştükleri yanılgıyı anlatıyor:

“Max altı aylıken bu rahatsızlığa yakalandı. Henüz bebekti. Muhtemelen abisinin gittiği ana okulunda bu mikrobu kaptı. Çok hasta oldu. Ancak bir hafta sonra belirtiler ortadan kalktı ve normalleşmeye başladı. Herşey unutuldu herşey normale döndü. En azından biz böyle düşündük.”

Kızamık subakut sklorezon panansefalit – kızamık virüsü olan SSPE’ye de yol açabilir. Aynı zamanda nadiren kronik, ilerleyici, ve ölümcük patalojiyi tetikleyebilir.

Hemşirelik eğitimi olan annesinin açıklamasına göre ise enfeksiyonun ardından ilk belirtiler 10 yıl sonra görülmeye başlamış:

“2006’nın nisanından bu yana bitkisel hayatta yaşıyor.”

Max yakında 18 yaşına girecek. Anne ve babası Stuttgart’ta onun rahatsızlığına uygun bir ev dizayn etmiş. Anne Anke Schönbohm, yaşlı gözlerle oğlunu kaybedeceğini söylüyor:

“İnsanlar SSPE’ye neden olacağını öne sürerek aşı yaptırmayı reddedeceklerini söyleyince ki bu yanlış bir şey. Ben inanılmaz sinir oluyorum. Ya da romantik bir şekilde çocuğun gelişimi açısından kızamık geçirmesi gerektiğini söyleyenleri duyunca küplere biniyorum. Çünkü oğluma baktığım zaman kızamığın ona ne fayda getirdiğini düşünüyorum. Nasıl bir değişim? O artık geriledi ve yakında ölecek.”

Avrupa’da aşı yapılmamasının en büyük nedeni unutuluyor olması.

Diğer bir kısım da kısa süreli yüksek ateş, geçici kızarıklık, derinin kırmızılaşması nadiren görülen alerjik reaksiyonlar gibi aşının yan etkilerinden çekiniyor.

Nastasia aşı olmadı. Hemşire ve fizyoterapist olan annesi Corinne, neden aşı yaptırmadığının gerekçeli sebebini söylüyor:

“Ben Nastasia’ya aşı yaptırmadım çünkü herkes kendi bağışıklığını kazanır. Ona homeopati uyguladım. Kendi bağışıklığını kazanması için ona yardımcı oldum. Kızamık olmadan önce Nastasia hiç hasta olmamıştı. Aşıya genel anlamda karşı değilim. Çünkü bence korunma önemlidir. Bununla beraber aşıda birçok ilave madde var. Onlardan biri de alüminyum. Bildiğimiz üzere alüminyum, alzheimer hastalığının nedenlerinden biri. Başka birçok rahatsızlığı da tetikleyebilir. Herşeyin ötesinde çocukluğunda bu rahatsızlığı geçirmesine sevinmiştim. Risk aldığımı düşünmedim. Ben aşı olmanın o kadar da önemli olmadığını düşündüm.”

Avrupa Hastalık Önleme ve Kontrol Merkezi’ne göre bazı karışık aşıların alüminyum ve civa türevleri içeriyor olması, farklı rahatsızlıklara yol açmaz. Pierluigi Lopalco, bu konuda iddialı:

“Bugün bizim Avrupa’da kullandığımız ve MMR aşıları olarak ifade ettiğimiz aşılar, bu elementlerin hiçbirini içermiyor. Bunlarda civa ve alüminyum yok. Tamamen gereksiz bir korku.

Almanya’nın Erfurt Üniversitesi tarafından yürütülen bir çalışma, internette aşı karşıtı bilgiler arttıkça aşı yaptırma isteğinin de giderek azaldığını ortaya koyuyor. Psikolog Cornelia Betsch, olumsuz yazılardan yakınıyor:

“İnternette gezinen her dört insandan üçü kolaylıkla aşı karşıtı bir web sitesi ile karşılaşıyor. Bu web sitelerinde beş on dakika boyunca kızamığa karşı çıkan yazılar okuyorlar ve web siteleri onları, tehlikeli olduğu gerekçesi ile aşıdan caydırmaya çalışıyor.

Fransa Sağlık Bakanlığı bu trendi tersine çevirmek için bilgilendirmeye devam ediyor. Ülkede geçtiğimiz yıl 15 binin üzerinde kişi bu rahatsızlığa yakalandı. Hastaların yarısı 15 ile 30 yaş arasındaydı. Hastalık bu yaşlardaki gençlerde şiddetli olabilir ve farklı sorunlara da yol açabilir.

Sağlık Bakanlığı yetkilisi Marie-Hélène Loulergue, aşının yaygınlaşmasının ancak halkın duyarlılığı ile olabileceğini dile getiriyor:

“Dünya Sağlık Örgütü, kızamık için iki doz aşı öneriyor. 1985’ten bu yana tek doz aşı tavsiye ediliyordu. Şimdi iki doz aşı seviyesini yakalamaya çalışıyoruz. Bu ancak halkın duyarlılığı ile olur. Bugün vatandaşların kendi sağlığından sorumlu olduğu bir ortamda aşıyı mecbur hale getirmek oldukça zor.”

Robert Koch Enstitüsü bulaşıcı hastalıklardan korunma birimi başkanı Ole Wichmann’ göre, MMR aşısı kendi başarısının kurbanı:

“30, 40 yıl önce çok sayıda kızamık vakası vardı ve herkes kızamık olacağını bilirdi. Sadece kızamık değil çok ağır kızamık. Ancak şimdilerde az da olsa bu vaka var ve insanlar ne kadar ciddi olduğunu unutmuş durumdalar.”

Sağlık sorununun küresel nedeni yetersiz aşılama oranıdır. Hastalığın yeniden yükselişe geçtiği Avrupa, bu sorunu kendi içinde çözmeyi başarmış Güney ve Kuzey Amerika’ya virüs yayıyor.

İnsan trajedilerini önlemek için kızamığın ortadan kaldırması gerekir. Sadece hastalar değil aynı zamanda aileler ve yakınlar da hastalığın yıkıcı yönlerinden etkileniyor. Bunu en acı örneklerinden biri de duygularını dile getiren Max’ın babası:

“Böylesi bir hastalığın bir ailede neden olduğu hasarın büyüklüğündense ben aşının neden olacağı yan etkiyi tercih ederim.”

Nastasia’nın gözü yaşlı annesi Corinne, anne babaların sonradan pişman olmamak için çocuklarına derhal aşı yaptırmasını tavsiye ediyor:

“Ben kişisel olarak aşı yatırma taraftarı değildim ve düşüncemde ısrarcıydım. Her neyse aileler eğer aşının çocuklarının sağlığı için iyi olduğunu düşünüyorsa gidip aşı yaptırmaktan çekinmesinler. Bu hissiyata göre hareket etmek önemli.

Aşağıdaki linkleri tıklayarak haberimizle ilgili daha detaylı bilgi elde edebilirsiniz.

http://ecdc.europa.eu

http://www.aktion-max.de/

Editörün Seçtikleri

Bir sonraki konu
Yapay kalp dönemi başlıyor

Bilim-Teknik

Yapay kalp dönemi başlıyor