Son Dakika

Okunan haber:

Avrupa'da suç mağdurlarının hakları nasıl korunuyor?


Avrupa

Avrupa'da suç mağdurlarının hakları nasıl korunuyor?

Avrupa Birliği sınırlarında her yıl yaklaşık 75 milyon kişinin bir suçun kurbanı olduğu tahmin ediliyor. İçlerinden bazıları gereken desteği ve yardımı alırken birçoğu tek başına mücadele veriyor. Avrupa’da suç kurbanlarının sistemin de kurbanı olmamaları için yeni düzenlemeler uygulamaya koyuluyor.

Avrupa’nın suç kurbanlarına yardım için kurulan en gelişmiş destek hizmeti İskoçya’da bulunuyor. Geçtiğimiz yıl İspanya’nın Costa del Sol bölgesinde hayatını kaybeden Edinburgh’dan Chris Lindsay’in bir kurbanın ailesi için bu, bir ölçüde acıları hafifleten bir durum.

Chris Lindsay’in henüz baba olduktan kısa bir süre sonra gerçekleşen ölümü Avrupa Birliği’nde kurbanların karşılaştığı dramın yalnızca bir örneği. Lindsay’in ailesi İskoçya’daki Victim Support adlı destek birimini arayarak İspanya’da dava açmak için mücadele vermeye başladı. Aile, dil sorunu bir yana, farkllı bir hukuk sistemi ve bürokrasinin zorluğuyla uğraşmanın güçlüğünden söz ediyor.

Chris Lindsay ölmeden önce hastane personeline saldırıya uğradığını bildirdi. Ailesine ise resmi bir açıklama henüz yapılmadı. Lindsay’in eşi Vikki Soloman bu süreçte yaşadıkları zorlukları şu sözlerle anlatıyor: “Doğruyu söylemek gerekirse çok yıkıcı bir durum. Bizim için çok değerli birinin yokluğunun acısını çekiyoruz ama bir yandan da yas tutamıyoruz çünkü henüz gerçekte ne olduğunu bilmiyoruz. Her ne kadar tahmin yürütsek de sisteme ve geçen zamana karşı öfkeliyiz. Kimse hayatına olduğu gibi devam edemiyor, çünkü bu olay hep arkamızda. Halen daha dava açabilmek için, İspanya tarafında dosyaya göz atılması için mahkemelere koşuyoruz. Zaman geçtikçe onların da bilgi ve delil toplama ihtimali azalıyor ve insanlar unutuyor.”

Ailenin yakın dostlarından olan bir avukat da onlara hukuki süreçte yardımcı oluyor. Diğer yandan Victim Support İspanya’daki davaya karşı bilinç uyandırmak için uğraşıyor. Lindsay’in babası hukuk sisteminin acilen iyileştirilmesi yönünde çağrıda bulunuyor: “Avrupa’da herkes sisteme bir bakıp kurbanları ve ailelerini dinlemeli, onlardan birşeyler öğrenmeye çalışmalı ve sistemi düzeltmeye, daha basit hale getirmeye çabalamalı. Çünkü gerçekten korkunç! Altından kalkamıyorsunuz. Yaşadıklarınız her gün sizinle, yakanızı bırakmıyor. Zamanı geçmeden bununla mücadele etmeniz gerekiyor. Ancak size biraz destek olunursa ve sistem daha kolay bir hale getirilirse bunun çok işe yarayacağını düşünüyorum.”

Ancak seslerini duyuramayan bu kurbanlara desteğin kimden geleceği konusu büyük bir soru işareti yaratıyor.

İskoçya’da kurbanlara destek sistemi daha iyi işler hale gelse de siyasetçiler şimdi de kubanların davayı çözmek için harcadıkları masrafın azaltılmasını amaçlıyor. Mahkemelerin yaralanma, ölüm ve şiddete maruz kalma durumları da dahil olmak üzere, çeşitli vakaları ilgilendiren davaların tazminatını göz önünde bulunudrması gerekecek.

Avrupa Birliği’nde yakında yürürlüğe girecek bir yönetmelikle ise, sorunun daha ötesine geçerek, kurbanların eşit şartlarda korunması ve desteklenmesi ve diğer ülkeleri ilgilendiren yasal işlemlere erişiminin kolaylaştırılması öngörülüyor. Victim Support Avrupa Bürosu Başkanı Davic McKenna ülkeler sistemin ülkeler arası farklılıklar göstermesinin insanları mağdur edebildiğine dikkar çekiyor: “Öncelikle birçok ülkenin hukuk sisteminde suçun kurbanlarının ihtiyaçları konusunda anlayışlı olunmuyor. Birçok hukuk sistemi için yeni bir kavram oluşturulacak. Diğer yandan hukuk sisteminin anlayışlı olmadığı, dil ve çeviri sorunlarının ortaya çıktığı diğer ülkelerde bireyler daha fazla mağdur konumuna düşüyor. Kendi ülkeniz dışında bir yerde bir suçun kurbanı olmanız gerçekten felaket bir deneyim olmalı.”

Uzmanlar, bu değişikliklerin Avrupa’nın genelinde uygulanmasının çok kolay olmadığı yönünde uyarıda bulunuyor. Ayrıca hukuk sisteminn geliştirilmesi konusunda ülkelerin gönüllü olması gerekirken kaynakların ve maliyetin önemine de vurguda bulunuyorlar.

Reformları gerçekleştirmek için hızını arttıran ülkelerden biri de Litvanya. Kurbanlara destek servisinin güçlendirilmesi, yalznızca yurt dışında sorun yaşayanları değil yerel halkı da ilgilendiriyor. Örneğin aile içi şiddet konusuna yönelik hükümler görüşülüyor. Konuk olduğumuz bir kadın sığınma evinde bu gelişmelerin olumlu bir tepkiye yol açtığı görülüyor. Sığınma evinden destek alan bir kadın kurban, zorlu bir dönemin ardından psikolojik yardıma ihtiyaç duyarak yetkililere nasıl ulaştığını anlatıyor: “Önceleri korkuyordum, çünkü tehdit ediliyordum ve dava açmaktan da çok korkuyordum. “Çocuklu bir anne, suçlu odur” diyeceklerini düşünüyordum. Litvanya’da sıklıkla yaşanan durum bu. Kadınlar erkeklerden daha suçlu. Korkmuştum, bu şekilde vazgeçtim. Çok stresli ve öfkeliydim. Polisi arayıp beni almalarını istemeye karar verdim. Çocuklarımın da benim de psikolojik desteğe ihtiyacımız vardı.”

Sığınma evinin başında bulunan Nijole Dirsiene, sosyal desteğin ve kurbanlara durumlarını değiştirmek için bilgi ve cesaret sağlamanın önemine vurgu yapıyor: “Etkili bir çözüm için belki de en iyi örnek, halka kadınlar için kriz merkezlerinin var olduğunu bildirmek değil. Acilen mahkemelerin denetimli olduğunu, hükümlerin hızlı verildiğini ve suistimale karşı huku sisteminin güçlü olabildiğini göstermek gerekiyor. Halkın davalar konusunda bilinçlenmeye ve aile içi şiddetin cezalandırılacağını görmeye, ayrıca hiçbir suçun cezasız kalmayacağını anlamaya ihtiyacı var.”

Litvanya’da, yeni Avrupa Birliği yönetmeliğinin hukuk sistemlerinde büyük bir değişikliğe yol açmayacağı, suçun var olmaya devam edeceği görüşü hakim. 2009’da çıkarılan yeni bir yasa, mağdurların devlettten tazminat isteyebileceğini öngörüyor. Adalet Bakanlığı temsilcilerinden Tomas Vaitkevicius bu konuda uzun bir yol katedilmesinin gereğine dikkat çekiyor: “Yasaların uygulanmasında, araçların eksikliğinden kaynaklanan bazı pratik sorunlar halen karşımıza çıkıyor. Ayrıca itiraf etmeliyim ki, yetkilileri bu süreçte kurbanlara ve onların ihtiyaçlarına karşı anlayışlı olmak konusunda yetersiz kalıyor. Bu, konuyla ilgili olan herkes için aşılması gereken bir zorluk.”

Söz konusu mesele, yalnızca hukuk sürecinin doğru işlemesi değil. Savcı Egle Matuiziene saygı kavramının da bu çabaların önemli bir yönünü oluşturduğu görüşünde: “Suçun kurbanı, aslında davanın sonucundan çok, onurunu korumasına katkıda bulunan saygılı davranıları önemsiyor. Bu nedenle kurbanla empati kurmak, ona ilgi ve saygo göstermek büyük önem taşıyor. Litvanya’da bu konuda büyük sorunlar var.”

Hukuk sürecinin iyileştirilmesi bir yana, bu süreçte gösterilen saygı, belki de suçun ardından unutulma hissine kapılan birçok kurbanın ihtiyaç duyduğu manevi desteğe katkıda bulunuyor.