Son Dakika

Okunan haber:

Fransa Hükümet Sözcüsü: 'Tasarruf tedbirlerini istemiyoruz'


DÜNYA

Fransa Hükümet Sözcüsü: 'Tasarruf tedbirlerini istemiyoruz'

Tatil bitti. Fransa Cumhurbaşkanı François Hollande görevinin tekrar başına geçti. Sonbaharın yaklaştığı bu günlerde lideri yoğun bir ajanda bekliyor. Ayrıca son kamuoyu yoklamalarında güven kaybına uğraması ve solcu kanadın eleştirileri işleri daha da zora sokuyor.

Bu pek de iç açıcı olmayan tabloda Fransız lider önceliği Suriye sorununa verdi. Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi’nin (BMGK) daimi üyesi olan Fransa, hem ülke içinde hem de dışında etkisiz kalmakla eleştiriliyor.

Hollande geçtiğimiz pazartesi Suriyeli muhalif liderleri kabul etti. Cumhurbaşkanı, Fransa’nın Esad’ın görevinden ayrılmasını sağlayacak siyasi bir çözümden yana olduğunu tekrar etmekle yetindi.

Fransız lideri bekleyen bir diğer önemli sorun da Euro krizi. Hollande, Almanya Başbakanı Angela Merkel ile bu hafta görüşecek. Yunanistan Başbakanı ile yapacağı görüşme öncesi cumhurbaşkanının şansölyeyi Atina’yı desteklemeye devam etmesi için ikna etmesi gerekli.

Ama Fransızların öncelikli beklentisi ülke içindeki sorunların çözülmesi ve seçim kampanyasında verilen sözlerin tutulması. Bu vaatlerin gerçekleşmesi için düğmeye basan cumhurbaşkanı, aynı zamanda da 2013 bütçesi için de kolları sıvadı.

Kakınmanın yerinde saydığı Fransa’da işsizlik oranı artmaya devam ediyor. Yüzde 4.5’teki bütçe açığını yüzde 3’e çekebilmek için Fransız liderin 33 milyar Euro’luk bir ek kaynak yaratması gerekli:

“Bu kadar zor bir sorunla asla karşılaşmamıştık. Bir yandan Fransızların alım gücü düştüğü halde vergileri artırmak gerekli. Diğer yandan da ekonomik sorunlar içinde kaybolmuş devletten medet uman halkın harcamalarında kesintiye gidilmeli.”

Akaryakıt konusunda da durum hiç de iç açıcı değil. Kurşunsuz benzin şimdiden 2 Euro’yu aştı. Oysa seçim kampanyası boyunca solcu cumhurbaşkanı fiyatları donduracağına söz vermişti. Hükümet şimdilik akaryakıt vergilerini düşürmeyi ve böylece fiyatları aşağı çekmeyi tercih etti.

Halkı tatmin etmeyen diğer bir karar da Livret A adlı tasarruf mevduatı konusunda alındı. Seçim kampanyasında Hollande mevduat tavanını iki kat artırmayı vaat etmişti. Buradan gelecek para toplu konut inşaatlarında kullanılacaktı. Fakat hükümet tavanı yüzde 25 artırmayı tercih etti.

Çözülmesi gereken bir diğer konu da güvenlik sorunu. Ülkenin kuzeyindeki banliyölerde çıkan son olaylardan sonra, Roman azınlığın kaldığı yerlerden sürülmesi eski Cumhurbaşkanı Nicolas Sarkozy’nin sert yöntemlerini akıllara getirdi. Hollande, Roman sorununa ılımlı bir çözüm bulmak amacıyla bakanlarını bir araya getirdi.

Giovanni Magi, Euronews :
“Son zamanlarda hükümetin ilk yüz günü ağır eleştirilere hedef oluyor. Bu eleştiriler sadece muhalefet ve uzmanlar tarafından değil, diğer solcu partiler tarafından da dile geitirildi. Siz bu ilk ayları nasıl değerlendiriyorsunuz?”

Kadın Hakları Bakanı ve Hükümet Sözcüsü Najat Vallaud-Belkacem :
“Kararnamelerle Fransızların alım gücü gibi acil durumlara durmaksızın çözüm bulduk. Asgari ücreti yükselttik. Okullar açılmadan önce aile yardımlarında artırıma gittik. Görevlerinde çok uzun süredir bulunan kişilerin emekliye ayrılmasını sağlama sözümüzü yerine getirdik. Bizim için çok önemli olan ülkeyi farklı şekilde yönetmek için aldığımız sorumlulukları uygulamaya soktuk. Tüm bunlar bir hedef belirlemek ve kendini kanıtlamak için çok büyük bir öneme sahip.”

Euronews:
“Yeni dönem çok sayıda sorunu da beraberinde getiriyor. Hükümetin öncelikleri neler olacak?”

Najat Vallaud-Belkacem :
“Alacağımız tüm kararların gözden geçirildiği Bakanlar Kurulu toplantısından biraz önce çıktık. Bu reformlar çok önemli. Eylül ayının ikinci yarısında olağanüstü meclis toplantıları düzenlenecek. Bu toplantılarda Fransızları yakından ilgilendiren istihdam ve lojman gibi iki konu ele alınacak. İş konusunda gençlere yönelik 150 bin kişilik istihdam alanı yaratacağız. Birçok Fransız’ın çok kötü şartlarda yaşaması hatta bir evi bile olmaması yüzünden yılda 150 bin adet konut inşa edilecek. Bu iki konunun ardından sıra enerji fiyatlarını düzenleyecek metni uygulamaya gelecek. Elektrik ve gaz Fransız borsasında büyük ağırlığı olan iki konu. Ardından da diğer konulara yöneleceğiz. 2012 sona ermeden önce eğitim sistemini kökten değiştirecek bir yasa uygulamaya sokulacak. İşte bu ülkenin ihtiyaç duyduğu gerçek bir yapısal reform.”

Euronews:
“2013 bütçe yasasında tıpkı İtalya’da ya da İspanya’da olduğu gibi Fransızları ağır mali tedbirler bekliyor olacak mı?”

Najat Vallaud-Belkacem:
“Tasarruf tedbirlerini istemiyoruz. Bu sadece bir anlam ya da kelime sorunu değil. Bu bir siyasi sorun. Eğer ülkeyi kalkınma konusunda raya oturtmak istiyorsak Fransızların alım gücünü düşürmek yerine artırmak gerektiği düşüncesindeyiz. Örneğin istihdamın artırılması için kendimize hedefler belirlemeliyiz. Devlet bu amaçla sektörleri desteklemeli ve iş alanı yaratabilecek sektörlere yatırım yapmalı. Yani tasarruf bu tüm dediklerimin tersini ifade ediyor. Tasarruf, ‘nefes almayı bırakıp, kesinti, kesinti ve kesinti yapalım demek.’ Ama kesintilere gitmek bir şeyi değiştirmeyecek. Tasarruf tedbirlerinden sonra yeniden ayağa kalkmak imkansız. Sağlıklı bir şekilde hayatımızı kaybederiz. Ama amaç ölmek değil, hayatta kalmak.”

Euronews:
“Güvenlik sorununa sadece polislerle yanıt verilmesi büyük eleştiri konusu oldu. Yani önceki hükümetle şimdiki arasında pek fark yok.”

Najat Vallaud-Belkacem:
“Çok açık ve net bir söylemimiz var. Toplum düzenini bozanlara ve suç işleyenlere karşı katı bir şekilde mücadele vermek gerekli. Ama bunun yanında bölgelere belirli hedefler verilmeli. Soruna güvenlik dışında başka bir yanıt veriyoruz. François Lamy tam bunu yaptı. Şehirden Sorumlu Devlet Bakanı, bugün bakanlar kurulunda çalışma programını açıkladı. Bu program örf ve adet hukukunun her dalını kullanıyor. Bu, şu demek: Biraz önce bahsettiğim yaratılacak iş alanları ve lojman inşaatları özellikle bu bölgelerde yapılacak. Böylece bölgeler daha da kuvvetlendirilecek ve işbirliği yapmanın yollarını bulacak. Sırf bu bölgelerdeki halk, mahallesinde daha rahat ve huzur içinde yaşayabilsin ve perspektifler belirleyebilsin diye.”