Son Dakika

Son Dakika

İran ile Batı yeniden masada

Okunan haber:

İran ile Batı yeniden masada

Metin boyutu Aa Aa

Müzakerelerin yeniden başlamasının kabulü. İşte geçtiğimiz cumartesi İstanbul’da İranlı temsilcilerle Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi’nin beş daimi üyesi (Rusya, ABD, Çin, Fransa, İngiltere) ve Almanya’dan temsilcilerin katıldığı zirveden çıkan karar.

İran’ın nükleer programı üzerinde Tahran’ın bir yıldır müzakerlere yanaşmaması ülkeye yaptırımların uygulanmasına neden oluyordu. 15 aylık süren gerginlik ise İstanbul’daki son zirveyle yerini dialoga bıraktı.

Yaptırımların uygulandığı süre boyunca ise İran Uranyum zenginleştirme programını uygulamaya devam etti. Tahran bu çalışmaların elektrik üretmek ve kansere karşı savaşta kullanılmak için yürütüldüğünü iddia ediyor. Fakat uluslararası kamuoyu ve özellikle de İsrail Fordov bölgesinde yapılan çalışmaların atom bombası üretimine yönelik olduğundan şüpheleniyor. Ayrıca Fordov’un bir dağın içine inşaa edilmiş tüm saldırılara karşı korunaklı bir yerde bulunması şüpheleri daha da artırıyor.

Uluslararası Atom Enerjisi Kurumu (UAEA) da 2011’de yayınladığı son raporda bu şüpheleri doğrular nitelikteydi. Başkanı Yukiya Amano endişeli olduğunu saklamıyordu:

“Araştırmalara ve çalışmalara baktığımızda dünyayı uyarmak gerektiğini düşünüyorum. Başkan olarak bu benim görevim.”

Bu açıklama Avrupa Birliği’nin İran’a karşı yeni yaptırımları yürürlüğe sokmasına neden oldu. Amerika Birleşik Devletleri ile İran’a karşı ekonomik, finansal ve petrol ambargosu uygulanmaya başlandı. Avrupa Birliği Dış İlişkiler Yüksek Temsilcisi Catherine Ashton ambargonun hedefinin İran’ı masaya oturtmak olduğunu belirtti:

“İran Merkez Bankası’nı ve petrol ihracatını hedef alan ek yaptırımlar konusunda görüşeceğiz. Ama bu durumun iki farklı bakış açısının sonucu olduğunu tekrarlamak isterim. Yaptırımlar sayesinde İran’ın isteklerimizi ciddiye alıp, masaya oturmasını hedefliyoruz.”

Gelecek temmuzdan itibaren Avrupa Birliği kademe kademe artacak bir petrol ambargosu için de düğmeye basacak. Haziran sonu itibariyle Amerika Birleşik Devletleri İran petrolüne karşı yeni yaptırımların uygulanacağını açıkladı. Petrol İran’ın milli hasılasının yüzde ellisini oluşturuyor.

İran nükleer programı hakkındaki şüpheleri gidermekte kararlı mı?

İstanbul’da İran ile 5+1 grubu arasında düzenlenen nükleer müzakereler sona erdi . İki taraf da zirvenin ‘yapıcı’ ve ‘olumlu’ geçtiğini belirtti. Biz de bu zirveyi Kanada’daki Kraliyet Askeri Okulu’ndan Dr. Huşeng Hasan-Yari ile masaya yatıracağız.

Euronews: İranlı yetkililer daha önce hiçbir şekilde nükleer programlarının bir parçası olan uranyum zenginleştirme çalışmalarına ara vermeyeceklerini belirtmişti. Ancak zirveden sonra İran Dışişleri Bakanı, görüşmelerin tıkanmasına müsaade etmeyeceklerini bildirdi. Bu iki açıklamayı bir arada nasıl değerlendirmeliyiz?

Dr. Huşeng Hasan-Yari: Bunu İran’ın müzakerelerin tıkanmasını istemediği yönünde algılamalıyız. Eğer bunun için uranyum zenginleştirme faaliyetlerinin bitirilmesi gerekiyorsa, bu da eğer yapabilirlerse 5+1 grubu için, karşılıklı güven oluşturma adına olumlu bir adım olur.

Euronews: İran yeni bir müzaakere sürecine girdi. Bu adım İran’ın nükleer programıyla ilgili sorunları çözmek için kararlı olduğunun bir göstergesi olarak algılanabilir mi?

Dr. Huşeng Hasan-Yari: Pek değil. İran her zaman bu tür müzaakerelerde yer aldı ancak en kritik zamanlarda masadan kalktı. Bu yüzden Bağdat’taki ikinci zirvenin ne kadar yararlı olup olmayacağını hep birlikte göreceğiz.

Euronews: Peki kabaca taraflar arasında karşılıklı güven kazanma sürecine girildi diyebilir miyiz?

Dr. Huşeng Hasan-Yari: Bu aancak uzun bir yolun ilk adımı olarak görülebilir. İran, İstanbul zirvesinden önce bu kördüğümü çözmek için yeni yollar önereceklerini duyurmuştu. Şu açık ki, Bayan Catherine Asthon’un müzakerelerin ‘yapıcı’ ve ‘yararlı’ olduğu yönündeki yorumları da İranlı müzakereci Said Celili’nin daha önceki değerlendirmelerini destekler nitelikte.

Euronews: İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu, Bağdat’taki ikinci tur görüşmelerin beş hafta sonraya ayarlanmasının olumsuz bir işaret olduğunu belirtti. Bu sabırsızlığın nedeni nedir?

Dr. Huşeng Hasan-Yari: İsrail her zaman İran’ın nükleer programının son bulmasını istemiştir, özellikle varlığına bir tehdit olarak gördüğü uranyum zenginleştirilmesini. Öte yandan son birkaç aydır Netanyahu İran’a daha yaptırımlarla fazla baskı yapmak ve gerekirse İran’a saldırmak için bir kamuoyu oluşturmak adına birçok taktik denemiştir.

Euronews: İran Dışişleri Bakanı Ali Ekber Salihi, Bağdat’taki ikinci tur görüşmelere kadar beş hafta içinde İran’ın da Avrupa Birliği Dış Politika Şefi Catherine Ashton’un ekibinin de bir yol haritası çizmesi gerektiğini belirtti. Bunu nasıl değerlendiriyorsunuz?

Dr. Huşeng Hasan-Yari:Eğer İstanbul görüşmelerini daha ileriki görüşmeler için bir temel atma olarak görüyor, Bağdat zirvesini ise ilerleme süreci olarak düşünüyorsak, iki taraf da gidilecek yolu belirlemek için bir taslak oluşturmalı ki bu da bu görüşmelerin bir anlamı olup olmadığını gösterir.