Son Dakika

Okunan haber:

Patriotlar kimi tehdit ediyor?


Türkiye

Patriotlar kimi tehdit ediyor?

Türkiye uzun zamandır süren çabaları sonunda hava savunmasını güçlendirecek Patriot füzelerini Suriye’ye konuşlandırmaya hazırlanıyor. Ankara’nın bu hamlesi daha şimdiden Şam-Tahran-Moskova hattında rahatsızlığa yol açmış görünüyor. Rusya Dışişleri Bakanı Sergey Lavrov kışkırtıcı adımların silahlı bir çatışmaya dönüşebileceğini açıkça dile getirdi, bu tür adımların “bölgeyi daha da istikrarsızlaştıracağını” savundu. Haftasonu başbakan Erdoğan ile görüşen İran Meclis Başkanı Ali Laricani de benzer bir ifade kullandı ve “sınırda kurulacak bu tür bir sistem sorunları arttırmaktan başka hiç bir şeye yaramaz” dedi.

Laricani ve Lavrov’un Patriotların konuşlandırılmasını “sorun” olarak görmeleri şaşırtıcı değil. Konu İran ve Rusya için gerçekten bir sorun. Ama askeri olmaktan çok siyasi bir sorun. Çünkü bu füzeler askeri dengeleri değiştirmekten çok bölgedeki siyasi dengelerin yeniden okunması açısından önem taşıyor.

İki yıldır Suriye’de süren ve Türkiye’yi huzursuz eden iç savaş, Lübnan’daki belirsizlik, Irak’taki Şii-Kürt gerilimi, Arap dünyasındaki genel çalkantılar göz önüne alındığında Ankara’nın attığı adım sadece bir füze sisteminin ülkeye getirilmesi olarak görülmemeli.

Ortadoğu’da kartlar yeniden dağıtılıyor bunda herkes hemfikir. Üstelik bu Arap isyanlarından önce başlayan bir süreç. 11 Eylül saldırılarını takip eden süreçte ABD’nin Irak’taki rejimi güç kullanarak devirmesi, burada oluşturduğu güç boşluğu ve İran’ın Irak’taki Şiiler üzerinden bölgeye girişi en önemli değişiklikler. Buna Kürtlerin önemli bir güç olarak yükselişini de eklemek gerek. On yıllarca Sünni Arapların söz sahibi olduğu Irak şimdi farklı dengeleri temsil ediyor. Üstelik bu denge de sert çatışmalara açık. Petrol ve iktidar paylaşımı, ABD ve Rusya gibi küresel güçlerle İran, Suudi Arabistan ve Türkiye gibi bölgesel güçlerin farklı endişe ve beklentileri de buna eklenince Irak’ta yaklaşan fırtınanın şiddetini hesap etmek zor değil.
Şiddetin dizginlerinin boşaldığı Suriye ise şu an en aciliyet arz eden nokta. Molla rejiminin yakın müttefiki, Tahran ile Hizbullah arasındaki bağ Baas rejimi, İsrail ve ABD’nin askeri müdahale tehdidi altındaki İran için kaybedilemeyecek, hayati bir mevzi. Üstelik İsrail’in son Gazze saldırısı Tel Aviv yönetimi ile Washington arasındaki sıkı ilişkileri bir kez daha gözler önüne sermişken.

Moskova destekli İran-Suriye-Hizbullah ittifakı, Esad rejiminin kan kaybetmesinde en önemli unsur olarak 900 kilometrelik sınır komşusu Türkiye’yi görüyor. Gerek lojistik gerekse siyasi destek anlamında Suriye muhalefetini iki yıldır ayakta tutan güçlerin başında Ankara var. Ancak Ankara bu konuda kendini biraz yalnız bırakılmış hissediyor. Her gün sınır olayları yüzünden diken üstünde olan Türkiye gerek ABD’nin gerekse Avrupa’nın söylem dışında bir çabasını göremiyor.

Sürecin uzamasının getirdiği ekonomik kayıplara, Türkiye’nin güney sınırını etkileyen askeri tehdit eklenince kamuoyu da Suriye politikasını eleştirmeye, sorgulamaya başladı. Esad rejiminin devrilmesi çabalarında Batılı ülkelerin ve Arap dünyasının yeterli desteği göstermemesi yüzünden ihalenin Türkiye’ye kaldığı düşüncesi geniş kabul görüyor.

Türkiye’nin asıl sıkıntısı işte burada. Hükümet ikili temaslarla sonuç alamayınca ABD’nin ve diğer üyelerin desteği için NATO’yu devreye soktu. Aslında Türkiye Suriye’den kaynaklı askeri tehdide halihazırda cevap verebilecek kapasiteye sahip olduğunu gösterdi. Sınır köylerine düşen mermilere karadan top atışlarıyla cevap verildi, Suriye topçusu belli noktalarda susturuldu. Savaş uçaklarının hazır bekleyişi de Suriye Hava Kuvvetleri’ne karşı yeterli caydırıcılığı sağlamış görünüyor. Dolayısıyla Patriot füzeleri çok acil bir ihtiyaçtan çok ileriye dönük bir tedbir ve bunun ötesinde Ortadoğu’daki yeni Soğuk Savaş ortamında Türkiye’nin karşıt kampında yer alan ülkelere siyasi bir mesaj anlamı taşıyor.

Füzeler Suriye üzerinden İran ve Rusya’ya olduğu kadar Türkiye’nin kendi müttefiklerine de yüklediği bir sorumluluk. Ankara bir anlamda Batılı müttefiklerine füzelerle, “bu işin içinde birlikteyiz, bizi bu sorunla öylece baş başa bırakma lüksünüz yok, taşın altına elinizi sokmanız gerekiyor” mesajı gönderiyor.