Son Dakika

Son Dakika

Türkiye müdahaleye mi hazırlanıyor?

Okunan haber:

Türkiye müdahaleye mi hazırlanıyor?

Metin boyutu Aa Aa

Önceki gün bir Türk uçağının Suriye tarafından düşürülmesinden bu yana Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu ilk kez konuştu. TRT’ye konuk olan ve Ahmet Böken’in sorularını yanıtlayan Davutoğlu’nun sözlerinden Türkiye’nin Şam yönetiminin bu adımını karşılıksız bırakmayacağı anlaşıldı. Davutoğlu “uçağımız uluslararası hava sahasında vuruldu. Serinkanlılıkla tavrımızı belirlemeye çalışıyoruz. Salı günü Başbakanımız gerekli açıklamayı yapacak” diye konuştu.

Dışişleri Bakanı Davutoğlu dünyanın gözünü diktiği açıklamaları yapmak için oturduğu TRT Stüdyosu’nda sakin görünüyordu. Ancak sözleri bu sakinliğin ardında ağır kararların alınmakta olduğunu ortaya koydu.

Davutoğlu olayı Türkiye’nin nasıl gördüğünü şöyle anlattı: “Cuma günü uçağımızla 11:58’de irtibat kesildi. Uçakla temasın kaybolmasından kısa süre sonra Genelkurmay irtibata geçti bizimle. Cumhurbaşkanımızı haberdar ettim Kayseri’deydi, Başbakanı da haberdar ettim. Birinci önceliğimiz arama oldu. Suriye ile temasa geçtik. Suriye tarafından, uçağın düşürüldüğü teyit edildi.”

Bu noktadan sonra özel bir ekiple olayı aydınlatmaya çalışan Türkiye pilotları bulmaya odaklandı. Bakan 1300 metre derinlikte yapılan arama çalışmalarının Suriye ile koordineli yürütüldüğünü belirtti.

Davutoğlu uçağın Suriye ile ilgili bir görevi olmadığını, açık kimlikle uçtuğunu, bu şekliyle uçağı hedef alarak Suriye’nin art niyetli davrandığını vurguladı:

“Uçağımızın görev tanımı, çok net olarak söylüyorum uluslararası radar sistemimizin test edilmesi uçuşudur. Herhangi bir Suriye misyonu yoktur. Uçağımız solo uçuş yaptı. Tek başınaydı eğer herhangi başka bir gündem olsaydı tek başına gönderilmez. Bu tamamıyla test uçuşudur, eğitim uçuşudur. Sürekli de yapıldığı için risk unsuru gözetilmediğinden, tek başına uçak göndermezdik. İki uçağımız silahsızdır. Yine riskli bir göreve gönderilen uçağımızı silah donanımdan arındırmazdık. Uçağın bu tür uçuşlardaki kimliği açık, kimliği kamufle değildi. Herkes tarafından gözlemlenebilen bir kimliği vardı. Bu görevi yaptığını dünyaya ilan etmiş uçaktır. Şimdi buradan böyle bir uçuştan tehdit çıkarmak ya art niyettir ya amatörcedir. Silahsız tek başına uçan kimliğini gizlememiş. Görev tanımı Türkiye’nin radar kapasitesini test etmekti. Herhangi bir biçimde Suriye’ye yönelik bir gözlem yapma niyeti yoktu. Uçağımızın güzergahı İskenderun üzerinden Akdeniz’e kadar gidip gelmiştir. Alçak uçuş yapmasının nedeni budur fakat Suriye’nin iddiası açısından söylüyorum uzun çalışmalarımız sonucundan uçağımız uluslararası hava sahasında vuruldu. Suriye hava sahası 12-13 mil uzakta vuruldu radar verileri pilot kontrolü ortaya çıktığı anda düzensiz hareket başladığından kontrolü kaybettiği için vurulduğu andan sonra Suriye karasularına düştü ve 8 mil açıkta denize düştü. Bizim gördüğümüz tablo bu.”

Dışişleri Bakanı, telsiz kayıtlarını dinlediklerini burada da Suriyeli yetkililerin bunun bir Türk uçağı olduğunu bildiklerini anladıklarını söyledi. Bakan Suriye’nin herhangi bir uyarı da yapmadığını belirtti:

“ İhlal istenilmeyen kasıtlı olunmayan hava sahası ihlalleri bize de oluyor. Böyle bir ihlal olduysa uçağın iletişim kanalları açık, kimliği açık, onu uyaracaksınız. Bizim sınırımızda da oldu, dost ülkelerle temasa geçtik. O olmadı kontrollü biçimde davranırsınız. O olmadı daha açık bir uyarı mesajı verirsiniz veya uçağı inmeye zorlarsınız. Bütün bu olayların meydana geleceği kadar bir ihlal olmadı. Bizim uçak Suriye hava sahasını terk ettikten sonra çok uzun bir süre uluslararası hava sahasında olduktan sonra düşürüldü. Suriye hava sahasında bütün bu olay bittikten sonra rutin görevine döndü. Bize dönük de dışişleri üzerinden istihbarat üzerinden “uçağınız bir ihlal yaptı” mesajı da gelmedi Suriye’den. Bizim Cuma akşamı yaptığımız açıklamada, Suriye mahreçli haberlerin bir anlamı yoktur.”

Dışişleri Bakanı bundan sonra Türkiye’nin ne yapacağı konusunda da yol haritası açıkladı. Türkiye’nin uluslararası hukuku gözeterek bu olayı karşılıksız bırakmayacağının işaretini verdi:

“15 muhatapla görüştüm. TC devleti ciddi tecrübelere sahip kriz yönetimi konusunda, biz fevri adım atmayız. Herhangi bir yanlış bilgiye dayalı eylem içinde olmayız. Önce bütün adımları kararlaştırırız bu olayda da kamuoyumuzun bilgilendirilmesi dahil üçüncü taraflarla yani bilgi toplaması muhtemel taraflarla da görüşmeler yapıldı. BM Güvenlik Konseyi, uluslar arası kamuoyu, hepsi tek tek elimizdeki veriler ışığında bilgilendirilecek. Dün bütün çalışmalar toparlandı ve muhatabım olan dışişleri bakanlarını ve genel sekreterleri bilgilendirildi. Bizim açımızdan milli bir mesele olduğundan, meselenin çözümü için ortak tavrın oluşturulması için partiler bilgilendirilecek. Bizim çektiğimiz resim, uluslar arası kamuoyu tarafından da görüntülenecek. Derin devlet tecrübemiz neyi gerektiriyorsa bunu yapacağız.”

Bora Bayraktar, İstanbul