Son Dakika

Okunan haber:

"Türkiye 5. maddeye bastırmalı"


Insight

"Türkiye 5. maddeye bastırmalı"

Türkiye-Suriye sınırı geçen cumadan beri en gergin günlerini yaşıyor. Suriye’nin F4 tipi bir Türk jetini Akdeniz’e düşürmesi iki ülkeyi savaşın eşiğine getirdi. Türkiye askeri angajmanını değiştirdiğini açıkladı. Bundan böyle Ankara 900 kilometrelik sınırda görülebilecek herhangi bir askeri unsuru tehdit olarak algılayacak.

İki komşu ülke arasındaki ilişkiler Suriye’deki halk ayaklanmasının başlamasından beri gittikçe kötüleşti. Bu son olay ise gerginliğin tavan yapmasına yol açtı.

Kuzey Atlantik Paktı Örgütü (NATO) üyesi olan Türkiye, uçağın keşif görevinde ve silahsız olduğunu açıkladı. Ayrıca Ankara, Şam’ın uçağı hiçbir uyarıda bulunmadan uluslararası hava sularında düşürdüğünü belirtti. Başbakan Recep Tayyip Erdoğan TBMM’de düzenlenen parti grup toplantısında Suriye askeri ünitelerinin Türkiye sınırı yakınlarında görülmesinin doğrudan bir tehdit olarak algılanacağını açıkladı.

Suriye ise hava sahasının savaş jeti tarafından ihlal edildiğini iddia ediyor. Suriye devlet televizyonu düşen uçağın uçuş planını yayınladı. Uçağın düşürülmesinin ise meşru müdafa olduğunu açıkladı.

Olayda NATO Türkiye’yi destekliyor. Atlantik Paktı’na üye ülkeler olayı kınarken Genel Sekreter Rasmussen de yaşanılanların kabul edilemez olduğunu açıkladı:

“Gördüklerimiz kesinlikle kabul edilemez. Beklentimiz gelecekte böyle bir olayın tekrarlanmaması için Suriye’nin gerekli adımları atacağı yönünde.”

Türkiye ise NATO Antlaşması’nın IV. maddesine vurgu yaptı. Madde, üye ülkenin toprak bütünlüğüne, siyasi bağımsızlığına ve güvenliğine karşı herhangi bir tehdit hissetmesi durumunda NATO’dan toplantı talep etmesine hak tanıyor.

V. Madde ise üye bir ülkeye yapılmış bir saldırıyı tüm NATO üyelerine yapılmış sayıyor. Bu yüzden de toplu olarak karşılık verme hakkının önünü açıyor. Ancak bu madde resmi olarak müzakelerde masaya yatırılmadı.

Uzmanlara göre Türkiye duruma her ne kadar soğuk kanlı yaklaşsa da bölgede bir çatışma yaşanması riski çok yüksek. Böyle bir durum ise Esad rejiminden kaçarak Türkiye sınırındaki kamplara sığınan 30 bin Suriyeliyi doğrudan etkileyebilir.

“Savaşa daha yakınız”

euronews muhabiri Gizem Adal, Türkiye ile Suriye arasindaki jet krizini, 1996’da Yunanistan’ın düşürdüğü F-16’dan yaralı olarak kurtulan emekli hava pilot kurmay yarbay Osman Çiçekli ile değerlendirdi: “Merhaba Sayın Çiçekli. Başbakan Recep Tayyip Erdoğan konuşmasında,Türk Silahlı Kuvvetleri’nin (TSK) angajmanı değişti dedi. Bu karar askeri açıdan ne anlama geliyor sizce? Yani ne degişti? Sizce Türkiye savaşa artık daha mı yakın?”

Emekli hava pilot kurmay yarbay Osman Çiçekli: “Tabii ki bu siyasi otoritenin verdiği bir karar olduğuna göre, savaşa daha yakın olarak görüyorum, gönlüm öyle arzu etmiyor ama öyledir. Barış zamanındaki angajman kurallarıyla, savaş zamanındaki angajman kuralları çok değişiktir, hele de böyle bir deklerasyon yapıldıktan sonra tabii ki. Normal koşullar altında, barış zamanlarında bir hasım ülkenin ya da düşman olarak kabul ettiğiniz bir ülkenin uçağı, hava aracı karasularınıza yaklaşırken siz ona barışçıl amaçla bazı ikazlarda bulunursunuz. Ama bu, tabii uçağın silahlı olması ya da silahsız olması durumuna göre de değişir. Tabii silahlıysa, o önlemek istediğiniz uçağın durumu, tepkiniz daha farklı olabilir. Ama bu hiçbir zaman sizin o uçağı düşürmeniz anlamına gelmez. Şu vardır ki, böyle bir stratejik hedefe doğru gidiyorsa, altında silah varsa artık son çare olarak belli mevzilerden de yetki alarak, izin alarak, o uçağı düşürürsünüz. Ama şu andaki mevcut koşullarda Suriye ile bunu gerektirecek bir durum söz konusu değil diye düşünüyorum. Şu andaki duruma bakacak olursak, Başbakan Erdoğan açıkladı, açık açık bundan sonra sınırlarımızda görülen her türlü hava hedefi düşmanca kabul edilecek ve ona göre yanıt bulacak dedi. Tabii ki bu olay, daha ciddi kabul ediliyor. Bu kadar deklerasyondan sonra da hala bu yapılmazsa eğer, Türkiye’nin sesinin çıkmadığı veya kredibilitesinin olmadığı bir ülke anlamına gelir ki, bu bizim hiçbir zaman arzu etmediğimiz birşey.”

Gizem Adal, euronews: “NATO, Türkiye’nin talebiyle dün toplandı. Sadece 4. madde görüşüldü bu zirvede, sizce 5. madde neden tartışılmadı? Siz 5. maddenin işletilmesi ihtimalini görüyor musunuz?”

Emekli hava pilot kurmay yarbay Osman Çiçekli: “Samimiyetle ifade edeyim ki, NATO’nun yoğunlukla oluşturduğu Avrupa ülkeleri bu Suriye olayına, Suriye krizine Türkiye gibi yakından bakmıyor, çok fazla ilgilenmiyor benim gördüğüm kadarıyla. Bu anlamda tabi bu olayın sonucu bir savaş gerektirir. Bugün NATO üyesi olarak Almanya’nın, Fransa’nın, İngiltere’nin, Belçika’nın bu taşın altına elini sokması anlamına gelir. Şu anki mevcut durum biraz daha yakından yardım ettiğimiz kadarıyla ekonomik olarak sıkıntıda olmaları, bir de savaş durumunu ortaya sokup işi daha da çıkmaza sokmamak adına, en azından şu anda 5. maddeyi görüşmek arsuzunda değiller. Türkiye’nin biraz daha fazla bastırıp, bu maddeyi devreye sokmaya çalışması lazım diye düşünüyorum ve NATO üyesi ülkelerin bu konuda biraz isteksiz olduklarını düşünüyorum. Şüphesiz NATO üyesi 27 tane ülke var, bunların ortak kararı gerekli. Bu hususta, 5. maddenin gündeme gelmesi hususunu fazla ciddiye aldıklarını düşünmüyorum.”

Gizem Adal, euronews: “Peki Suriye ordusuyla,ordusunun gücüyle ilgili ne biliyoruz? Kara ve Hava kuvvetleri anlamında? Bu süreçte en çok merak edilenlerden birisi de bu.”

Emekli hava pilot kurmay yarbay Osman Çiçekli: “Her anlamda Türkiye’nin hava kuvvetleri olarak Suriye’den daha güçlü olduğunu düşünüyorum. Bir tek sorun olabilir, hava savunma sistemi kendisine yapılacak bir tecavüz durumunda, karşı kullanabileceği hava savunma sistemi özellikle radarları anlamında güçlü olduğu kanaatindeyim. Yerden havaya füzelerinin güçlü olduğu kanaatindeyim. Yani bu da hava savunma sistemlerinin birer parçası olarak kendilerine yapılacak bir havadan taarruza karşı bu sistemleri bertaraf edebilecek imkan ve kabiliyette olduğunu düşünüyorum.”

Gizem Adal, euronews: “Sayın Çiçekli değerli görüşleriniz için çok teşekkür ederim.”