Son Dakika

Son Dakika

Okunan haber:

Komşu kayırmacılığı: Eurovision'da nasıl oy veriyoruz?


dünya

Komşu kayırmacılığı: Eurovision'da nasıl oy veriyoruz?

2012 Eurovision Şarkı Yarışması, geçen yılın kazananı Azerbaycan’ın başkenti Bakü’de organize ediliyor. Yarı finaller 22 Mayıs ve 24 Mayıs tarihlerinde düzenlenirken, bu yılki kazananı belirleyecek büyük final ise 26 Mayıs Cumartesi günü gerçekleşecek.
Eurovision’un konuşulduğu yerde komşu kayırmacılığından, “politik” ve duygusal verilen oylardan bahsetmeden olmaz. euronews yarışma tarihinde hangi ülkenin, hangi ülkeye karşı ne kadar cömert olduğunu sorguladı.

Bazılarına göre, yarışmada sergilenen performansın dışındaki not verme davranışı eğlencenin bir parçası. Eski ittifakların, politik sorunların bu siyasetin tamamen dışında olan bir şarkı yarışması marifetiyle ortaya çıkmasını eğlenceli bulanlara rağmen, bir kısım seyirci de yarışmanın oylama sisteminde süregiden adaletsizlikten, ve sahnede gösterilen müzikal performansın ödüllendirilmemesinden şikayetçi.

Örnek vermek gerekirse bir dönemler yarışmada önemli başarılara imza atan İngiltere, telefon yoluyla oy verilmesi sistemine geçilmesinden sonra ilk sıralarda kendine yer bulmakta zorlandı. İngiltere’de Eurovision yarışmalarının efsane yorumcusu Terry Wogan bu “blok” halinde hep aynı ülkelerin aynı ülkelere oy verdiği sistemden duyduğu rahatsızlığı belirterek yorumculuğu bıraktı.

Oy verme kararında en önemli faktör olarak kültürel yakınlık öne çıkıyor. Biribirne gönül bağı olan Yunanistan ve Güney Kıbrıs bu ilişkinin en belirgin örneklerden biri. Kuzey ülkelerinin kültürel ve tabi müzikal anlamdaki birbirine yakınlığı da bu ülkelerin birbirine sürekli yüksek puan vermelerine sebep oluyor.

Eurovision’da kim hangi ülkeyi destekliyor diye bakacak olursak;
En sadık eurovision ilişkisi az önce de belirttiğimiz Yunanistan ile Güney Kıbrıs’ınki. 1975-2003 yılları arasında Yunanistan Güney Kıbrıs’a ortalama 9,7 puan verirken karşılığında tam 10,7 puan aldığı görünüyor.
Buna karşılık Türkiye ile Güney Kıbrıs 19 oylamada birbirlerine bir puan bile vermeyerek, oy vermenin ne kadar müzikal başarıdan uzak olduğunu da kanıtlıyorlar.

Oy verme şekilleri incelendiğinde, genellikle komşu ülkelerin birbirine yüksek puanları vermeke cimri davranmadıkları şüphe götürmez bir gerçek olarak ortaya çıkıyor. Oy vermenin müzik eleştirmenlerinden oluşan jürilerin tekelinden çıkarak, herkesin telefonla oy vermeye başlaması, kültürel yakınlığın oy verme kararında öne çıkması olgusunu daha da kuvvetlendirdi.

1975-2003 yılları arasında İsveç‘e en yüksek oy veren ülkelerin Danimarka, Estonya, İzlanda, Litvanya ve Norveç gibi kuzey ülkeleri olması herhalde tesadüf olarak değerlendirilemez. Benzer şekilde Estonya, İsveç ve Norveç, Finlandiya’ya en yüksek oy veren ülkelerin başında yer alıyor. Keza Danimarka’nın yarışmadaki en büyük destekçilerine bakacak olursak gene aynı kuzey ülkelerini görüyoruz. Kısaca Viking ülkeleri bir blok oluşturmuş durumda.

Aynı şekilde son yıllarda Bosna Hersek, Hırvatistan, Makedonya, Slovenya ve Türkiye arasında bir Balkan bloğunun olduğu da görülüyor.

Bir diğer ilgi çekici blok’da Varşova Paktı’nın eski üyleri arasında. Letonya, Litvanya, Polonya, Rusya, Estonya ve Romanya bu paktın üyeleri arasında.

Estonya ve Letonya’nın hem Viking Paktına hem Varşova paktına yakınlıkları, Eurovision’da aldıkları başarılı sonuçlarla örtüşüyor.

Ada ülkeleri İngiltere ve İrlanda, birbirlerine oy verirken tek komşularını sevindirecek şekilde karar almıyor. Nitekim İngiltere, İrlanda’ya en yüksek oy verenler arasında beşinci olurken, İrlanda’nın komşusunun puanlarına katkısı oldukça sınırlı kaldı.Bu iki ülke dünyanın en yaygın dilini konuşsalar ve Beatles ve U2 gibi dünyaca ünlü gurupları dünya müzik sahnesine armağan etseler bile, belki de blok oy etkisinden faydalanamayarak başarılı sonuçlara imza atamadılar.

2004 yılıyla beraber yarışmada bir takım değişikliklere gidilerek yarı final uygulaması ve yarışan ülke sayısının arttırılıp, daha önceden yarışmayan ülkelerin de yarışmaya katılması sağlandı.

Bu değişikle mevcut bloklar daha da genişledi ve etkileri de daha belirgin hale geldi. Balkan bloğuna Sırbistan, Bulgaristan ve Arnavutluk katılırken. Daha önce bu grubun dışında kalan Yunanistan’da daha fazla entegre oldu.

Varşova paktı grubu ise Ukrayna, Gürcistan, Belarus, Moldova ve Azerbaycan’ın katılımıyla daha da etki kazandı.

Tüm bu gelişmelerin etkisini yarışma sonuçlarında görmemek imkansız; 2004’ten beri 2010’daki Almanya zaferi hariç tüm kazananlar bu bloklardan birine dahil. Yani Viking bloğu (Finlandiya ’06, Norveç ’09), Varşova Paktı bloğu (Ukrayna ’04, Rusya ’08, Azerbaycan ’11), ve Balkan bloğu (Yunanistan ’05, Sırbistan ’07) üyelerine başarı vaad ediyor.

İzleyicilerin de oy kullanmasını getiren sistemin kabulünün Türkiye gibi Avrupa genelinde yoğun bir Türk asıllı nüfusa sahip bir ülke için daha avantajlı olduğu da aşikar. Almanya, Hollanda ve Fransa gibi ülkelerde güçlü bir diyasporaya sahip olan Türkiye’nin bu ülkelerden sistematik olarak aldığı yüksek puanlar anlattıklarımızı doğrular nitelikte. Buna Balkan Blokuna yeni katılan ülkeleri de eklediğimizde (Arnavutluk ve Bosna gibi) Türkiye’nin yarışmayı kazandığı 2003’den beri tam yedi kez ilk beşte yer alması da sürpriz değil.

Azerbaycan’ın geçen yılki başarısı da diyasporasına çok şey borçlu. Rusya ve Türkiye başta olmak üzere çeşitli ülkelerde yaşayan Azeriler ülkelerine destek olarak, yarışmayı bu yıl Bakü’ye taşıdı.

Blok oyların etkisi hakkında yapılan diğer araştırmalar, bunların yarışmanın sonuçlarında doğrudan etki sahibi olduğunu gösteriyor.

Organizatörler bu iddiaları reddederek Almanya gibi blok kategorilerine uymayan ülkelerin de kazandığını belirtiyorlar. Ancak bir bloka dahil olmak ya da yurt dışında güçlü bir diyasporaya sahip olmak başarı şansını önemli bir şekilde arttıran bir gelişme olarak karşımızda duruyor.

Editörün Seçtikleri

Bir sonraki konu
Richmont kriz dinlemiyor

behind-markets

Richmont kriz dinlemiyor