Son Dakika

Okunan haber:

Brüksel'de Türk derneklerinde patlama yaşanıyor


Belçika

Brüksel'de Türk derneklerinde patlama yaşanıyor

1963 yılından itibaren Belçika’ya çalışmak için akın eden birçok Türk için dini vecibelerini yerine getirmek ve akrabanın olmadığı bir ortamda dayanışma içinde yaşamak önem arz ediyordu. Bunun için de birçok dernek açtılar. Bugün ise Belçika genelinde Türklerin işlettiği 200’ü aşkın dernek bulunuyor. Kimi dernekler devlet yardımları ile, kimiler ise halkın desteği ile ayakta duruyor. Son 10 yıldır dernek çalışmalarında adeta patlama yaşanıyor.

Zamanla Türkiye’deki farklı siyasi görüşler Belçika’ya da yansıdı. Farklı görüşleri yansıtan onlarca dernek açıldı. Halk böylece kendisine çayını kahvesini içecek ve sohbetini yapacak alanlar oluşturdu. Öncelikle Türkler arasında organize olunmaya çalışıldı, bu süreçte Belçikalılara tanıtım eksik kaldı.

1980’li yıllarda kurulan ve halk arasında Milli Görüş olarak bilinen Belçika İslam Federasyonu özellikle birinci nesil için toplumu şekillendiren önemli bir aktör olmuş. Göç alan Belçika bu duruma hazırlıksız yakalandığı için dini vecibeleri yerine getirme ihtiyacı ön plana çıkmış.

Belçika İslam Federasyonu’nun Genel Başkanı Zeki Bayraktar Anadolu’nun köyünden dilini, dinini, alışkanlıklarını bilmedikleri bir ülkeye çalışmak için gelen göçmenlerin zor günler yaşadığını hatırlatıyor. Bayraktar ölüleri anavatana göndermek üzere cenaze fonu oluşturduklarını bunun yanında ihtiyaca göre birçok yardım faaliyeti geliştirdiklerini, ayrıca kurban etlerinin yoksul Belçikalılara da dağıtıldığını söylüyor. Birçok faaliyette öncü olduklarını söyleyen Bayraktar, Belçikalılara kendilerini daha iyi tanıtmayı planlıyor.

Son iki yıldır Merkezi Brüksel’de bulunan ve 52 derneği bünyesinde barındıran Fedactio çatı kuruluşu Belçika’da adından sık sık söz ettiriyor, zira hem Belçikalıları hem Türkleri kucaklayan dev projelerle dikkat çekiyor. Fedactio Yüksek İstişare Kurulu Başkanı İsmail Cingöz devletin yetmediği yerde insanlara ufuk kazandıracak projeler geliştirdiklerini, buna örnek olarak 50. yıl etkinlikleri çerçevesinde düzenlenen Belçika-Türkiye dostluğu temalı karikatür yarışması ve “Birlikte Yaşama Sanatı” konulu resim çalışması gibi iki kültürü birleştiren projeler geliştirdiklerini söylüyor. Bunların dışında girişimciliği teşvik etme kursları da ilgi görüyor. Cingöz, insanların sorun olmaktan öte çözümün bir parçası olduğunu söylüyor. Belçika’daki Türklerin bugün geldikleri noktayı olağanüstü bulduğunu belirten Cingöz, tıpkı Belçika gibi Türkiye’nin de bugüne kadar Türk göçmen grubuna sahip çıkmadığını, onları döviz kaynağı olarak gördüğününün altını çiziyor.

Her gün onlarca farklı müşteri ile karşılaşan Chaussee de Heacht’taki Divan pastahanesi işletmecisi ve İstanbul Üniversitesi sosyoloji fakültesi mezunu Vehbi San: “Örgütlenmek bir başarıdır, insanların kendi içinde hareket edip belli hedefler doğrultusunda bir güç birliği oluşturması, bir başarıdır.” diyor. Bu düşünceye katılan Schaerbeek Belediye Başkanı Bernard Clerfayt Türk asıllı Belçikalıları kurduğu dernek çalışmalarından övgü ile bahsediyor. Brüksel Üniversitesi’nde çalışan sosyolog Dirk Jacobs da Türklerin dernek konusunda çok aktif olduklarını belirtmeden geçemiyor.

Bir sonraki bölüm: Göçmenler AB’ye önemli katkılar da sundu

Gülsüm Alan / Brüksel

Gülsüm Alan’ı Twitter’da takip etmek için tıklayın