Son Dakika

Okunan haber:

Obama bir dönem daha şans istiyor


Insight

Obama bir dönem daha şans istiyor

O gelmiş geçmiş Amerikan Başkanlarının arasında en dikkat çekenlerden bir oldu. 2008 seçim kampanyasında ‘Yes we can’ (Evet yapabiliriz) sloganıyla bir devrim yapabileceğine inandıran Barack Obama’nın artık ayakları yere basıyor. Zorlu geçen dört senenin ardından, daha orta yollu vaadlerde bulunan demokrat aday, kendi döneminde gerçekleştirdiği başarıların altını çiziyor:

“Dört sene önce Irak’taki savaşı sona erdireceğimi söylemiştim, yaptım. 11 Eylül’de bize saldıran teröristlere yoğunlaşacağımı söylemiştim ve öyle de yaptım. Taliban’ın Afganistan’daki etkisiyle tıkanmıştık ve 2014’te bu en uzun savaşımız da sona erecek. New York siluetinde yeni bir kule yükseliyor, El-Kaide hezimete doğru ilerliyor ve Usame Bin Ladin öldürüldü.”

Kampanyasında Mitt Romney’e de değinen Obama, Amerikan seçmenlere Cumhuriyetçi rakibinin dış politikadaki yetersizliğini ve yaptığı gafları hatırlatıyor:

“Eğer halen soğuk savaş döneminde takılı kalmadıysan, bu kadar zaman sonra Rusya’ya ‘bizim baş düşmanımız’ diyemezsin, El- Kaide değil Rusya’dan bahsediyor… Belki Pekin ile diplomatik bağları kurmak için hazır olmayabilirsin ancak Londra Olimpiyatları’nı ziyaret ederken en yakın müttefikimiz İngiltere’yi aşağılayamazsın.”

Amerikalıların Obama hakkındaki vereceği yargı Kasım’daki seçimlerde belli olacak. Ancak halihazırdaki Amerikan Başkanı, Euro Bölgesi’ndeki krizden korkarak yüzünü Asya’ya çevirmesiyle birçok Avrupalının sempatisini kaybetti.

Amanpour: “Gelenekçi işaretler, Obama’nın lehine işlemiyor”

Ülkenin en önemli iki siyasi partisi genel kurultaylarını arkalarında bıraktı. Şimdi sıra uzmanların ve seçmenlerin bunları kendilerine göre yorumlamasına geldi. Tabii ki bu kampanya dönemi Amerika dışında da yakından takip ediliyor. Herkes kasımda sandıktan bir Demokrat’ın mı yoksa bir Cumhuriyetçi’nin mi çıkacağını merakla bekliyor. ABC televizyonundan Christiane Amanpour ile Euronews ekranlarında görüştük.

Adrian Lancahsire, euronews:

“Sizce bu kurultaylar Amerika’nın bugünki haliyle ilgili dünyaya nasıl bir mesaj veriyor?”

Christiane Amanpour:

“Bence adaylar dünyaya bunun bir piyes olduğunu ve bu piyeste kendi kamusal yüzlerini gösteriyorlar. Tüm bu konuşmalar önceden planlı ve yazılmış. Doğaçlama hiçbirşey yok. Bunlar oldukça dramatik, temsili sunumlar. Demokratların son kurultayında tamamen Demokrat seçmenlere oynandı. Çevreden duyduklarımız, özellikle sosyal medyada okuduğumuz yorumlar, kurultayda ortak bir ruhun, katılımın ve enerjinin olduğunu gösterdi. Ancak aynı zamanda her tarafın kendine ait politikalarıyla keskin bir çizgi çektikleri görüldü.

Başkan Obama ve Demokratlar, “Düştüğümüz bu çukurdan çıkmaya çalışmaya devam edeceğiz” diyorlar. Onlar, “İşimizi daha bitirmedik. Eğer bize bir dönem daha şans vermezseniz, bizi bu çukura düşüren duruma geri döndürürsünüz” diyor.”

Obama, aynı zamanda hükümetin tüm sorunlara bir çözümü olmadığını ancak kendilerinin en çok ihtiyacı olanların yanında olması gerektiğini belirtiyor. Aynı çerçevede Cumhuriyetçilerin farklı bir mesajı vardı: Onlar bir değişimin gerektiğini çünkü işsizliğin halen yüzde sekizin üzerinde, ekonomik iyileşmenin ise kırılgan olduğunun altını çizerek, bunun sorumlusunu bir hükümet olmadığını görmek istiyorlar.

İşte bu, iki kurultay arasındaki farkı belirginleştiriyor. Konu dış politikaya geldiğinde, tabii ki bu yönetim çok daha deneyimli. Demokratlar, en büyük başarıları olan Bin Ladin ile birlikte rekor sayıda El Kaide ve Taliban militanının öldürülmüş olmasının belirgin bir şekilde altını çiziyor.” Adrian Lancahsire, euronews:

Adrian Lancahsire, euronews:

“Romney’nin Kasıma kadar Obama’ya karşı tek elinden gelen onu yermek mi? “Amerikalılar, sabırlı olun” demek, Obama’nın yapabileceği en iyi şey bu mu?”

Christiane Amanpour:

“Obama’yı eleştirmek, görünen o ki Cumhuriyetçilerin kesin olarak yapacakları şey. Onlar büyük, görkemli ve sosyal bir hükümet imajını yıkarken, dünyanın ve Amerika’nın sert kesinti tedbirlerine, istihdam yaratmak için vergi kesintilerine ihtiyacı olduğunu söylüyor, ki bence onların istedikleri çok katı kesintiler.
Obama’yı eleştirmek, görünen o ki Cumhuriyetçilerin kesin olarak yapacakları şey. Onlar büyük, görkemli ve sosyal bir hükümet imajını yıkarken, dünyanın ve Amerika’nın sert kesinti tedbirlerine, istihdam yaratmak için vergi kesintilerine ihtiyacı olduğunu söylüyor, ki bence onların istedikleri çok katı kesintiler.
Obama ve Demokratlar ise tamamen farklı birşey söylüyor. Evet mali durumun kontrol altında tutulması düşüncesindeler. Çok çok büyük ölçekli harcamalardan bahsetmiyorlar ancak bir oyun alanına da ihtiyaçları olduğunu söylüyorlar.

Adrian Lancahsire, euronews:

“Kurultaylarına baktığımızda Demokratlar ve Cumhuriyetçiler ne kadar ikna edici oldu? Sizce iki tarafın da üzerine oynamak ne kadar güvenli olur?”

Christiane Amanpour:

“Bu noktada başkanlık seçimlerini etkileyen gelenekçi işaretler, şimdiki başkanın lehine işlemiyor. Şunu da unutmayalım ki, 20. yüzyılda sadece iki başkan, Roosevelt ve Reagan döneminde, işsizlik % 7’nin üzerinde oldu. Zor zamanlardan geçiyoruz. Başkan Obama da hiçbir demokrat da bunu saklamıyor. Onlar ümit ediyor. Cumhuriyetçilerin ülkeyi, bu karmaşanın yaratıldığı başlangıç noktasına çekeceğini söylüyor. Onlar, bu bataktan çıkacak kapasitede olduğumuzu, bu durgunluğun bir bunalıma dönüşmesini engelleyebileceğimizi ve eğer onlara bir şans vermezsek tam da Cumhuriyetçilerin vaat ettiği o noktaya geri dönüleceğini iddia ediyor.”