Son Dakika

Okunan haber:

Türkiye'den İran'a çok sesli politika tepkisi


İran

Türkiye'den İran'a çok sesli politika tepkisi

Ankara-Tahran arasındaki ilişkilerde kontrollü bir gerilim görülüyor. İran’ın nükleer enerji kullanımıyla ilgili 5+1 görüşmelerinin 13-14 Nisan tarihlerinde İstanbul’da yapılması bekleniyordu. Fakat bu toplantıya kısa bir süre kala İran tarafından gelen şehir değişikliği açıklaması kafaları karıştırdı.
 
Ankara’nın İran’la ilişkilerinde son yıllardaki temel şikayeti dış politikada çok seslilik olması ve yetkililerden yerinde alınan sözlerin kısa süre sonra yalanlanması. Nükleer görüşmelerinde de yine İran tarafından “İstanbul’un yerine Şam ya da Bağdat olsun” şeklinde yeni bir tavır gelince Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’ın tepkisi sert oldu:
 
“Ortada dolaşan teklif, Şam ya da Bağdat, bu iş olmasın demektir. Çünkü karşı tarafın Şam’a gelmeyeceğini biliyor, Bağdat’a gelmeyeceğini biliyor, kalkıp biz Şam’ı önerdik, Bağdat’ı da önerdik diyecekler. Dürüst olmak lâzım. Dürüst olunmadığı için Dünya’da sürekli itibar kaybediyorlar. Bu, diplomasinin dili değildir.”
 
İngiltere, Fransa, Çin, Rusya, Amerika Birleşik Devletleri ve Almanya’dan oluşan 5+1 grubuyla İran, 2011 yılında İstanbul’da masaya oturmuştu. Taraflar arasındaki görüşmelerden bir sonuç çıkmadı. Ancak İran’ın nükleer enerjinin barışçı kullanılacağı yönündeki ısrarı ve ABD Başkanı Obama’nın da İsrail’in askeri harekât açıklamalarına mesafeli yaklaşması görüşmelerin yenilenmesini gündeme getirdi.
 
Türkiye bu dönemde iki taraf arasında mesafesini koruyan bir görüntü vermeye çalışıyordu. Fakat Suriye’de çıkan olaylar İran ve Türkiye’yi karşı karşıya getirdi. Son olarak Türkiye’nin inisiyatifiyle 83 ülkeyi İstanbul’da biraraya getiren ve Esad yönetimine şiddeti durdurma çağrısı yapan “Suriye’nin Dostları” toplantısı da İran’ın tepkisini çekti. İç ve dış politikada güvenlik siyasetine ağırlık veren İran, Suriye’deki Nusayri yönetimin düşmesi durumunda ülkenin kuşatılmış olacağı endişesini taşıyor.
 
İran’a uygulanması kararlaştırılan ekonomik yaptırımlarda Türk şirketlerinin giderek paylarını arttırmaları da ayrıca sıkıntıya sebep oluyor. Türkiye petrol ithalinin %30’unu karşıladığı İran’a keskin tavırlar almasa da özel şirketlerin alternatif üretme çabaları dikkat çekiyor.