Son Dakika

Okunan haber:

Yunus adamlar çağı mı?


Bilim-Teknik

Yunus adamlar çağı mı?

Alain Richioud, 46 yaşında, Lyon’da yaşıyor.

Geçen Mayıs ayında, Montluçon’da düzenlenen Fransa şampiyonasında, apnea yani su altında nefes tutma şampiyonu oldu.

Suyun altında 7 dakika 14 saniye kalabildi. Bu inanılmaz bir süre.

Şu anki dünya şampiyonu Stephan Mifsud suyun altında 11 dakika 35 saniye kalmıştı.

Alain bu sporu yapmaya yedi yaşında itibaren bir Lyon kulübü olan Cyrnea’da başlamış.

Peki apnea nedir?

ALAIN RICHOUD: “Fizik gücünü dinamik apne ile denkleştirmek ve statik apne ile de rahatlamak.
Rugby de oynadıktan sonra, bu sporun komple bir spor dalı olduğunu düşünüyorum. Hoşuma giden spor dalı bu. Her durumda kendi hakkınızda çok şey öğreniyorsunuz. Çok öğrenme imkanı tanıyan apne mi emin değilim tam olarak. Ya da onunla beraber devam eden girişimler mi? Örneğin sofroloji.
Varolan bi içe bakış var. Aranan değil ancak keşfedilen bir içebakış. Kendinizi öğreniyorsunuz”.

Alain önümüzdeki Kasım ayında Türkiye’de Antalya’da düzenlenecek olan Avrupa Apne Şampiyonası’na katılacak.

Apnenin aşırı bir spor olarak nitelenmesinde haklılık payı var mı, sorusuna cevap arıyoruz.

Lyon su sporları tesisi Les Vagues’da eski dünya şampiyonu olan ve kırdığı rekorlarla tarihte önemli izler bırakan Umberto Pelizzari ile birlikteyiz.

UMBERTO Pelizzari: “Apne sırasında, nefes almazsınız. bu yüzden apnenin kendini sınırlarını aşmak isteyen kişilerin işi olduğuna inanılır. Buna bizi inandıran mental unsur da bu yüzden çok önemlidir.”

- “Herkes deneyebilir mi?”

Umberto Pelizzari: “Evet. yukarıdan aşağıya doğru alıp vermenin imkansızlığı nedeniyle sınırlanmış olabiliriz. Suyun basıncı zarı içeriye doğru iter. Akciğerlerdeki havayı alıp zarlara doğru itmemiz gerekir.”

Bu sporu yapanlar, büyük maviliklere dalmanın muhteşem ve etkileyici bir duygu olduğunu bilirler.

Birkaç on yıl geriye gittiğimiz zaman, 50 metreden derine inilmesinin mümkün olmadığını ve su basıncının akciğerleri parcalayacağını düşünenler vardı. Ancak şimdi kan değişimi sayesinde durum böyle değil.
“Yaşamsal organlar olmayan kol ve bacaklardan çekilen kan, göğse doğru hücum eder ve akciğerin çalışmasını düzenler. Kan sıvı olduğu için sıkışmaz. Bu nedenle de akciğerler baskı altında kalmaz ve derinlere inebiliriz.”

English: (http://en.wikipedia.org/wiki/Blood_shift
Kan plazmaso akciğerdeki kan damarlarını doldurur ve hacmi azaltır. bu adaptasyon olmadan 30 metreden daha derin yerlerde insan akciğeri ezilir ve duvarlarına yapışır. Kalıcı hasar bırakır.

Yıllar geçtikçe ve çalışmalar ilerledikçe, insanoğlu önemli derinliklere inebildi. Sınırları yeniden mi çiziyoruz?

Pelizzari: “Tıp, apne konusundaki yaklaşımını değiştirdi. İnsanoğlunun çeşitli durumlara adapte olabileceği sonucuna vardı. Günümüzde insanın 300 metre derinliğe kadar inebileceği belirtiliyor.”

Memeliler arasında, insan da dahil olmak üzere, suyun altında kardiyak ritminin zayıfladığı gözlemleniyor. 100 metre derinlikte Pelizzari’de dakikada kalbinin 10 kez attığı kaydedildi.

- “Günün birinde yunus adamlar olabilir miyiz?”

- “Hayır, yüzmek ve suyun altında nefes almak için değil, toprak üzerinde nefes almak ve yaşamak üzere yaratılmışız. Hiçbir zaman yunuslara dönüşmeyeceğiz. Ama bazı adaptasyonlar yaşayabiliriz, suyun altında daha uzun süre kalıp, apne hislerini daha güzel alabilmek için
geliştirebiliriz kendimizi.”

Editörün Seçtikleri

Bir sonraki konu
Kirli para sağlığı bozuyor

Bilim-Teknik

Kirli para sağlığı bozuyor