Son Dakika

Okunan haber:

Türkiye ve Rusya Suriye için nasıl bir anlaşmaya vardı?


Türkiye

Türkiye ve Rusya Suriye için nasıl bir anlaşmaya vardı?

Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin, Türkiye’nin Moskova’dan kalkan uçağın mühimmat taşıdığı gerekçesiyle 11 Ekim tarihinde inişe zorlanması üzerine ertelediği İstanbul ziyaretini gecikmeli de olsa gerçekleştirdi. Ziyaretin süresi son anda iyice kısaltıldı ve Rus lider Türkiye’de bir günden az bir süre kaldı. Aslında ziyaretin bu niteliği bile Türk-Rus ilişkilerini anlamak için yeterli: Rusya Türk hükümeti ile aynı fikirde olmasa bile Türkiye’den vazgeçme lüksüne sahip değil. Her şeyden önce iki ülke arasında hacmi giderek artan ve dengesi Rusya’nın lehine olan ticari ilişkiler, yakın gelecekteki önemli ekonomik fırsatlar ve Türkiye’nin Ortadoğu bölgesine olan yakınlığı Moskova’nın tutumunu doğrudan etkiliyor. Aynı şekilde Türkiye’nin Rusya’ya enerji konusundaki bağımlılığı, Rusya’daki yatırımları ve Moskova’yı Batı’ya karşı zaman zaman denge unsuru olarak görmesi ne olursa olsun ilişkileri ayakta tutuyor. Hem Türkler hem Ruslar Suriye konusundaki anlaşmazlığın ilişkilere gölge düşürmemesine büyük hassasiyet gösteriyor. Bu durum Başbakan Erdoğan ve Rusya Başkanı Putin’in ortak basın toplantısına da yansıdı.
İki lider Dolmabahçe’deki Başbakanlık Ofisi’nde yaklaşık iki buçuk saat süren görüşmenin ardından salona girdiklerinde bu anlayışı her an gözler önüne serdiler. Basının sorularını yanıtlamadan önce enerji, ticaret ve kültür alanlarında bir çok işbirliği anlaşması imzalandı. Türk-Rus ilişkilerinin derinliğini ve gelişmesini gösteren anlaşmaların imza törenlerinden sonra iki lider görüşlerini açıkladı.
İlk sözü alan Başbakan Erdoğan’ın ikili ilişkilere yaptığı vurgu, ticaret hacmini 100 milyar dolara çıkartma hedefini ortaya koyması Ankara-Moskova hattındaki ilişkilerin temel eksenini bir kez daha ortaya koydu.
Konuşmasının çok kısa bir bölümünde Suriye konusuna değinen Başbakan Erdoğan öncelikle Rusya’nın Filistin konusuna verdiği desteğe teşekkür etti ve “Suriye’de isteğimiz sürmekte olan çatışmaların ve akan kanın bir an önce durmasıdır. Bu konuyla ilgili dışişleri bakanlarımız daha yoğun çalışmak suretiyle netice almaya çalışacaklardır. Suriye barış ve istikrarın yeniden tesisi edilmesi bölgemiz ve uluslararası toplum için hayati öneme sahiptir” dedi. Başbakan Erdoğan’ın Suriye konusunda söylediklerinden çok söylemedikleri dikkat çekti. Suriye rejimini sık sık sert sözlerle eleştiren Erdoğan, Putin’in yanında Suriye lideri Esad’ın aleyhine bir ifade kullanmamaya özen gösterdi.
Rusya lideri Vladimir Putin ise Suriye konusunda Ankara ve Moskova arasındaki farklılığı ince bir dille ortaya koydu: “Biz, bu sorunu hem insani açıdan hem diğer açılardan görüştük. Suriye’deki olaylar, Suriye’deki olup bitenlerle ilgili pozisyonlarımız birbirine benziyor. Suriye’de yaşananlarla ilgili pozisyonlarımız aynı ama ‘Suriye’nin geleceği hangi metotlarla oluşturulabilir?’ bu konuda farklılıklarımız söz konusu.”
Türkiye ve Rusya arasındaki bir başka tartışma konusu ise NATO’dan istenen Patriot füzeleri. Putin, bunların eski nesil silahlar olduğunu, Türkiye’ye gerekli güvenliği sağlayamayacağını söylerken, duvardaki silah benzetmesini yineledi: “Piyesin başında duvarda silah varsa piyesin sonunda o silah ateş edecektir derler.”
İki lider bu ziyaretle Suriye konusunda “anlaşamadıkları üzerinde anlaşmaya vararak” bir anlamda bu meselenin ikili ilişkilere zarar vermemesi gerektiğinde hemfikir oldular.
Basın toplantısından sonra kısa bir değerlendirme yapan ve görüşmelere dair arka plan bilgileri veren Dışişleri Bakanlığı Müsteşarı Büyükelçi Feridun Sinirlioğlu Moskova’nın tutumunda bir yumuşama olduğu yorumu yapabileceğini belirtti. Sinirlioğlu, “Cenevre’deki anlaşmada biliyorsunuz Esad kalsın ya da kalmasın diye bir ifade yoktu. Rusların yorumu geçiş süreci Esad ile olsun diye geldi. Biz öyle yorumlamıyorduk. O konuda farklı bir pozisyonu var Rusların. Ama şimdi siyasi değişim ve demokrasinin kurulması hedefine nasıl gidilecek diye çalışacağız. Böyle bir hedefin gerekli olduğunu söylüyorlar. Meşruiyeti olan yönetim olmalıdır deniliyor. Oraya nasıl gideceğiz meselesi. Esad kendiliğinden istifa edecekse biri onu ikna etmelidir. Hayat da ikna edebilir” diye konuştu.

Bora Bayraktar, İstanbul