Son Dakika

Son Dakika

İsrail Türkiye ile ilişkileri neden şimdi düzeltmek istiyor?

Okunan haber:

İsrail Türkiye ile ilişkileri neden şimdi düzeltmek istiyor?

Metin boyutu Aa Aa

İsrail dışişleri bakanlığının siyasi direktörü ve eski Ankara Büyüklçisi Pinhas Avivi’nin televizyon kanallarına yaptığı çağrı gözleri yine Ankara-Tel Aviv hattındaki gergin ilişkilere çevirdi. Avivi, Suriye’deki durumun İsrail ve Türkiye’yi etkilediğini belirtip, yeni bir mekanizma oluşturulması gerektiğini ifade etti. Avivi, “Önkoşulsuz olarak masaya oturmalı, çözüm aramalıyız” dedi.

Türkiye ise bu açıklamaya hemen yanıt vererek Dışişleri Sözcüsü Selçuk Ünal’ın ağzından “Türkiye’nin bu konudaki tutumunda herhangi bir değişiklik olmadığı” hatırlatıldı, İsrailli yetkililerin basına beyanlar yoluyla mesaj vermeye çalışmak yerine ilişkilerin normalleşmesi için atılması beklenen adımları atmaları gerektiği” ifade edildi.

İsrail ile Türkiye arasındaki gerilim başlı başına bölgenin en önemli diplomasi sorunlarından biri. Sadece İsrail ve Türkiye’yi değil tüm bölge ülkelerini, Arap dünyasını, ABD’nin Ortadoğu politikalarını ilgilendiriyor. Britanya Adaları’ndan kıta Avrupası’na uzanan coğrafyadaki tüm önemli güçlerin radarlarını açık tuttuğu bir konu.

İsrail konusu Türkiye açısından da çok önemli. Bakanlık Sözcüsü’nün verdiği jet yanıt da bunun bir göstergesi. Ancak ortada ince bir diplomasi yürüyor. İki ülke arasındaki görüşmelerde yer alan usta diplomat, eski Dışişleri Müsteşarı ve Büyükelçi Özden Sanberk bu noktaya dikkat çekiyor: “Görünüşte İsrail ön koşulsuz görüşme istiyor, Türkiye reddediyor gibi bir tablo var. Ancak gerçekte durum öyle değil. Tarafların müzakere ettiği, İsrail’in kabul ettiği, içinde özür kelimesinin geçtiği uzlaşılmış bir metin var. İlişkiler normalleşecekse o metne dönülmeli. İsrail önce o metne geri dönmeli” diyerek Tel Aviv’in atması gereken adımı gösteriyor.

Avivi’nin Suriye vurgusu da önemli. Aslında yaz aylarından bu yana İsrail kendisi açısından Türkiye ile masaya dönülmesinde “uygun zamanın geldiğini” düşünüyor. Türk kamuoyunda bu yönde bir ikna çabası yürütüyor. Başbakan Netanyahu’nun Türk basınına verdiği mesajlar farklı ağızlardan tekrarlanarak Türk basınının ilgisine sunuluyor. Çünkü İsrail, Türkiye’nin Suriye politikalarında açmaza girdiğini düşünüyor, Esad’ın iktidarda kalmasının oluşturduğu baskıyı kullanarak, tıkanıklığı aşmak istiyor. Suriye’deki krizin İsrail için yakın tehdit olan Lübnan’a sıçraması, Türkiye’nin İsrail’in Gazze’ye yaptığı operasyonlara sessiz kalması İsrail’e cesaret veriyor.

Küresel Siyasal Eğilimler Merkezi GPOT’un düzenlediği bir toplantı için İstanbul’a gelen Yedioth Ahronot Gazetesi köşe yazarı ve araştırmaçcı Roni Shaked ile İsrail’in Türkiye’yle ilişkilerini düzeltmekte niçin bu kadar ısrarcı olduğunu konuştuk.

euronews / Bora Bayraktar: İsrail son haftalarda sık sık Suriye vurgusu yaparak Türkiye’ye göz kırpıyor. İsrail Türkiye ile barışmak için acele mi ediyor? Nedir İsrail’in endişesi?

Roni Shaked: İsrail’de Ortadoğu’ya uzun yıllardır izleyen bir gözlemci olarak şunu söylemeliyim: İsrail’de biz, Arap dünyasında olanlara Arap Baharı olarak bakmıyoruz. Çünkü olayların neticesine baktığınızda demokrasi ya da özgürleşme diye bir şey yok. Elbette bu olanları, isyanları sıradan insanlar gerçekleştiriyor, ayaklanıyorlar. Ama sonuç demokratikleşme olmuyor. Bunu şunun için söylüyorum. İran örneğine bakarak konuşuyorum. 1979’da İran’da olan Şah’a karşı bir ayaklanmaydı. Ayaklanmanın sonucunda İran İslamcı bir rejim oldu. Mısır’da olanlar da böyle. Bu yönetime karşı bir kalkışmaydı. Ama sonuçta Mısır’ın İslamlaştığını görüyoruz. İşte bunun için olanlar bizim için bu bir kıştır. Arap Baharı değil İslamcı Kış’tır. Bundan korkuyoruz. Tunus’ta başlayan Libya’ya giden sonra Mısır’a ulaşan dalgadan çekiniyoruz. Ürdün’de ne olacak? Suriye’nin de gelecek yıl da aynı noktaya ulaşacağını sanıyorum.

euronews: Yani İsrail Suriye’de olanları temel bir tehdit olarak görüyor. Bunun için Türkiye’yi bir güvence olarak mı görüyor?

Roni Shaked: Evet, biz Suriye’de olanlardan endişe duyuyoruz. Çünkü biz istikrarlı bir Suriye istiyoruz. Suriye Hizbullah, Hamas, İslami Cihad ve İran ile güçlü ilişkiler içinde. Dolayısıyla bütün bunlar birleşince İsrail için bir tehdit ortaya çıkıyor. İkincisi, Suriye kimyasal ve biyolojik silahlara sahip. Esad giderse bu silahların ne olacağını bugün kim bilebilir? Üçüncüsü eğer kriz devam ederse, Türkiye sınırına olduğu gibi İsrail sınırına da binlerce insan gelebilir. Bunların kim olduğunu bilmemiz mümkün olmayacak. En kötüsü bu olmaya başladı bile. Bu da İsrail için büyük bir felaket olur.

euronews: Siz bu ortamda Suriye’deki belirsizliğin Türkiye ve İsrail’i birbirine iteceğini ve aradaki sorunların çözülebileceğini mi söylüyorsunuz?

Roni Shaked: Umarım öyle olur. Bu benim büyük hayalim. Çünkü İsrail bu günlerde Türkiye’ye, Türkiye’nin İsrail’e olduğundan daha çok ihtiyaç duyuyor. Burada istikrarlı bir Ortadoğu inşa edilebilmesi için bizim içinde bulunduğumuz yalnızlıktan kurtulmamız gerekiyor. Araplarla bizim aramızda köprü olacak bir ülkeye ihtiyacımız var. Amerika bunu yapamaz. Avrupalılar bunu yapamaz. Bunun için tek adres Türkiye’dir. Türkiye’nin yardımı olmazsa İsrail için durum iyi olmayacak. Umarım İsrail hükümeti bir yol bulur ve nasıl özür dileyeceğini belirler, Türkiye ile geçmişteki iyi ilişkileri tekrar kurmayı başarabilir.

euronews: Türk- İsrail ilişkilerinin bozulmasına büyük ölçüde Filistin meselesi neden oldu ama öyle değil mi? İsrail ise Filistin sorunu konusunda pek adım atacak gibi görünmüyor. Öyle değil mi?

Roni Shaked: Arap isyanları Filistin sorununu bir kenara itti. Artık kimse Filistin sorunuyla ilgilenmiyor. Belki sadece Türkiye ve birkaç ülke daha bu meseleyi önemsiyor. Ama Filistinlilerin kendileri çok kötü bir durumda. Kendi içlerinde bölünmüş durumdalar. Gazze ve Batı Şeria ayrılık var. Filistin Yönetimi ile Ürdün, Lübnan, Suriye ve diğer yerlerde yaşayan Filistin Diasporası arasında ayrılık var. Filistinlileri bir araya getirebilecek bir liderlik yok. İsrail’in karşısına çıkacak değil Filistinlileri bir araya getirebilecek, bir şekilde çatışmanın yönetimini sağlayacak, İsrail ile birlikte yaşamayı sağlayabilecek gerçek bir liderlik yok. Bence Filistin konusundaki asıl mesele bu.