Son Dakika

Son Dakika

Kadın filmleri furyasının son halkası: Şimdiki Zaman

Okunan haber:

Kadın filmleri furyasının son halkası: Şimdiki Zaman

Metin boyutu Aa Aa

1966, İstanbul doğumlu, kadın hikayeleriyle var olan bir yönetmen. Belmin Söylemez yıllarını kısa metrajlı ve belgesel sinemaya vermiş bir isim. O, çalışmaları ARTE, SVT Sweden, YLE Finland, SBS Australia gibi tv kanallarında yayınlanan yurt dışında Türkiye’den daha çok ses getiren bir kadın. Belmin Söylemez ilk uzun metrajlı yapımı Şimdiki Zaman ile bir kadın hikayesini sinemaya taşıyor.

Şimdiki Zaman fal bakılan bir kafede geçiyor… Kadın karakterin Amerika hayaleri kurarken çalışmak zorunda olduğu kafede fal, kadınları birleştirici bir simge olarak kullanılıyor. Fala bakan karakter müşterilere kendi hikayelerini anlatırken, aslında bir gerçeği de gün yüzüne çıkarıyor: Bütün kadınların aşağı yukarı aynı hayatı yaşadıkları gerçeğini…

euronews: Son yıllarda dünya sinemasında kadınların ismi daha çok duyulur oldu, sadece yönetmenlikte değil, son beş yıldır özellikle kadın filmleri ağırlıkta. Arap sinemasından Karamel’le başlayan, belli bir kadın atağı oldu. Sizin filminiz bu zincirin yeni halkası.

Belmin Söylemez: Tabi ben de sinemada daha fazla kadın karakter olması lazım diye düşünüyorum. Yavaş yavaş da artmaya başladı. Özellikle kadın karakterlerin daha belli kalıplardan çıkıp daha günümüze ait, daha gerçekçi, şu an yaşadığımız topluma ait ve kendi yaşadığımız şeylerden beslenen karakterler olmasını istedim bu filmde. Özellikle baş karakterim eğitimli bir genç kadın, belli ilişkiler yaşamış bir evlilik geçirmiş, ailesiyle bağlarını koparmış, belli bir kültürel düzeye seviyeye sahip bir kadın ve kendini farklı bir konuma taşımak istiyor, çünkü genelde kadın karakterler hep tamamlayıcı rollerdir sinemada, daha edilgendirler, oysa buradaki kadınların hepsi kendilerini oynuyor. Mesela diğer kadın da; Fazilet, onun da hayalleri var, bir kafe açmak istiyor, onun patronu olmak istiyor, yani bir şekilde o da güç sahibi olmak istiyor, ve gerçekten de tırnaklarıyla o duruma gelmiş yani köyden annesinin dilek taşlarını damlara yerleştirdiği bir ortamdan gelmiş. Fakat burdaki bütün kadınların gerçekten belli hayalleri rüyaları var ve onları gerçekleştirmeye çalışıyorlar, kendi başlarına, kendi ayakları üzerinde durarak. Evinden atılsa bile, erkek arkadaşıyla kavga etse bile bir şekilde devam ediyor. Tekrar ayakları üzerinde duruyor. Bence de o yüzden edilgen olmayan, daha aktif olan kadın karakterler önemli.

euronews: Tıpkı hayattaki gibi, kadınlar etkendir ama edilgen rolü yaparlar. Peki sinemada belli bir kadın figüründen bahsedebiliyor muyuz son yıllarda? Bununla beraber 2020’lerin sineması maço dünyayı değiştirir mi sizce?

Belmin Söylemez: Sanmıyorum. Dünya sisteminin kendisi maço olmaya devam ettikçe, bu böyle. Sonuçta ticari bir şey sinema, bu yüzden sistemin kendisi öyle olursa, bu yapı değişemez ama inşallah kadın karakterler artar, yani bu sadece bağımsız sinemada değil, bence aksiyon filmlerinde de, korku filmi olsun her türde de artarsa o zaman belli bir değişimden söz edebiliriz. Ama yalnızca sanat sinemasıyla kısıtlı kalırsa tabi ki edemeyiz. Gönül ister ki, Amerikan sinemasında olsun, dünya sinemasında olsun daha çok kadın karakter yer alsın. O zaman biraz değişim olabilir diye düşünüyorum.

euronews: Değişim Orta Doğu’da başladı; Arap sineması, Türk sineması, Doğu Avrupa sinemasına sıçradı… Ancak Amerika’da kadına dönük engelleme hala devam ediyor. Çok muhafazakar bir yapı var değil mi?

Belmin Söylemez: Kadınlar sistem dışında, aslında erkekler daha çok sisteme ait ve daha kolay entegre oluyorlar çünkü erkeklerden her zaman sistemde aktif rol oynamaları isteniyor kadınlarınsa belli rolleri var. Filmdeki hem yönetici, hem dövizci, hem de eğitim fuarındaki danışman hep erkek ve sonuçta işsiz olanlar, kendilerine çıkış yolu arayanlar kadın. Çünkü belli rollere, belli kalıplara uygun olmadığı zaman gerçekten dışarıya itilebiliyorsun, ya da kendini ait hissetmiyorsun. İstenmediğini hissedebiliyorsun. Ana karakterimiz de böyle bir ruh hali yaşıyor.

Belmin Söylemez kadın gözüyle filmler çekmeye devam edeceğini belirtiyor. Söylemez kurmaca sinemaya da ısınmış görünüyor.

Irmak Zentürk

euronews