Son Dakika

Okunan haber:

Mavi Marmara’da söz yargının


Türkiye

Mavi Marmara’da söz yargının

31 Mayıs 2010 sabahı Doğu Akdeniz’de yaşanan Mavi Marmara baskını üzerinden iki buçuk yıl geçmesine rağmen gündemdeki yerini koruyor. Olay bir yandan Türk-İsrail ilişkilerinin düzelmesinin önündeki en büyük engel olarak dururken bir yandan yaşanan insani kayıpların sorumluluğunun ortada kalmasının sıkıntıları yaşanıyor.

İsrail tarafında yapılan soruşturma sonunda İsrail askerlerinin meşru müdafaa yaptıkları sonucu çıkmıştı. Türkiye ve İsrail’in reddettiği Palmer Raporu’nda ise “İsrail askerlerinin Mavi Marmara’yı denetim altına alırken ki güç kullanımından doğan ölümler ve yaralanmalar kabul edilemez. Dokuz yolcu İsrail askerleri tarafından öldürüldü, bir çok kişi de askerlerce ciddi biçimde yaralandı. İsrail tarafından komisyona dokuz kişinin ölümünden hiçbiri ile ilgili tatmin edici bir açıklama sunulamadı. Adli tıp raporuna göre ölenlerin çoğunun defalarca, yakın mesafeden, sırtından vurularak öldürülmesi ile ilgili olarak İsrail tarafından yeterli, maddi delillere dayanan açıklama yapılmadı” tespitleri vardı.

Şimdi söz sırası Türk yargısında. 37 ülkeden yaklaşık 490 kişinin suçlamaları dolayısıyla dönemin İsrail Genelkurmay Başkanı Gabi Aşkenazi, Deniz Kuvvetleri Komutanı Eliezer Alfred Maron, Hava Kuvvetleri İstihbarat Sorumlusu Avishay Levi ve İsrail İstihbarat Başkanı Amos Yadlin “firari sanık” olarak yargılanacaklar.

İHH Avukatlarından Gülden Sönmez, davadan adalet beklediklerini söyledi. Sönmez, “Bu sadece bir cinayet davası değil. Diğer işlenen suçları da yargı önüne getiriyoruz. Dava sürecinde hem sanıkların hem de müştekilerin sayısı artacaktır. Biz İsrail7den yaptığı eylemin sorumluluğunu almasını istiyoruz. İsrail çevresinde oluşturulan dokunulmazlık zırhını kırmak istiyoruz. Adalet istiyoruz” diyor.


Hiit is moshe kamhi

Peki ama sanıklar bu davada suçlu bulunursa ne olacak? Onları etkileyen bir durum olacak mı? Sönmez’e göre bu liderler daha şimdiden bazı sıkıntılar yaşıyorlar. Suçluların iadesi kapsamında Türkiye’ye iade edilmeleri olasılığına karşın İsrail’den dışarı çıkamıyorlar. Hareket serbestileri kısıtlanmış durumda.

Davanın öte tarafında ise İsrail var. Euronews’a bir açıklama yapan İsrail’in İstanbul Başkonsolosu Moşe Kamhi öncelikle Mavi Marmara olayına “bir grup sorumsuz insanın” yol açtığını savunarak, “amaç Gazze’ye yardım götürmek olsaydı Mavi Marmara gemisi Aşdod limanına yanaşır, burada incelenir, daha sonra içindeki tüm yük olduğu gibi Gazze’ye taşınabilirdi” diyor. Kamhi, İstanbul’daki dava ile ilgili ise “şu ana kadar İsrail’de suçlanan bu kişilere herhangi bir bildirim yapılmadığını, hiçbirinin görüşlerine başvurulmadığını, tebligat yapılmadığını” belirtiyor. Kamhi “Normalde insanlar suçlandığında kendilerini müdafaa edecekleri bir ortam sağlanır. Ben bu süreci anlamakta zorlanıyorum” diyor.

Yargılamaya uluslararası basın da daha şimdiden büyük ilgi gösteriyor. Görünüşe göre Mavi Marmara olayı daha uzun süre Türkiye’nin, İsrail’in ve Ortadoğu’nun gündemini meşgul edecek. Eylemlerin yeni adresi ise İstanbul Adalet Sarayı olacak.

Bora Bayraktar, İstanbul