Son Dakika

Okunan haber:

Çocuk işçilerin eğitimi


learning world

Çocuk işçilerin eğitimi

Uluslararası Çalışma Örgütü dünya çapında yaklaşık 250 milyon çocuğun eğitim almak yerine çalışmak zorunda kaldığını tahmin ediyor. 2016 yılına kadar bertaraf edilmek istenen çocuk işçilerin kötü çalışma koşulları ise, bu finansal kriz ortamında imkansız görünüyor.

Benin’de zor koşullar altında çalışan çocuk işçiler için ne yapılabilir? Eğitim, sosyal rehabilitasyon ya da meslek eğitimi, onları kötü çalışma koşullarına karşı koruyabilir mi? Çocukların iş ortamında sömürülmelerini ve kötü muameleye maruz kalmalarını engellemeyi amaçlayan bir projeye göz atmak için Batı Afrika’ya gidiyoruz.

Benin’in başkenti Cotonou’da Dantokpa Pazarı: Binlerce çocuk işçi için transit ya da son durak. Batı Afrika’daki en büyük işçi pazarlarından biri. Burada her şeyi bulabilirsiniz, hatta çocukların maruz kaldığı kötü muameleyi de.

Batı Afrika’da her sene yaklaşık 200 bin çocuğun çocuk işçi pazarına dahil olduğu tahmin ediliyor. Bu çocuklar evlerde, çiftliklerde, madenlerde ya da buna benzer pazarlarda çalışıyor. Benin, Dünya’nın en fakir ülkelerinden biri. Bu özelliği çocuk işçi ticaretinde, onu en önemli ülkelerden biri kılıyor maalesef. Nijerya ile paylaştığı 800 kilometrelik sınır hattı, bu ticaretin en rahat yapıldığı alan. Sınır kontrollerinin zayıf olması bunu kolaylaştırıyor.

Don Bosco derneği gibi yerel sivil toplum örgütlerinin çoğu bu soruna karşı yıllardır mücadele veriyorlar. Her geçen gün sokak çocuklarının dertlerini dinliyor, onları yönlendirmeye çalışıyor. Dernek için çalışan gönüllü eğitimcilerin amaçları, okumayı, yazmayı ya da müzik enstrümanı çalabilmeyi öğretmek.

Kordinatör Michael Hoansou yaptıkları işi şöyle açıklıyor:
“Bu çocuklarla pazarda, kendi toplanma alanlarında ya da suçun en çok işlendiği mahallelerde karşılaşıyoruz. Onlarla konuşuyoruz. Onlara, içinde bulundukları durumdan nasıl kurtulabileceklerini göstermeye hazır olduğumuzu açıklıyoruz.”

Uluslararası Çalışma Örgütünün verilerine göre, hayata geçirilen birçok projeye rağmen Benin’de çocuk işçi sayısı artmakta. Şimdi, olayın tenik boyutuna göz atmak için Cenevre’de uzman görüşüne başvuruyoruz.

Cenevre, Uluslararası Çalışma Örgütünün merkezi. Örgütün kıdemli uzmanlarında Patrick Quinn ile sorunun teknik boyutu hakkında bilgi almak için görüştük. Bize, 2016’ya kadar çocukların kötü çalışma koşullarına son vermeyi amaçlayan bir program dahilinde yaptıkları faaliyetleri açıklıyor:

“Dünya çapında yaklaşık 250 milyon çocuk çalışıyor. Ve bunların yarıdan çoğu, bizim sağlıksız koşullar olarak adlandırdığımız gelişimlerini olumsuz etkileyecek ortamlarda çalışıyor.

Dünya çapında 70 milyon çocuk okula gitmiyor. Bu küresel çapta mücadele edilmesi gereken bir sorun. Bu çocukların yüzde altmışı tarım sektöründe emek veriyorlar.

Benin’de ya da Afrika’nın genelinde son dört yıl içinde gelişmekte olan çok kötü bir eğilim ile karşılaşıyoruz. Bu da çocuk işçi sayısının inanılmaz derecede artmasıdır. Bu bizim en temel kaygımız. Aynı şekilde Güney Asya’da, bu eğilime karşı mücadelede önemli başarılar sağlandı. Tabii ki Güney Asya, Dünya’nın en kalabalık bölgesi olması nedeniyle, hala en fazla çocuk işçinin çalıştırıldığı alandır.

Fakirlik bunun en önemli nedeni. Birçok çocuk işçi ise eğitim imkanlarının yetersizliğinden bu duruma itiliyor. Ayrıca, ülke içerisinde çocukları okulda tutacak bir sosyal güvenlik sisteminin gelişmemiş olması bir diğer neden. Genellikle bu nedenler, gençlerin uygun bir işe sahip olamamaları gerçeğiyle sonuçlanıyor.

Örnek olarak madende çalışan, inşaatta çalışan, tarım sektöründe veba tehditi altında çalışan çocuk, her an tehlikeli koşullar altında bulunmaktadır. Bütün çocukların okula gitmelerini sağlayabilirsek onların güvenliğini temin etmiş oluruz. Bunun için sosyal güvenlik programlarıyla fakir ailelerin çocuklarını ya da ailevi sorunlarla karşılaşan çocukların okula devam etmelerini sağlamalıyız. Ayrıca kanuni tedbirler alarak, zorunlu eğitimin hayata geçirilmesini sağlayarak; işverenlerin, çocuk işçileri çalıştırmalarının önüne geçmemiz gerekiyor. Son olarak, gençlerin uygun işlerde çalışmaları sağlanmalı. Böylece çalışan yetişkinler ailelerini finansal açıdan desteklerken çocuklar eğitimlerini tamamlayacak ortamı bulabilirler.”

Şimdi ise Güney Asya’ya uzanıyoruz. Burası hala çocuk emeğinin karaborsası. Sizi Susai ile tanıştıracağız. O, sıradışı bir şekilde kendi imkansızlıklarının üstesinden gelerek çocukların sömürülmesine karşı mücadele eden bir toplum gönüllüsü olmayı başardı.

Hayat, onu doğduğu ülke olan Burma’daki katliamdan Hindistan’ın Madras kentinde, bir tuğla fabrikasına sürüklemiş.

Ailenin altıncı çocuğu olan Susai, daha çocuk yaşta acı veren tecrübelerle karşılaşır. Kardeşlerinin dördünü kaybetmesi, onu, ailenin geçimini sağlamada ana role iter.

Genç Hristiyan İşçileri Örgütü’nün etkisiyle Susai, kendisi gibi çalışmakta olan çocukların hakları için çalışmaya başlar. Fakat trajedi yakasını bırakmaz ve 15 yaşındaki oğlu, bir kaza sonucu hayatını kaybeder.

1994 yılında Susai, oğlunun anısına Jeeva Jyoti’yi kurar ve hayatının geri kalanını bu işe adamaya başlar.

Geçen 18 yıl boyunca Jeeva Jyoti binlerce çocuğa destek oldu. Şu anda 25 sokak çocuğuna barınak sağlıyor. Bu çocuklar çevre köylerden gelen, pirinç tarlalarında ya da tuğla fabrikalarında çalışan işçiler. Aynı Susai’nin bir zamanlar olduğu gibi. Jeeva Jyoti aynı zamanda çalışanların haklarının iyileştirilmesi için mücadele veriyor. Özellikle bu bölgede yaygın olan bütün bir ailenin mahkum işgücü olarak çalıştırılmasına karşı. Kötü muameleye maruz kalmak, bu duvarlar arasında çok yaygın. ilk çocuğunu doğum esnasında kaybeden bu üç çocuklu hamile kadın örneği gibi. Onun tek bildiği ailesi ile beraber, bu boyunduruk altında yıllardır çalışarak yaşamak.

1994 yılından itibaren yaklaşık 5 bin çocuk Jeevah Jyoti sayesinde, resmi olmayan bir eğitim imkanını elde etti. Bunlardan %75’i ise okulda eğitimine devam etti.

http://www.jeevajyothi.org

Peki çocuk emeğinin sömürülmesine son vermek için daha fazla ne yapabiliriz? Sosyal medya sayfamızda fikirlerinizi bizimle paylaşabilirsiniz. Gelecek programda görüşene kadar hoşçakalın.

Editörün Seçtikleri

Bir sonraki konu
Eğitimle engellileri topluma kazandırma projeleri

learning world

Eğitimle engellileri topluma kazandırma projeleri