Son Dakika

Okunan haber:

AB yeni dönem başkanı İrlanda, Avrupa'ya olan inancını koruyor mu?


Avrupa

AB yeni dönem başkanı İrlanda, Avrupa'ya olan inancını koruyor mu?

Avrupa Birliği’nin önümüzdeki 6 aylık dönem başkanlığını İrlanda yürütecek. İrlanda’nın Avrupa’ya karşı efsanevi tutkunluğu devam edecek mi? Başbakan Yardımcısı Eamon Gilmore I Talk’un bu bölümünde Dublin’den sorularınızı yanıtlıyor.

Alex Taylor, euronews:

“Son 10 yıldır İrlanda’nın Avrupa Birliği’ndeki konumu “Kelt Kaplanı” ve “topal ördek” gibi çeşitli hayvan metaforlarıyla tanımlandı. Şimdi ise Avrupa Birliği başkanlığını yürütme sırası İrlanda’da. Peki ülkenin Avrupa tutkusu zayıfladı mı? Dublin’den canlı olarak bağlandığımız Başbakan Yardımcısı Eamon Gilmore sorularınızı yanıtlıyor. Programımıza katıldığınız için çok teşekkür ederiz, Sayın Gilmore. I Talk’ta kısa sorulara kısa yanıtlar arıyoruz. İlk sorumuz Brüksel’den.

Sukeyna, Belçika:

“Adım Sukeyna. Belçikalıyım. Şunu bilmek istiyorum: İrlandalılar, yardımın ardından Avrupa Birliği hakkında ne düşünüyor?”

Taylor:

“Halk bu günlerde Avrupa Birliği konusunda coşkulu mu değil mi?”

Eamon Gilmore:

“İrlanda’nın, eski adıyla “Avrupa Ekonomik Topluluğu“na katılmasının ardından 40 yıl geçti ve bu İrlanda için çok olumlu bir deneyim oldu. Avrupa Birliği, ülkenin ekonomik büyümesine, yasalarımızın modernize edilmesine, sosyal hukukun yerleşmesine, örneğin eşit ücretin ve hukukun eşitliğinin sağlanmasına büyük ölçüde katkıda bulundu. Çevre konusundaki hukuki düzenlemelerimizin birçoğu da Avrupa temelli. Kısacası bu, çok olumlu bir deneyim oldu.”

Taylor:

“Pekala, Sayın Başbakan Yardımcısı’na ikinci olarak, yazılı bir soru alalım.”

Maria, İspanya:

“İyi günler. Adım Maria. İspanyolum. İrlanda’nın kuzeydeki bayrak krizini çözmek için nasıl bir planı olduğunu ve Avrupa’da yükselen milliyetçi hareketle nasıl başa çıkmayı planladığınızı merak ediyorum.”

Taylor:

“Maria, milliyetçilik hakkında ne düşündüğünüzü öğrenmek isityor. Belfast’ta yaşananlar sizi biraz endişelendiriyor olmalı.”

Gilmore:

“Evet, endişeliyiz ve bu durum barış süreci için ihtiyatlı bir şekilde çalışmamız gerektiğini gösteriyor. Kuzey İrlanda’da çatışma neredeyse 30 yıl sürdü. Çok şiddetli geçen çatışmalarda yaklaşık 3500 kişi yaşamını yitirdi. Bu rakam oldukça büyük, ayrıca daha niceleri yaralandı. Bu süre zarfında, barış süreci için İrlanda hükümeti ve İngiltere hükümeti Kuzey İrlanda’daki siyasi partilerle bir arada çalıştı. Kuzey İrlanda’da ortak bir idarenin kurulması üzerine uzlaşıldı. Buna rağmen son haftalarda bazı endişe verici tatsızlıklar yaşandı. Bunların devam etmemesini umuyorum. Ancak bu Kuzey İrlanda halkı için ortak bir gelecek savaşı vermemiz gerektiğine dair bir işaret. Bu aynı zamanda Avrupa genelinde ulusal kimliklerin ne derece güçlü olduğunun da bir kanıtı. Avrupa Birliği, aralarında ulusal ya da bölgesel kimlikleri oldukça güçlü olan grupların bulunduğu 500 milyon kişiyi birleştiren bir birlik kurmayı başardı. Öncelikle bu kimliklere saygı duymamız gerektiği kanısındayım. Farklı kimliklerle karşılıklı saygı çerçevesinde çalışarak, Avrupa vatandaşları olarak tüm vatandaşları kapsayan daha iyi bir gelecek kurmamamızın önemli olduğunu düşünüyorum.”

Taylor:

“Peki. Dublin için yeni bir soru alalım.”

Chantal, Belçika:

“İyi günler. Adım Chantal. Belçikalıyım. Bir soru sormak istiyorum: İrlanda’nın başkanlık döneminde Almanya’nın gücüyle bir denge kurmak için planı nedir?”

Taylor:

“Almanya’nın gücünü kısıtlamak için birşeyler yapmayı düşünüyor musunuz? Yoksa bu altın yumurtlayan tavuğu kesmek mi olur?”

Gilmore:

“Hepimizin Avrupa Birliği’nin tek bir ülkeden oluşmadığını, birçok büyük ülkenin bir araya gelmesiyle oluştuğunu kabul etmesi gerek. Avrupa Birliği, 27 üye ülkeden oluşuyor ve bence birlik metodunu sürdürerek, tüm üye ülkeler olarak hep birlikte çalışma ruhumuzu koruyarak ve daha küçük ülkelerle büyük ülkeler arasında karşılıklı saygıyı koruyarak işimize devam etmeliyiz.”

Taylor:

“Ekonomik güç, Almanya’ya bir hakimiyet hissi veriyor, öyle değil mi? Bu dengenin biraz bozulmasına neden oluyor.”

Gilmore:

“Ben, ekonomik gücü takdir etmemiz için hepimizin birbirinden bağımsız olduğunu anlamamız gerektiğini düşünüyorum. Bence Avrupa Birliği’nin anlamı bu. Hiçbir devlet bireysel olarak tek başına kendini büyük güç ilan edemez. Tüm ekonomik gücümüz, bağımsızlığımızdan ileri geliyor. Avrupa Birliği’nin en büyük gücü 500 milyon vatandaşının olmasında yatıyor. Ayrıca Avrupa Birliği dünyanın en büyük tüketici piyasasına sahip ve dünyanın gayri safi milli hasılası toplamının %25’ini temsil ediyor. Avrupa’da bir takım sorunlarımız oldu. Ortak para birimi ve mali sistemimize dair sorunlar yaşadık. Ancak şimdi bu sorunları geride bırakmamız ve ilerlememiz gerektiğini düşünüyorum. Avrupa’da ekonomik büyümeye odaklanmalı, Avrupa’nın gücünü kazanmasını sağlamalıyız. Bu gücü temel almak için hepimizin birbirinden bağımsız olduğunu anlamamız gerekiyor. Söz konusu olan tek bir devlet ya da bir takım büyük devletler değil, söz konusu olan birlikte çalışan 27 üye ülkedir.”

Taylor:

“I Talk’ta yeni bir soru alalım.”

Anke, Almanya:

“Adım Anke. Almanım. Sorum şu: İrlanda, Litvanya ve Yunanistan ile birlikte, önümüzdeki üçlü dönem başkanlığını yürütecek ülkelerden biri. Bu ekonomik kriz döneminde, üç ülke arasında iyi bir iletişim ve işbirliği sağlamak için ne yapacaksınız?”

Taylor:

“Sayın Gilmore. Sorun herşeyin çok kısa süreli olması, değil mi? Her ülke 6 ay başkanlık yapıp devrediyor.”

Gilmore:

“Dönüşümlü başkanlık söz konusu. Ama tabii sabit bir kurum olan Avrupa Konseyi’nin başkanlığı konusu da var. Şimdi başkan Van Rompuy; Komisyon Başkanı ise Barroso. Dış ilişkiler ve güvenlik politikasından sorumlu başkan da ayrı. Bence üçlü sistem, yani İrlanda’nın Litvanya ve Yunanistan ile yapacağı gibi, başkanın gelecek iki başkanla birlikte çalışması, işlerimize süreklilik sağlıyor. Önümüzdeki 6 ay içinde izlenilecek belirli gündem maddeleri var ve İrlanda bu konuda bilinçli. Avrupa bütçesi üzerinde ve birkaç yıllık mali çalışma çerçevesinde uzlaşmaya varabileceğimizi umuyorum. Sonrasında takip edilmesi gereken yasama programı var. Tek pazarın, özellikle de dijital piyasası açısından oturduğunu görmek istiyoruz. Bir süredir beklemede olan ticari antlaşmaların sonuçlanmasını istiyoruz. Litvanya ve Yunanistan ile birlikte bu konular üzerinde çalışıp ilerlemeye gayret göstereceğiz ve bu programın önümüzdeki 12 ay içinde uygulanmasını sağlayacağız.”

Taylor:

“Dublin’den Eamon Gilmore’a son bir soru alıyoruz.”

François, Fransa:

“Merhaba, ben François. Fransızım. İrlanda hükümetinin, gençlerini krizden korumak ve özellikle dış göç akımını durdurmak için ne yapmayı planladığını öğrenmek istiyorum. Şu günlerde genç İrlandalılar’ın iş aramak amacıyla ülkeyi terk ettiğini görüyoruz. Bunun önüne geçmek için ne yapacaksınız? Teşekkür ederim.”

Taylor:

“İstatistiklere göre, günde 250 kişi ülkeyi terk ediyor. Gençleri çalışmak amacıyla başka ülkelere göç etmekten alı koymak için ne yapabilirsiniz? Kısaca anlatır mısınız?”

Gilmore:

“Avrupa’da ve İrlanda’da karşılaştığımız en büyük sorun, özellikle de genç nüfusu etkisi altına alan işsizlik. Avrupa Birliği genelinde gençlerin yaklaşık %20’si iş bulamıyor. Buna bir an önce bir çare bulmaıyız. İrlanda, başkanlık döneminde inisiyatifi ele alarak gençleri garanti altına almayı, diğer bir deyimle iş sahibi olmalarını, eğitime ve iş deneyimine erişmelerini sağlamayı planlıyor.
Gençlerin başına gelebilecek en kötü şey, umutsuzca işsiz kalıp atalete düşmeleri.
Bu nedenle alınacak önlemler bütünü içinde öncelikle Avrupa ekonomisinin büyümesi ve istihdam yaratılması, tek pazarın ve özellikle dijital piyasasının güçlenmesi bulunuyor. Dijital piyasası gençlerin iş bulabilmeleri ve eğitim sistemini geliştirmek açısından oldukça büyük bir potansiyele sahip. Avrupa ülkeleri arasında eğitimde değişim programları, örneğin Erasmus programı büyük önem taşıyor. Kısacası genel anlamda genç nüfus işsizliğine ve iş krizine bir çare bulmak önceliğimiz. Bu, yalnızca İrlanda’nın başkanlık döneminin önceliği değil, Avrupa’nın da önceliği olmalı. Bu şekilde gençlere, İrlanda’da ya da diğer Avrupa Birliği ülkelerinde güzel bir gelecek ve umut vaad edebiliriz.”

Taylor:

“Eamon Gilmore, Dublin’den katıldığınız için çok teşekkür ederiz. Size de sorularınız için teşekkürlerimizi iletirim. Bir sonraki konuğumuzla ilgili internet sitemizden bilgi alabilirsiniz. Brüksel Avrupa Parlamentosu stüdyolarına da çok teşekkür ederiz. Bir sonraki programda görüşmek dileğiyle.”

Stephane Bern: "Monarşiler, modernitenin iticü gücü olmuştur"

Avrupa

Stephane Bern: "Monarşiler, modernitenin iticü gücü olmuştur"