Son Dakika

Okunan haber:

Fransız basınının en yaramazı: Charlie Hebdo


Fransa

Fransız basınının en yaramazı: Charlie Hebdo

Charlie Hebdo Fransa’da türünün tek örneği olan bir hiciv dergisi. Politikası ise hiçbir konuda provokasyondan kaçınmama. Özgürlükçü bir geleneği ve iğneleyici yapısı ile siyasi derginin editoryal çizgisi aşırı solcu fikirleri savunuyor. Yöneticileri geçimişte olduğu gibi bugün de her şeyi yazmaya ve yayınlamaya hakları olduğunu düşünüyor. Zira onlara göre ifade özgürlüğü Fransa’da kutsal bir yapıya sahip:

“Muhammed’in Fransa’da karikatürünü çizemez miyiz? Hayır tabii ki çizebiliriz. Fransa’da herkesin karikatürünü çizebiliriz. Bir Müslüman’ın desenlerimize gülmemesini eleştiremeyiz. Ama bize gelip de hangi yasalara uymamız gerektiğini söylememeliler. Ben Fransız yasalarına göre yaşıyorum, Kur’an’ın belirlediği yasalara göre değil.”

Derginin genel yayın yönetmeni Stephane Charbonnier’ye göre her şeye en azından teoride gülünebilmeli.

“Görünüşe göre sorun çıkaran tek nokta radikal İslam’dan bahsettiğimizde ortaya çıkıyor. Katolik aşırı sağa saldırdığımızda kimse gazetelerde bundan bahsetmiyor. Ama Müslüman köktendincilerle dalga geçme hakkımız bulunmuyor. Yani işte bu yeni kurala ayak uydurmamız gerekli ama biz buna uymayacağız.”

Geçtiğimiz sene dergi, Tunus’ta Ennahda Partisi’nin seçimlerden zaferle çıkışını ‘Haftalık Charlie’ anlamına gelen adını ‘Haftalık Şeriat’ olarak değiştirerek kutladı. Fakat ardından binası ateşe verildi. İnternet sitesi çökertildi.

Charlie Hebdo köklerini 60’lı yıllara damgasını vuran diğer bir hiciv dergisi Hara-Kiri’den alıyor. Kurucuları dergilerini ‘aptal ve kötü’ olarak tanımlıyordu. Hara-Kiri 1970’e kadar birçok defa yasaklandı. Fakat General de Gaulle’ün ölümü ile ilgili basılan karikatürler bardağı taşıran son damla oldu. Derginin kapısına kilit vuruldu. Kısa sürede Hara-Kiri’nin yerini Chralie Hebdo aldı.

Bu tarihten itibaren dergi provokatif çizgisinden asla ödün vermedi.

Dergi hakkında sayısız dava açıldı. Davacıların başında Katolik Kilisesi bulunuyordu. Fakat Charlie Hebdo her tür inanca hicivde bulunmaya devam etti. Karikatürler yoluyla yöneltilen eleştiriler türlerinin en ağırlarındandı.

Peki Hz. Muhammed’i aşağıladığı gerekçesiyle tüm dünyayı karıştıran bir filmin ardından ateşe körükle gitmek gerçekten gerekli miydi? Derginin bunu yapmasında ticari kaygılar bulunuyor mu? Bu sorular şimdilik yanıtlanmadı. Ama kesin olan şu ki 50 yıldır dergi provoke etmeye asla ara vermedi.