Son Dakika

Son Dakika

İsrail müttefiklerini kaybediyor

Okunan haber:

İsrail müttefiklerini kaybediyor

Metin boyutu Aa Aa

İsrail Ortadoğu’da müttefiklerini bir bir kaybediyor. Ortadoğu’da askeri açıdan en güçlü ordulardan birine sahip ülke diplomaside arkasındaki desteği hızla kaybediyor. Özellikle Arap Devrimi’nin ardından bölgedeki jeopolitik dengeler adeta alt üst oldu. İsrail’in bölgedeki tek müttefiki Mısır’daki yönetim değişikliği Kahire’nin Tel Aviv’e yavaş yavaş sırtını dönemsine yol açtı.

Yeni başkan Muhammed Mursi, başbakanını Gazze’ye göndererek Mısır’ın İsrail’in yanında olmadığını açıkça gösterdi. Hisham Kandil, 16 Kasım’da Gazze’de Hamas’ı desteklediğini açıkladı.

Mısır, siyasi ve askeri dengeler açısından bölgede çok önemli bir pozisyona sahip. İsrail ve Filistin arasındaki bir ateşkes Mısır’ın alacağı kararlara bağlı. Kahire yönetimi Filistin’e olan silah akışının önünü açtığı takdirde bu durum hem İsrail hem de ABD üzerinde bir baskı yaratabilir.

Katar Emiri’nin Gazze’yi ziyaret etmesi de bölgedeki dengelerin değiştiğini kanıtlayan diğer bir örnek. Emir, Gazze’de 250 milyon Dolar’lık bir inşaat projesini başlatarak Hamas’ın artık yalnız olmadığının sinyallerini verdi. Böylece Gazze Şeridi’ne 1999’dan beri ilk defa bir resmi ziyaret düzenlenmiş oldu.

Türkiye de İsrail ile arasına mesafe koyan ülkelere katılmakta gecikmedi. Hatta Ankara, Tel Aviv’e karşı sert bir tavır takındı. Başbakan Erdoğan İsrail’in saldırılarına tepkisini verdiği demeçte açıkça gösterdi:

“Şu anda yine İsrail’deki seçimler öncesinde Gazze bir kez daha hedef haline getiriliyor. Tamamen sudan bahanelerle Gazze’de bir kez daha masum çocuklar, masum insanlar alçakça katlediliyor. Bu tamamen keyfi, tamamen gayrimeşru, tamamen hukuksuz saldırıları meşru savunma olarak nitelendirmek İsrail’i katliamlarında yüreklendirmekten başka hiçbir amaca hizmet etmez.”

İsrail ve Türkiye arasındaki ilişkiler iktidara muhafazakar AK Parti hükümetinin ikinci döneminde bozulmaya başladı. İsrail, 2010’da Türkiye’den kalkarak Gazze’ye insani yardım taşıyan Mavi Marmara gemisine silahlı müdahalede bulundu. Saldırıda bir Amerikan vatandaşı 9 Türk hayatını kaybetti.

Mısır’ın El Ahram gazetesinin yazarlarından, araştırmacı sayın Ahmed Olaiba ile birlikteyiz. Dökme Kurşun Operasyonu ile Savunma Sütun’u Operasyonu arasında dört yıl bulunuyor. Bu süre zarfında Arap Baharı ile birlikte Ortadoğu, siyasi ve stratejik planda büyük değişiklikler yaşadı. İsrail-Filistin çatışmasında ve özellikle de Hamas konusunda bu durumun etkileri olduğunu düşünüyor musunuz?

Ahmed Olaiba:
“Filistin dosyası ve Hamas hareketi üzerinde Arap Baharı’nın kesinlikle etkileri oldu. Ayrıca şunu da söylemek gerekir ki sorun bir İsrail-Filistin çatışmasından yeniden bir İsrail-Arap çatışmasına dönüştü. Değişiklik ise Mısır tarafında yaşandı. Mısır hem iki tarafla uluslararası
kamuoyu arasındaki, hem de Kahire ile diğer başkentler arasındaki pazarlıkların yönetiminde merkezi bir nokta haline geldi. Bu soruna Mısır kesinlikle aktif bir rol alarak geri döndü. Fakat ana konularda da değişiklikler yaşandı. Hamas Suriye’den çıktı ve Şam ile siyasi ilişkilerini kopardı. Suriye’deki devrime arka çıkarak Beşar Esad rejiminin desteğini kaybetti. Ayrıca İran ile Hamas arasındaki ilişkilerde de gerginlikler yaşandı.”

euronews:
“Gazze Şeridi’ne dün ulaştınız. Mısır delegasyonu ile birlikteydiniz. Gazze Şeridi’nden gönderilen roketlere yanıt veren İsarail’in başka bir hedefi olduğunu düşünüyor musunuz?”

Ahmed Olaiba:
“Evet sanırım, ‘ulusal dokunulmazlık teorisi’ ile İsrail, olayın dışındaki taraflara bir mesaj göndermeyi deniyor. Bu taraflara Arap Baharı ülkeleri de dahil. İsrail, böylece Mısır’ın tepkisini test etmek istiyor. Politika ve güvenlik konusunda yeni Mısır yönetimini anlamaya çalışıyor. Mısır ile Hamas arasında nasıl bir ilişki olabilir? Camp David Antlaşması ile oluşturulmuş İsrail ile Mısır arasındaki 30 yıllık iilişkileri etkileyebilecek bir işaret buradan çıkabilir mi? Veya bu ilişkiler Mısır Devleti’nin uyguladığı taktiğe uygun şekilde mi ilerliyor? Ve Mısır pragmatik davranarak kendi siyasi çıkarlarını daha önde tutuyor olabilir.”

euronews:
“İsrail-Filistin sorununa kesin bir çözüm bulunmadan önceki süreçte, diplomatik girişimlerin uzun vadeli bir ateşkese ya da siyasi bir çözüme ulaşması mümkün mü?”

euronews:
“Bu soruyu, Gazze Şeridi’ne gittiğimde Hamas’ın Filistinli yöneticilerine de sordum. Sanıyorum, belki de sokaktaki Filistinliler bile ‘ilk süreçte iki tarafın da ne yapacaklarını test etmelerine’ olumlu bakıyor. Ve bunun için bazı fedakarlıklar yapılması gerektiğini düşünüyor. Filistinli liderler ateşkes konusunun büyük fedakarlıklar gerektireceğini ve İsrail tarafının bunu asla kabul etmeyeceğini söylüyor. Filistin tarafı 1967’deki sınırlara geri dönülmesini ve Kudüs’ü istiyor. Bu isteğin Doğu Kudüs’ü de kapsayıp kapsamadığını sorduğumda ise bana
‘tüm Kudüs’ olarak yanıt verdiler. İşte bu yüzden burada ‘imkansız bir öneriden’ bahsediyoruz.”