Son Dakika

Okunan haber:

Sınır ötesi ticari davalar için Avrupa prosedürü


Avrupa

Sınır ötesi ticari davalar için Avrupa prosedürü

Bu bölümde Estonya’da, alacaklı olan ya da ödeme karşılığında ürün ve hizmet alamayan tüketicilerin önlerinde, haklarını korumak için ne tür seçenekler olduğunu inceliyoruz. Sonrasında yolumuz Roma’ya düşüyor. Avrupa Asliye Mahkemesi Davaları Prosedürü ile bilinç uyandırmaya çalışan tüketici gruplarını ele alıyoruz.

Meseleleri kendi başınıza, telefon, elektronik posta ya da yüz yüze görüşme yoluyla çözemediğinizde diğer seçeneklere yönelmek gerekebilir. Bazı durumlarda bireylere ücretsiz destek veren tüketici haklarını koruma örgütleri ya da sivil toplum kuruluşlarıyla temasa geçmek en doğru yol olabilir. Ancak, özellikle de sorun başka bir Avrupa Birliği ülkesinde ikamet eden biriyle yaşandıysa çözüm garantisi olmayabiliyor.

Estonya’da görüştüğümüz Öğretmen Jelena Kapura, internet üzerinden Hollanda’dan sipariş vererek alamadığı ürünler üzerinden kaybettiği 370 Euro’yu geri almak için mücadele verdiğinden söz ediyor: “Çok çok öfkeliyiz. Neredeyse biletimizi alıp Hollanda’daki dükkanla görüşmeye gidecek durumdayız. Ama ne yazık ki bunu yapamayız. Mümkün olsaydı yapardık. Sürekli birilerini arayıp elektronik posta göndermekten çok yorulduk. Tükenmiş haldeyiz ve paramızı kaybettiğimiz için üzgünüz. Bu ailemiz için büyük bir meblağ ve bizi üzüyor. O şimdi parayı aldı ve dükkanını işletmeye devam ediyor. Biz ise Estonya’da oturup buradan hiçbir şey yapamıyoruz.”

Sınır ötesi anlaşmazlıkları çözmeye yarayan, henüz pek tanınmayan bir yöntem var. « Avrupa Asliye Hukuk Mahkemeleri Davaları Prosedürü », üye ülkelerdeki Asliye Mahkemeleri’nin bir benzeri olarak 2009 yılında yürürlüğe girdi. Söz konusu mahkemeler, maliyeti 2000 Euro’nun altında olan davalara bakıyor. Uzmanlar, anlaşmazlıkları çözmenin ucuz, hızlı ve basit bir yolu olan bu mahkemenin yurt dışında dava açmayı kolaylaştırırken belgelerin çevirisine ihtiyaç duyacağına dikkat çekiyor. Avrupa Tüketici Merkezi Estonya Şubesi Müdürü Kristina Vaksmaa, vatandaşların da prosedür konusunda bilgilendirilmesi gerektiğini dile getiriyor: “Avrupa Birliği’nin hukuk sisteminde Asliye Hukuku Mahkemesi Davaları Prosedürü’nün önemli bir rolü var. Ne yazık ki bu şu anda Estonya’da olması gerektiği gibi işlemiyor. Henüz erişimi zor ve sıradan vatandaşın gücü buna yetmiyor. Vatandaşların bu konuda pek bir bilgisi yok. Ama bence bu sınır ötesi tüketici şikayetlerini çözmek için gerekli bir araç. Çünkü her geçen gün sorun çıkaran satıcılarla karşılaşıyoruz ve meseleyi çözmenin tek yolu mahkemeye başvurmak oluyor.”

Avrupa Tüketici Merkezleri Ağı, son raporunda sınır ötesi davalarda geliştirilmesi gereken noktalara dikkat çekiyor. Kişilerin bu konuda bilgilendirilmemesinin ötesinde bazı yargıçlar ve mahkemeler dahi henüz Avrupa Asliye Mahkemesi Davaları Prosedürü’nden, hukuki çevirilerin maliyetinden ve hükümlerden haberdar değil. Brüksel’in bu konudaki mesajı oldukça açık: Vatandaşların haklarını savunmalarını kolaylaştırmak gerekiyor.

Estonya’da Avrupa Asliye Hukuk Mahkemeleri Davaları Prosedürü’ne tabi tutulan henüz 1 dava olduğundan söz ediliyor. Davaya bakan yargıç Meeli Kaur ile görüştük. Kaur, yeni yasanın zamanla rağbet göreceğini ümit ettiğini belirtiyor: “Çok etkili. İnsanlar bu yola başvurmalı. Bunun çok daha az maliyetle işe yarama şansı çok yüksek. Ayrıca süreci basit hale getiren şu ki, tüketicinin her tür hukuki detayı bilmesi ve avukat tutması gerekmiyor.”

Avukata ihtiyaç duyulmaması ve davaların farklı ülkelerde açılabilmesi sistemin başlıca avantajları arasında yer alıyor. Brüksel’de, tüketicileri prosedürden yaralanmaya teşvik etmek için daha çok çaba verilmesi gerektiği görüşü hakim. Ayrıca 2000 Euro üst sınırının da gelecekte tartışmaya açılması planlanıyor.

Ancak Avrupa Asliye Mahkemesi Davaları Prosedürü’ne her anlaşmazlıkta başvurulamıyor. Örneğin devletin yükümlülüğüne giren idari konular prosedürün kapsamı dışında. İş kanunu ve rüşvet ve benzer davalar da prosedürün dışında tutuluyor. Mali şikayetler dahil olmak üzere kira sözleşmeleri ve sosyal sigorta, evlilik, nafaka ve veraset işlemleri konularında da bu prosedürden faydalanılamıyor.

İtalya, tüketici gruplarının prosedür konusunda bilinç uyandırmaya çalıştığı ülkelerden biri.,
Burada görüştüğümüz uzmanlar en küçük meblağlardaki kayıpların dahi hesabının sorulması gerektiği görüşünde.

Anna Lo Prete, Fransa’dan satın aldığı, hatalı üretilen masa örtülerinden dolayı şikayette bulunduğunu anlatıyor. 59 Euro değerindeki mallar için dava açmak mümkün olmadığından bir tüketici derneğine başvurduğunu ifade ediyor: “Müşteriye her zaman iyi davranılması gerektiğine inanıyorum. Kabaca tavırlarla bir kenara atılmamalılar. Korkunçtu. Çünkü bana inanmadılar. Ürünlerin defolu olduğuna inanmadıklarını söyleyerek beni geri gönderdiler. Mesele ödediğim 59 Euro değil, prensip meselesi. Müşteriye her zaman inanmanız gerek. Üstelik fatura da masa örtüleri de yanımdaydı.”

Konuyu çözmeyi başaran Roma’daki Avrupa Tüketici Merkezi oldu. Merkez, uzlaşmanın sınır ötesi sorunları çözmenin en etkili yolu olduğuna dikkat çekiyor. Şu günlerde birçok ülkede konunu medyaya yansıması üzerine duruluyor. Ancak usulsüzlüklerin önüne geçmek için hukuki yollara başvurmaya ihtiyaç duyuluyor. Merkezin Roma şubesinin başkanı Federico Vicari, tüketicilere asla vazgeçmemeleri çağrısında bulunuyor: « Tüketici haklarına saygı duyulan bir ortamda yaşamayı dileyen tüketiciler için en önemli şey kendilerini güvence altında hissetmek. Kişilerin haklarını savunmaktan vazgeçmeleri,piyasada düzgün iş yapmayan şirketleri cesaretlendiriyor. Tüketicilere verdiğimiz başlıca tavsiye, kendi haklarını korumaktan asla vazgeçmemeleri.” Avukat Maria Pisano ise ulusal hukuk sistemlerinin üstünde yer alan prosedürü tüketicilere tavsiye ediyor: « Yasal meselelere karışmak konusunda yeterli beceriye sahip değiliz. Hukuk üstü bir eylem yürütüyoruz. Bu nedenle tüketici hukuki yollara yöneldiğinde ve mahkemeye başvurmaya karar verdiğinde bu prosedürü tavsiye ediyoruz.”