Son Dakika

Okunan haber:

Suriye’de düğüm Halep’te çözülecek


Suriye

Suriye’de düğüm Halep’te çözülecek

Öğle saatleri… Bir Rus kafesinde sohbet ederken silahlı bir asker telaşla koşturarak içeri geliyor. Hemen içeri girin, kapıları kapatın diyor. Kısa bir şaşkınlık sonrası kafenin sahibi soğukkanlılıkla dış kapının bir bölümünü kapatıyor. Üç gazeteci ilk şoku atlatıp, birbirimize bakıp tekrar kapı ağzındaki yerimize oturuyoruz. Dünyanın gözünün üzerinde olduğu Şam’da gün içinde yaşadığımız en büyük heyecan bu.

Kuşkusuz başkentte son haftalarda yaşanan bombalı saldırılar, Savunma Bakanı, yardımcısı ve İstihbarat Başkanı’nın hayatını kaybettiği suikast ve yer yer yaşanan çatışmalar Şam’ın huzurunu bozmuş durumda. Artık hükümet, hedef olabilecek resmi binaları yüksek duvarların, barikatların arkasına çekiyor, bazı yolları kesiyor. Belirli kritik noktalarda küçük kontrol noktaları oluşturulmuş. Kimisinde asker kimisinde sivil istihbarat güçleri araçların içine bakıyor, gerekli gördüğünde kimlik soruyor, arama yapıyor.

Şam’da bu satırların yazıldığı saatlerde top atışları kent merkezinden duyulabiliyor. Ama her şeye rağmen Şam için krizin, şiddetin başkenti demek yanlış olur. Çünkü görünen o ki Suriye’nin kaderi Şam’da değil kuzeydeki Halep’te çizilecek. Hala mevcut rejimi tercih eden pek çok kişi nihai kararını vermek için Halep’in akıbetini görmeyi bekliyor. Bir yanda şiddetin gündelik hayatı tehdit etmesinin gerginliği var diğer yanda başbakanın muhalif safına geçmesiyle başlayan bir şaşkınlık ve kafa karışıklığı. Son günlerde medyada Suriyeli muhaliflerin bazı yargısız infaz eylemlerinin ortaya çıkması da ayrı bir tartışma konusu.

Şam’da rejim yanlılarının beklentisi Halep’te büyük bir operasyon. Bu harekattan sonra “isyanın” zayıflayacağını ve ülkeye yeniden istikrar geleceğini düşünüyorlar. Muhalifler ise Halep’i düşürürlerse Şam’da yaşanacak panik sayesinde Başkan Esad’ın pes edeceğine inanıyor. Kısacası pek çok kişi düğümün Halep’te çözülebileceğine inanıyor.
Ama 4 yıldır Suriye’de yaşayan ve başından sonuna krizi izleyen Çek gazeteci Lukas Goga sohbetimizde bu işin sanıldığı kadar kolay bitmeyeceği görüşünde. Bu belirsizlik aylar, yıllar sürebilir diyor. Şam’dan bakıldığında resim Suriye’nin dışarıdan görünüşünden farklı.

Suriye’nin yaşadığı kriz sadece Şam’ın sorunu değil şüphesiz. Sadece bölgesel değil küresel aktörler de Suriye’nin kaderinde söz sahibi olmak istiyor. Bu aktörlerin başında da İran var. Suriye krizinin diplomasi boyutunda parlayan yıldızı Tahran olarak öne çıkıyor. İran müttefiki Suriye’nin ayakta kalması için, askeri güç de dahil tüm diplomatik enstrümanları ustalıkla kullanıyor. Tüm kozlarını bir elde oynamayan, herkesle iletişimi sürdürmeyi başaran Acem diplomasisi, iki ağır topundan Dışişleri Bakanı Salihi’yi Ankara’ya, aynı saatlerde Yüksel Ulusal Konsey Başkanı Said Celili’yi ise Tahran’a gönderdi. İran bu ülkelere etki edemese bile krizin iki önemli başkentinden, eş zamanlı olarak birinci elden verileri toplamayı biliyor. İran’ın hedefi Perşembe günü yapılacak uluslararası konferans için stratejisini belirlemek.
İran Büyükelçiliği’nde, Suriye Devlet Başkanı Beşar Esad ve diğer üst düzey yetkililerle konuştuktan hemen sonra basın toplantısında dinliyorum Celili’yi.

“Suriye’nin Tunus ya da Mısır olmadığını, Şam’ın bir komployla karşı karşıya olduğu” görüşünü ortaya koyan Celili, ülkesinin “her türlü dış müdahaleye karşı olduğunu” vurguluyor üzerine basa basa. “Çözüm Suriye’nin içinden gelmeli. Şiddet olayları durur ve istikrar gelirse o zaman Suriye halkı özgürce seçimini yapabilir” diyor. İran Annan Planı’nın genişletilerek yeni bir diplomatik süreç başlatılmasından yana. Celili, “içeride siyasi diyalog oluşturulmalı. Sorun silahla değil sandıkla çözülmelidir” diye de ekliyor.

İranlı diplomatın belki de en ciddi uyarısı üstü kapalı bir şekilde Türkiye’ye. Tampon bölge, Türkiye-Suriye sınırındaki gelişmelerle ilgili bir soru üzerine Celili, ülke ismi zikretmeden “Suriye’de istikrarın bozulması bölgedeki her ülkeyi etkiler. Bu da herkes için stratejik bir hata olur” diyerek kuzey komşusuna mesaj gönderiyor.
İran da Suriye’deki pek çok kişi gibi Halep’te neler olacağını bekliyor. Bir sürpriz yaşamamak için Şam’daki müttefikinin ardında sıkı bir şekilde duruyor. Ortadoğu’daki bu karmaşık denkleme bir bilinmeyen daha ekliyor.

Bora Bayraktar, Şam