Son Dakika

Okunan haber:

Ian Bremmer: ABD ekonomisi 40 yıldır düşüşte


Insight

Ian Bremmer: ABD ekonomisi 40 yıldır düşüşte

Amerikan ekonomisi 2008’de yaşanan krizin ardından yavaş yavaş toparlamaya başladı.

Uzmanlara göre Amerika’daki başkanlık seçimi ağırlıklı olarak ekonomi öncelikli olacak.

Euronews muhabiri Ali Sheikholeslami, konuyu Eurasia Group adlı düşünce kuruluşundan Ian Bremmer ile görüştü:

Amerikan ekonomisinde toparlanma sinyalleri olduğunu söylüyorsunuz. Yani bir kıpırdanma söz konusu. Ekonomi gerçekten doğru yolda ilerliyor mu?

Ian Bremmer:

“Bu kimin açısından baktığınıza bağlı. Eğer ülkenin en zengin yüzde 10’luk sınıfındansanız ya da üst düzey yöneticiyseniz Amerikan ekonomisi sizin için yolunda demektir. Yani makro ekonomi açısından böyle. ABD neredeyse masrafsız borçlanabiliyor, insanlar orayı güvenli liman olarak gördüğü için hala borç verebiliyor. İşsizlik rakamları yüksek seviyelerde olmasına rağmen orta sınıf
Amerikalıların yaşam koşulları şimdilik normal seyrinde. İmkanları var, çocukları da imkan sahibi olacak. Ama uzun vadede durumun kötüye gideceği yönünde bir düşünce hakim. Pozitif tarafından bakarsak, Amerika düşüşte değil hatta bazı açılardan 2008’deki mali kriz öncesinden daha sağlam durumda. Olumsuz tarafından bakarsak Amerikan ekonomisi son kırk yıldır bir gerileme sürecinde. Bu durum Amerikan ekonomisinin nasıl olduğuyla ilgili sorunuzu cevaplamamı oldukça zorlaştırıyor.”

euronews:

Başkan Obama işsizlik rakamlarını düşürmek ve otomotiv endüstrisine destek vererek kurtarılmasını sağlamak süretiyle seçimlerde fayda sağlamayı umuyor. Bunun neticesini alabileceği konusunda iyimser misiniz?

Ian Bremmer:

“Obama şu anda kendi döminde yaşanan ekonomik sıkıntılara karşı eskisine göre daha dayanıklı. Bu kısmen işsizlik rakamlarının gerilemesi sayesinde oldu. Gerçi bu her ne kadar onun istediği seviyeye gelmemiş olsa bile. Kısmen de Merkel sayesinde Avrupa’nın dağılmamış olması yardımcı oldu. Aynı zamanda Yüksek Mahkeme’nin Obama’nın sağlık reformuna onay vermesi de bir etken.”

euronews:

Mitt Romney Çin’in para birimiyle alakalı konuşunca Çin’den kur politikasını değiştirmesini isteyeceğini söylüyor. Bu gerçekten olabilir mi?

Ian Bremmer:

“Elbette isteyebilir. Her zaman istenebilir. Benim annemin de dediği gibi ‘istemek güzeldir’ ama ona sahip olmak daha güzeldir. Amerika Birleşik Devletleri’nin bu konuda Çin üzerinde bir yaptırım gücü yok. Çin’in parası Obama yönetimi boyunca yaklaşık yüzde 11 oranında değerlendi. Bunu Obama onlardan istediği için yapmadılar. Her ne kadar böyle algılansa da öyle değil. Çinliler, aldıkları karar kendileri için de iyiyse bu yönde karar alıyorlar. Sürekli arttırdılar ve mütevazı davrandılar. Son yıllarda kur politikasında çok istikrarlı oldular. Bunun devam edeceğinden endişeliyim.”

euronews:

Sandy kasırgasının zararlarının yeniden onarılması konusunda yapılacak harcamada Obama ile Romney arasında nasıl bir farklılık olacaktır?

Ian Bremmer:

“İster Obama ister Romney kazansın, paranın nasıl harcanacağı konusunda ciddi bir farklılık olmayacaktır. Şunu aklımızdan çıkarmayalım, Demokrat Parti ile Cumhuriyetçi Parti arasında ciddi bir fark yok. Amerika’da iki parti var ve her ikisi de oldukça merkezci, aynı özel çıkarlar, aynı şirketler ve hakeza. Amerikalılar ekonominin istikrarlı olmasını, sağlam işleri olmasını istiyor. Aynı zamanda düşük vergi ödemeyi, işe yarar bir sağlık reformu olmasını istiyor. Bunlar çok temel ihtiyaçlar. Yani Amerikalıların hayatını kaybettiği Afganistan değil. Romney Cumhuriyetçi Parti’nin ulusal kongresinde adaylığını ilan ederken Afganistan’dan bahsetmedi bile. Neden? Çünkü bu konuyu gündeme getirse seçilemeyeceğini biliyor. Amerikan dış politikasının tartışıldığı son düelloda bile adaylar ulusal meseleleri ön planda tutmayı tercih ettiler.”

Prof. Kupchan: Romney dış politikada II. George W. Bush olacaktır

Insight

Prof. Kupchan: Romney dış politikada II. George W. Bush olacaktır