Son Dakika

Okunan haber:

Fransa'da Sosyalistler ikinci tura doğru nefeslerini tuttu


Insight

Fransa'da Sosyalistler ikinci tura doğru nefeslerini tuttu

Fransa’da 5 hafta önce cumhurbaşkanlığı koltuğuna oturan François Hollande, hafta sonu gerçekleştirilen genel seçimlerin ilk turu sonrası kendini daha rahatlamış hissediyor. Zira sonuçlar Hollande’ın vaat ettiği reformları gerçekleştirmek için parlamentoda mutlak çoğunluğa sahip olacağını gösteriyor.

Seçime girdiği Nantes kentinde doğrudan milletvekili seçilen Başbakan Jean-Marc Ayrault ise ilk açıklamasında pazar günü yapılacak ikinci turda seçmenlerden desteklerinin devam ettirmesini istedi:

“Çok basit: Ya Cumhurbaşkanı büyük ve uyumlu bir çoğunluğu elde ederek 6 Mayıs’ta seçtiğiniz değişimi hayata geçirecek veya bunu yapamayacak. Ve adalet ile ülkenin yeniden dengelenmesi gerçek olmayacak. Fransa’nın sesi Avrupa’da ve dünyada daha zayıf çıkacak.”

Sosyalistlerin seçim kampanyasının bu ana mesajı, 17 Mayıs’ta kurulan hükümetin bakanları tarafından sürekli tekrar edildi. Hükümet üyelerinin hiçbirinin seçimlerden yenilgiyle çıkması beklenmezken Hollande’ın ortaya koyduğu kural çok açık. Milletvekili seçilemeyen bakanlar görevinden hemen alınacak. Pazar gününün sorunsuz atlatılması ise çok değerli bir zaman dilimi kazandıracak.

Zira seçmenler emeklilik yaşının 60’a tekrar indirilmesi gibi önemli adımların acilen atılmasını bekliyor.

Sosyal İşler ve Sağlık Bakanı Marisol Touraine konuyla ilgili yaptığı açıklamada, “Cumhurbaşkanı genç yaşta çalışmaya başlayan, 60’ına ulaşmış ve primlerini tamamlamış herkes için hızlı ve adil bir eylem vaat etti.” diyerek geri adım atmayacaklarının sinyalini açık bir şekilde verdi.

Sosyalist Parti’nin en yetkili isimlerinden Harlem Desir’e göre ise seçim sonuçları, vaatlerin seçmeni ikna ettiğini gösteriyor.

Desir sonuçların açıklanmasının ardından verdiği ilk beyanatta, “Bence ilk olarak seçmenden desteği alan emeklilik sistemi ve eğitim sitemindeki kararlarımız oldu. Bence bu ortaya konulan bir güven oylaması gibi. Fakat daha ikinci tur var ve burada tehlikede olan güçlü bir katılım oranı.” diyerek seçmenin sandığa gitmesinin önemine dikkat çekti.

Sosyalistler muhalefette geçen uzun yılların ardından şimdi bizim zamanımız diyor. Eğer pazar günü Ulusal Meclis’te yeterli çoğunluğu yakalayabilirlerse bütün gözler Fransa-Avrupa Birliği ilişkileri ile Euro Bölgesi’ndeki krize odaklanacak.

Bundan sonraki süreçte Fransa ve Avrupa Birliği ilişkilerinin nasıl etkileneceğini euronews’dan Sophie Desjardin, Paris’te siyaset bilimi profesörlüğü yapan, tarihçi ve Fransa-Avrupa ilişkileri üzerine uzmanlaşmış Marion Gaillard’a sordu.

euronews: Fransa cumhurbaşkanlığı seçimlerini Avrupa çok yakından takip ederken önemli gazeteler gelişmeleri manşetlerinden duyurdu. Meclis seçimlerinde ise daha az ilginin olduğunu gördük. Avrupa bu seçimlerle neden alakalı değil?

Gaillard: Avrupa ile ilgili politikalar cumhurbaşkanının elinde. Bu 1958 yılında başlayan 5. Cumhuriyet’ten beri böyle. Sağ veya solun iktidarı paylaştığı kohabitasyon durumunda bile bu değişmiyor. Belki bu yüzden Fransa açısından çok kritikte olsa seçimlere alaka az olabilir. Cumhurbaşkanlığı seçimlerinde Fransa’nın karar verdiği değişim yasama organında da gerçeğe dönüştü. Avrupa bunu da istiyor. Ortaklarına ve piyasaya güven vermek, kriz zamanında istikrarsızlığı önlemek için bu gerekiyor.

euronews: Birçok Avrupalı uzman Fransa’nın, cumhurbaşkanı olarak François Hollande’ı seçmesini Avrupa’nın siyasi ekseninin yeniden düzenlenmesi olduğunu söyledi. Buna katılıyor musunuz?

Gaillard: Şu açık ki Hollande’ın kampanya dönemindeki pozisyonu Avrupa Mali Anlaşması’nın büyüme politikalarına ihtiyacı olduğu üzerinde tartışmaları açtı. Ama bu yeniden düzenleme, ekonominin bozulması anlamına gelir. Bu bize birkaç yıldır Avrupalı liderlerin aldığı kararların hepsinin doğru olmadığını gösteriyor. Açıkça beklenen ekonomik verileri sağlayamıyorlar, sosyal ve siyasi anlamda tehlikeliler. Aşırı tutumlarını arttırarak Avrupa’yı destekleyen geleneksel partileri zayıflatıyorlar.

euronews: Eğer sol, hükümette mutlak çoğunluğu sağlayamazsa ne olur? Cumhurbaşkanının politikalarını ve kişisel teşebbüslerini nasıl etkiler?

Gaillard: Şunu biliyoruz ki eğer sosyalist cumhurbaşkanı ve muhafazakarların çoğunlukta olduğu bir parlamento arasında kohabitasyon olursa, cumhurbaşkanı Avrupa ilişkileri ile alakalı gücü elinde tutmaya devam eder. Fakat bu durumda bile Avrupa Komisyonu’na başbakan ve cumhurnbaşkanı katılacak ve Elysee ile hükümetin almak istedikleri yaklaşımlarda büyük olasılıkla fark olacak. Bu farklılık Fransa’nın pozisyonu şüphesiz zayıflayabilir.

euronews: Euro Bölgesi’ndeki fırtına devam ediyor ve kemer sıkma politikaları Fransızlar da dahil bütün seçmenleri etkiliyor. Buradaki senaryo Yunanistan’daki gibi değil fakat birçok komşumuzda olduğu gibi aşırı sağcı partiler üçüncü politik güç olarak ortaya çıktı. Bu Avrupa ve Avrupalıların ne hissettiği hakkında nasıl bir bilgi verebilir?

Gaillard: Açıkçası aşırı sağın yükselişi Avrupa’nın reddedilmesi olarak tercüme edilebilir. Diğer Avrupa ülkelerinde olduğu gibi Fransa’da da mevcut manzarayı kemer sıkma önlemleri, borç sorunu ve sosyal krizler belirliyor. Bu Avrupa yanlısı hisleri güçlendirmektense Avrupa’nın reddedilmesine öncülük ediyor. Bu nedenle şimdi üye ülkelerde Avrupa Birliği arzusunu geri kazandırmanın zamanıdır.

euronews: Cumhurbaşkanlığı seçimleri Fransa-Almanya ilişkilerindeki değişim açısından dönüm noktası oldu. Peki ya yasa koyucular onlar ne kadar önemli?

Gaillard: Şansölye ve cumhurbaşkanı arasındaki düete gelirsek. Angela Merkel içte ve dışta başarısızlıklar yaşayıp Avrupa’da ve dünyada giderek daha fazla yalnızlaşırken, François Hollande elde ettiği meşruiyetten memnun. Eğer Fransız sosyalistler meclis seçimlerini kaybederse Hollande’ın meşruiyeti de çöker. Merkel’in Avrupa’nın kontrolünü tekrar almaya çalıştığı bir dönemde bu Hollande’ı güçsüzleştirir. Bunu geçtiğimiz hafta bunu Merkel’in siyasi birlik teklifinde gördük.