Son Dakika

Okunan haber:

Prof. Kupchan: Romney dış politikada II. George W. Bush olacaktır


Insight

Prof. Kupchan: Romney dış politikada II. George W. Bush olacaktır

Mitt Romney, Başkan Barack Obama’yı koltuğundan edip Beyaz Saray’ın yeni patronu olabilecek mi?

Bu soruya Washington DC’de bulunan Georgetown University, Uluslararası İlişkiler Profesörü Charles Kupchan’la yanıt aradık.

James Franey(euronews):
“Professeur Kupchan, yalnızca birkaç hafta önce uzmanların büyük bölümü Mitt Romney’ye hiç şans tanımıyordu. Ne değişti de Romney büyük bir hamleyle yarışa ortak oldu?”

Prof. Charles Kupchan:
“Romney’yi yeniden yarışa ortak eden üç noktadan bahsedebiliriz. İlk olarak Wisconsin’den Mr. Ryan’ı yardımcısı olarak seçmesi parti tabanında büyük yankı buldu, muhafazakarları ateşledi diyebiliriz. Böylece daha çok destek vermeye, fon sağlamaya başladılar ve böylece de denge sağlanmaya başladı.

İkinci önemli nokta da televizyondaki ilk tartışma programı oldu. O güne kadar Romney’nin kampanyasının başarısız, kendisinin de yetersiz olduğunda herkes hemfikirdi, fakat Romney bu programda çok kişiyi şaşırtmayı başardı.

Son olarak bence üçüncü nokta da 2. ve 3. televizyon tartışmaları oldu. Bunlarda Romney daha ılımlı bir kimlik ortaya koydu. Kampanyada hiç gösterilmediği kadar merkezde göründü ve böylece merkezdeki seçmene temas etmiş oldu. Zaten kesin sonuçta bu seçmen grubunun etkili olacağını söyleyebiliriz.”

euronews:

“Peki gerçek Mitt Romney hangisi? Kazanacak olursa biz Beyaz Saray’da ılımlı aday ve vali Romney’yi mi göreceğiz yoksa kendisine yardımcı olarak “şahin” Paul Ryan’ı seçen Romney’yi mi?”

Kupchan:

“Bu soruya cevap vermek kolay değil, doğrusunu da kimse bilmiyor. Spekülasyon yapacak olsaydım, şunu söyleyebilirdim: Ekonomide en sağda yer alacak. Yani devleti küçültecek, vergileri azaltacak. Bu bakışa göre kamunun eli ekonomi için bir sorundur.

Sosyal politikalar yönündense daha çok merkezde olacağını düşünüyorum. Kürtajla ilgili, göçle, bireysel silahlanmayla ya da eşcinsel evliliklerle iigili büyük tartışmalara girmeyecektir

Dış politikaya gelinceyse ikinci bir George W. Bush olacağını öngörebiliriz. Tek kutupluluktan yana olup savunma harcamalarını da arttırmak isteyecektir, fakat bunu yapabileceğini sanmıyorum. Çünkü dünyanın geri kalanında büyük bir muhalefetle karşılanacaktır. Partinin şahinleri de kamu harcamalarının azalmasını bu kadar çok isterken savunma harcamalarında bir artış istemeyeceklerdir.”

euronews:
“Capitol Hill’de gördüğümüz bu kutuplaşma Amerikalıların görüşünü sizce ne derece yansıtıyor? Amerikan basınındaki maviye karşı kırmızı hikayesi ne kadar gerçek?”

Kupchan:

“Bence ülke 19. yüzyıldan beri görmediğimiz bir biçimde ve derin bir şekilde bölündü. Hele ki II. Dünya Savaşı’ndan sonra Amerika Birleşik Devletleri’nin siyasi sistemi Demokratlarla Cumhuriyetçiler arasında böylesine bölünmemişti. Ve ilginç olan bir nokta da bu ayrışma yalnızca iç politikada değil dış politikada da çok belirgin. Fakat ben farklılığın bu çapta olmasının temelinde ekonominin olduğunu düşünüyorum. Orta sınıf Amerikalılar 20 yıldır ekonomide umdukları payı alamıyorlar. Birleşik Devletler belki de endüstrileşmiş ülkeler arasında gelir dağılımının en dengesiz olduğu ülke konumunda. Bu tablodaki kutuplaşma da 1930’lardan beri bu kadar fazla olmamıştı.

Buna göre gelecek başkan için ekonominin nasıl yeniden canlanacağı ve orta sınıfın nasıl güçlendirileceği kilit önem taşıyor. İşte bunlar başkan Demokrat da olsa Cumhuriyetçi de olsa ideolojik bölünmeleri azaltması ve yönetimde bir birlik sağlayabilmesi için kaçınılmaz ön koşullar olarak görünüyor.