Son Dakika

Euro Bölgesi'nin kurtuluşu sürdürülebilir kalkınmada mı?

Okunan haber:

Euro Bölgesi'nin kurtuluşu sürdürülebilir kalkınmada mı?

Metin boyutu Aa Aa

Dünyanın gayri safi milli hasılası (GSMH) en yüksek ülkelerini kapsayan G8 grubunun yaptığı zirveye kalkınma damgasını vurdu. Toplantının ardından yapılan ortak açıklamada tasarruf tedbirlerinin alınabilmesi için kalkınmanın şart olduğu kabul edildi. Fakat kalkınmanın sürdürülebilir olması için neler yapılması gerektiği sorusuna bir yanıt verilmedi.

Krizle boğuşan küçük ve orta boylu şirketlerse asıl sorunun kalkınmanın sağlanabilmesi için bankalara yapılan mali yardımların kendilerine yansımaması olduğunu belirtiyor. Bu duruma acilen çözüm bulunmasını isteyen KOBİ’ler bu şirket sahibi gibi farklı önerilerde de bulunuyor:

“Küçük ve orta boylu şirketlerin yatırım yapmasını kolaylaştıran bazı vergi indirimleri çok çekici olabiliyor. İstihdamın büyük kısmının diğer ülkelerde olduğu gibi Fransa’daki KOBİ’lerin sırtında olduğunun bilinmesi gerek.”

Ekonomik Kalkınma ve İşbirliği Örgütü’nün (OECD) yayınladığı son rapor ise alarm veriyor. Krizin Euro Bölgesi’ndeki sosyal maliyetinin şimdiden çok ağır olduğu ve kötü gidişatın devam edeceği belirtiliyor.

2011’de zayıf da olsa bir kalkınma sağlayan Euro Bölgesi 2012’de durgunluğa girecek. 2013’te ise bölgenin kalkınması çok zayıf olacak. OECD’nin öngörülerine göre diğer ekonomilerle karşılaştırıldığında Euro ekonomisi çok kötü bir performans sergileyecek. Bölgenin özellikle dört ülkesi bu durumdan daha ağır etkilenecek. Yunanistan, Portekiz, İtalya ve İspanya’da bu sene yaşanacak resesyon, 2013’te de devam edecek. Peki bu kötü gidişat nasıl önlenebilir?:

“Birçok ülkede hem tasarruf etmek hem de kalkınma sağlamak gerekli. Eğer İspanya’yı ya da Yunanistan’ı örnek alırsanız bu ağır borçlanmış ülkelerin tedbir planları alması zorunlu. Başka yol yok. Kalkınma çok önemli. Ama sorun şu ki kalkınmayı sağlayabilecek kaynaklar Avrupa’da çok sınırlı.”

Bu uzman ise bazı kaynakların henüz kullanılmadığını belirtiyor:

“Elimizde henüz harcanmamış 82 milyar Euro’luk yapısal fonları içeren bir zarf var. Bu zarf ülkeler zorda kaldıklarında kullanılmayı bekliyor. Yani bunu kullanabilmek için bir çözüm bulmamız gerekiyor.”

Şimdi gözler Avrupalı yöneticilerde. Tek umut, krize karşı etkili bir politikanın tüm Avrupa’da uygulanabilmesi.