Son Dakika

Nicolas Maduro her şeyden önce Venezuela Devlet Başkanı Hugo Chavez’in en çok güven duyduğu isimdi. 20 yıldır ikili sıkı bir dostluk sürmüş, Chavez’in kansere yakalandığı dönemde Maduro liderini asla yalnız bırakmamıştı. Başkanlarının sağlık durumu hakkında Venezuelalıları bilgilendiren tek isim de Maduro oldu.

1962 Caracas doğumlu olan Maduro politikaya öğrenciyken atıldı. Üniversiteye gitmedi ve uzun süre belediyede otobüs şoförlüğü yaptı. 1990’da sendika liderliğine getirildi. 2 yıl sonra ise idolü Chavez ile tanışma şansını yakalayacaktı. Avukat olan eşi başarısız bir darbe girişiminde bulunan Chavez’i savunmakla görevlendirilmişti.

Chavez’in Venezuela Birleşik Sosyalist Partisi kurucularından biri oldu. Anayasa hazırlıklarına katıldı.

Ağustos 2006’da Chavez, ‘sağ kolunu’ Dışişleri Bakanlığı’na getirdi. Eski sendika lideri, Chavez’in fikirlerini uluslararası arenada savunan bir numaralı isim oldu. Chavez bu dönemde yeni Latin Amerika solunun liderliğine soyunuyordu.

Maduro, Karayipler ve Latin Amerika’nın solcu ülkelerinin katıldığı zirvede Venezuela’nın Küba ile birlikte baş rol oynamasını sağladı.

Uluslararası arenada ise Maduro akıl hocası gibi radikal söylemlerden ve provokatif tavırlardan kaçınmadı. Tek fark Chavez gibi karizmatik olmamasıydı:

“Filistin halkına yardım götürmeye çalışan kadın ve erkeklere karşı düzenlenen katliamı kınayan Chavez’in Bolivarcı hükümetinin tavrını onaylıyoruz.”

10 Ekim 2012’de Chavez’e olan bağlılığı bir kez daha ödüllendirildi. Yeniden başkan seçilen Chavez, onu anahtar bir göreve tayin etti:

“Yeni başkan yardımcısı Nicolas Maduro’yu içtenlikle alkışlamanızı istiyorum.”

Birkaç hafta sonra Chavez’in sağlık durumunun ağırlaşması ile birlikte bu güven daha da kuvvetlenecek, devlet başkanı resmi olarak yerine Maduro’yu tayin edecekti.