Son Dakika

Merkez Ankara’dan Erbil’e mi kayıyor?

Okunan haber:

Merkez Ankara’dan Erbil’e mi kayıyor?

Metin boyutu Aa Aa

Suriye’deki rejim karşıtı ayaklanma bir buçuk yıldır Türkiye’nin gündeminde en üst sırada. Ankara’nın Ortadoğu’daki açılımının amiral gemisi olarak gördüğü Şam’daki rejimle iplerin kopmasından sonra Türkiye uzunca bir süre rejim karşıtı cephenin merkezi durumundaydı. Ancak Son 10 gün içinde Suriye’nin kuzeyinde Kürt grupların denetimi ele geçirmeye başlamasıyla birlikte krizde merkez Erbil’e doğru kaymaya başladı. İşte bu yüzden bu hafta içinde hem Türk Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu hem de Suriye muhalefetinin lideri konumundaki Abdülbasit Seyda bölgede kontrolü kaybetmemek için Barzani’nin kapısını çalıyor.

Geçen hafta Suriye-Türkiye sınırındaki bazı kentlerde PKK ile bağlantılı olduğu belirtilen Kürt grupların denetimi ele almasıyla başlayan gerilimde Ankara, Irak’taki Bölgesel Kürt Yönetimi’nin lideri Barzani’nin niyetinin ne olduğunu anlamak istiyor. Barzani’nin Suriye Ordusu’ndan kaçan Kürtlere eğitim verdiğini doğrulaması, bağımsızlık yolunda sinyaller vermesi öteden beri güneyinde bağımsız Kürt devleti senaryolarını kendi bütünlüğüne ölümcül bir tehdit olarak algılayan Ankara’yı kaygılandırıyor. Suriye’nin bölünmesi olasılığının güçlü bir biçimde kendini göstermesi, Ak Parti döneminde kimlik politikaları ve açılımlarla geçmişin izlerini silerek devletin sorunlu olduğu kesimlerle barışmaya çalışan Türkiye’nin eski reflekslerle tepki vermesine neden olmuş görünüyor. Dışişleri Bakanı Davutoğlu’nun Barzani ile yapacağı bu görüşme bu nedenle bölgenin geleceği açısından kritik. Görünüşe göre Suriye’de bugünlerde yaşanan krizin çözümü için anahtar şimdilik Erbil’in elinde.

Son bir ayda yaşanan gelişmeler ise Türkiye’de Suriye politikasının güçlü bir şekilde tartışılmaya başlamasına neden oldu. Özellikle muhalefet partileri Şam’a yönelik sert söylemi ağır dille eleştiriyor. Yeni Parti Meclisi’nin ilk toplantısında konuşan CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu “Suriye’nin etnik ve mezhep çatışmasına doğru sürüklenmesi bütün bölgede yeni bölünmelerin ve sonu gelmez bir kaosun yolunu açacak. Bu süreçte en çok zarar gören ülkelerin başında Türkiye’nin geleceğini defalarca dile getirdik. Geldiğimiz noktada kim kârlı çıktı? Türkiye mi kârlı çıktı? Bir uçağımız Akdeniz’in derin sularında, 2 pilotumuzu şehit verdik. TIR’larımız yakıldı, yağmalandı, sınırlarımız kapatıldı, ekonomik olarak en azından bölge insanı zor duruma düştü. Suriye dostumuzdu, düşmanımız oldu. Suriye kan gölüne döndü. Her gün onlarca kişi yaşamını yitiriyor, adeta bir savaş var. Ciddi ve yakın bir bölünme tehlikesiyle karşı karşıya. Suriye mi kârlı çıktı? Hayır. Türkiye ile Suriye’nin kaybettiği bu süreçte kimler kârlı çıktı? Dış politikayı başka ülkelerin kârlı çıkacağı bir sürecin üzerine oturtursanız, batağa saplanırsınız” sözleriyle hükümeti eleştirdi.

Dışişleri Bakanı Davutoğlu ise uygulanan politikanın doğruluğunu savunurken CHP Genel Başkanı’nın üslubunu “ahlaki formasyon eksikliğine” bağladı.

Her an zincirlerinden boşalabilecek gerilime karşı Türkiye sınırdaki askeri gücünü de tahkim ediyor. Türk Silahlı Kuvvetleri füze bataryaları ve zırhlı birliklerden oluşan 20 bir askeri konvoyu sınıra yönlendirdi.