Son Dakika

Okunan haber:

AB uzay araştırmalarına nasıl bütçe ayırıyor?


Avrupa

AB uzay araştırmalarına nasıl bütçe ayırıyor?

Kimi Avrupa halkları ekonomik krizin derinliklerine doğru ilerlerken bazıları Oscar Wilde’ın deyimiyle “gözlerini yıldızlara çeviriyor.” Her şeye rağmen insanoğlunun uzayı inceleme hevesi devam ediyor, ancak bunun amacı ve maliyeti tartışma konusu. Konuğumuz, Avrupa Uzay Ajansı Genel Direktörü Jean-Jacques Dordain, sorularınızı yanıtlıyor.

Alex Taylor:

“Siz yıldızları sıklıkla inceliyorsunuz.”

Jean-Jacques Dordain:

“Evet, inceliyorum. Bu bana iyi geliyor, beni dinlendiriyor.

Alex Taylor:

“Yalnızca yönetmiyorsunuz, aynı zamanda inceliyorsunuz.”

Jean-Jacques Dordain:

“Evet, inceliyorum. Bu, çok önemli. Tabii ki direktör olduğum için uzay görevlerini yönetiyorum ama halen daha hayal kuruyorum.”

Alex Taylor:

“Peki. I Talk’un kuralı kısa sorulara kısa yanıtlar vermek. İlk sorudan başlayalım.”

Carlos, İspanya:

“Avrupa’yı etkisi altına alan bu ekonomik kriz döneminde uzay araştırmalarına bu kadar bütçe ayırmak mantıklı mı?”

Alex Taylor:

“Bütçenizin 4 milyar Euro olduğunu okumuştum. Uzay incelemelerine yatırım yapacak gücümüz var mı?”

Jean-Jacques Dordain:

“Sonuçta 4 milyar Euro’yu Avrupa nüfusuna böldüğünüzde yılda kişi başına 10 Euro anlamına geliyor.”

Alex Taylor:

“Yine de çok pahalı.”

Jean-Jacques Dordain:

“Oldukça pahalı olabilir ama Avrupa’da farkına varmadan uydular olmaksızın yaşayabilecek tek bir vatandaş yok. Uzay günlük hayata hizmet ediyor. Kısacası, sadece yıldızları incelemiyoruz; uzay dünyadaki yaşamı iyileştirmeye yarıyor.”

Alex Taylor:

“Bütçenizin nasıl oluştuğunu bize biraz açıklayın. Doğrudan ülkeler mi ödeme yapıyor? Çünkü sadece Avrupa Birliği ülkeleri değil, İsviçre ve Norveç gibi ülkeler de Avrupa Uzay Ajansı üyesi.”

Jean-Jacques Dordain:

“Evet, Avrupa Uzay Ajansı 20 üyesi olan uluslararası bir ajans. Üyelerinden 18’i Avrupa Birliği ülkesi, diğer ikisi değil. Onlar da İsviçre ve Norveç. Ajansın bütçesinin 3 milyar Euro’luk kısmı üye ülkelerden geliyor. Geri kalan 1 milyar Euro ise Avrupa Komisyonu tarafından ödeniyor, çünkü biz aynı zamanda, özellikle de Galileo projesi için, Komisyon adına çalışıyoruz.”

Alex Taylor:
I talk’ta Sayın Dordain’e ikinci sorumuzu alalım.

Charline, Belçika:

“İyi günler. Adım Charline. Belçikalıyım. Sorum şu: Önümüzdeki yıllarda Mars dışında bir gezegene gidilmesi üzerine bir proje var mı?”

Jean-Jacques Dordain:

“Bu sıralar Mars üzerine projelerimiz var. Biri 2016 diğeri 2018 yılında yapılmak üzere, Mars’a iki tane görev hazırlığı içindeyiz.”

Alex Taylor:

“Biz derken Avrupalıları kastediyorsunuz. Mars’a tek başımıza gidebilir miyiz, yoksa bunun için Amerikalılara ya da Ruslara mı ihtiyacımız var?”

Jean-Jacques Dordain:

“Bu konuda Ruslarla iş birliği içindeyiz, çünkü artık ilk bayrağı dikmek için gezegenlere gitme devri kapandı. Artık yeni gezegenlerin keşfi ya da incelenmesi uluslararası işbirliğiyle, güçlü uzay ajanslarının bir araya gelmesiyle yapılıyor. Biz derken Avrupalıları kastediyorum. Biz, Amerikalılarla, Ruslarla, Çin ile, Japonya ile işbirliği içinde çalışıyoruz.

Mars yüzeyine 2018 yılında başlayacak bir yolculuğa yönelik projemiz var. Bu görev çok önemli çünkü ilk kez Mars’ın yüzeyi 2 metre derindiğinde kazılarak halen biyolojik yaşamdan izler olup olmadığına bakılacak. Derinliklere inilecek. Aradığımız şey, her ne tür olursa olsun, yaşam izi. Çünkü öncesinde Mars’ta bol miktarda su olduğunu, atmosferin varlığını biliyoruz. Amaç, Mars’ta yaşama dair izler olup olmadığını öğrenmek.”

Alex Taylor:

“I Talk’ta uzay üzerine yeni bir soru alalım.”

Martin, İskoçya:

“Ben Martin Lang. İskoçyalıyım. Sorumu soruyorum: Avrupa’da ekonomik işbirliği ve buna ihtiyaç duyulması konularında yoğun tartışmalar basına yansıdı. Bunun uzay ve uzay araştırmaları konusunda da doğru olduğunu düşünüyor musunuz? Sizce Avrupa için uzay konusunda bir kader briliğinden söz edebilir miyiz? Yoksa devletler olarak tek başımıza mı hareket etmeliyiz?”

Alex Taylor:

“Avrupa Birliği’nde olduğu gibi, ajansa üye devletler arasında bütçe konusunda anlaşmazlıklar var mı?”

Jean-Jacques Dordain:

“Bildiğiniz gibi işbirliği her zaman zordur. Ayrı ayrı çalışmak her zaman daha kolaydır. Ancak en azından uzay konusunda birlikten kuvvet doğduğunu gösteriyoruz, çünkü Avrupa’da uzay görevlerinin birçoğu günümüzde ortaklık yoluyla yapılıyor. Bu Avrupa Uzay Ajansı yoluyla ya da Avrupa Birliği yoluyla olduğu gibi, üye ülkeler arası ikili ya da üçlü ortaklıklar yoluyla da olabiliyor.
Artık uzay alanında ulusal programlar neredeyse yok denebilir, çünkü uydular sınırları aşıyor. Bu nedenle uzay aracılığıyla Dünya üzerine daha küresel bir bakış yakalayabiliriz. Uluslararası işbirliği bu yüzden çok önmeli ve ben uzayın başarıyı yakalayan bir Avrupa imajı yarattığını düşünüyorum.”

Alex Taylor:

“Basit ama önemli bir soru alıyoruz.”

Mathieu, Fransa:

“Ben Marsilya’da Mathieu. Avrupa Uzay Ajansı’nın günlük hayatımızdaki işlevi nedir?”

Alex Taylor:

“Basit, demiştim. İşlevi nedir?”

Jean-Jacques Dordain:

“Pekala. Üç işlevi var: İlki, bilginin sınırlarını zorlamak. Gezegenlere, Mars’a ya da Venüs’e baktığımızda, bizi asıl ilgilendiren gezegenler değil, Dünya’nın geleceği. Dünya gezegenlerden yalnızca bir tanesi ve Mars’ı ve Venüs’ü inceleyerek Dünya üzerine daha çok bilgi ediniyoruz. Sera etkisi, Dünya’da anlaşılmadan önce, Venüs’ün atmosferinde keşfedildi. Dolayısıyla öncelikle bilgi. İkinci olarak rekabet. Çünkü eşsiz teknolojiler üretiyoruz ve bu teknolojiler sanayide rekabeti arttırıyor. Son olarak, tüm vatandaşlara hizmet. Meteoroloji, yer bildirim ve telekomünikasyon hizmetleri… Avrupa vatandaşları farkında olmasalar da uydular olmadan yaşayamazlar. Bu da uzayın çok işe yaradığını gösteriyor.”

Alex Taylor:

“Kazakistan’dan bir sorumuz var. Nurtay’ın sorusu’nu okuyorum: “Galaksinin sınırları var mı, yoksa galaksi sınırsız mı? Bu zor bir soru. Sizin fikrinizi almak istedim.” Nurtay, çocukluğundan beri bu soruyu sorduğunu dile getiriyor. Ancak şimdiye dek yanıtını alamadığından bahsediyor. Açık bir soru.”

Jean-Jacques Dordain:

“Galaksi, yıldızlar bütünüdür. Dolayısıyla mutlaka bir sonu, bir sınırı vardır, yani sınırsız olmaması anlamında… Ama belki de soru tamamen galaksiye dair değil, galaksiler bütününden oluşan evrenle alakalı. Evrenin sınırları yok, ama sonsuz da değil. Bunu açıklamak pek kolay sayılmaz ama uzmanlar bana bir balonun üzerine yürüyen bir karınca hayal etmemi önermişlerdi. Karınca herhangi bir sınırla karşılaşmaz ama sonu olan bir yüzeyde gezinir. Bence de evreni böyle tanımlamak gerek. Ancak sizi rahatlatmak için söyleyeyeim, daha evrenin %97’sini tanımıyoruz. Evren üzerine bilgimiz çok çok sınırlı. Bu nedenle şimdi dediklerimi 100 yıl sonra yüzüme vurmayın.”

Alex Taylor:

“Umarım Nurtay bu cevaptan memnun kalmıştır. I Talk’ta son sorumuz alalım. Finlandiya’da Sarang, krizin Galileo projesi üzerinde etkisi olup olmayacağını, olursa nasıl bir gecikme yaşanacağını öğrenmek istiyor.”

Jean-Jacques Dordain:

“Gecikme olmayacak. Galileo’nun 4 uydusunu çoktan yörüngeye gönderdik. Bu nedenle Galileo artık gerçek oldu. 4 uydu yörüngede ve 2014 yılı geçmeden 18 Galileo uydusunun daha uzaya gönderilmesinden sorumluyum ve bunu yapacağız.
Ekonomik krizin bunun üzerine bir etkisi yok çünkü endüstriyel anlaşma imzalandı ve ikinci neden şu: Galileo uydu grubunun ekonomik değeri çok yüksek. Ulaşım sisteminin büyük ölçüde iyileşmeisne katkıda bulunacağı için Galileo projesinin ekonomik değeri çok büyük. Ekonomik kriz bizi, her bir Euro’yu harcarken daha dikkatli olmaya itiyor ve Avrupa Komisyonu ile tam da bunu yapıyoruz.”

Alex Taylor:

“Sayın Dordain. İçten bir yanıt bekliyorum: Evrende bizimki dışında hayat var mı?”

Jean-Jacques Dordain:

“Ben bundan eminim, çünkü istatistiksel olarak evrende tek bir yerde yaşam olmasının bir mantığı yok. Bundan daha 15 yıl önce güneş sistemi dışında hiçbir gezegeni tanımıyorduk. Şimdi ise 2 haftada bir yenisini keşfediyoruz. Bu nedenle şimdi bundan eminiz ki, evrende bir sürü gezegen var ve başka bir yerde, başka bir gezegende yaşam olmaması şaşırtıcı olur. Kuşkusuz bu Dünya’daki yaşam türü gibi olmasa da bir çeşit yaşama işaret ediyordur.”

Alex Taylor:

“Sayın Dordain, Euronews’ta programımıza konuk olduğunuz için çok teşekkür ederiz. Hepinize sorularınız için teşekkür ederim. I Talk’un bir başka bölümünde Brüksel Avrupa Parlamentosu stüdyolarında buluşmak dileğiyle.”