Son Dakika

Son Dakika

İsrail seçimlerinin perde arkası

Okunan haber:

İsrail seçimlerinin perde arkası

Metin boyutu Aa Aa

İsrail’deki Bir Gelecek Var Partisi’nin lideri Yair Lapid seçimlerde herkesi şaşırtan bir başarı yakaladı. Merkezdeki partisi, sandıktan ikinci sırada çıktı. Bu sayede kurulacak hükümette anahtar rol oynayacak. Bu yüzden de Lapid kırmızı çizgilerini belirlemekte gecikmedi.

“İsrailliler bugün kin ve korku politikasına “hayır” dedi. Toplumun çıkarları yüzünden gruplara, kısımlara bölünmesi seçeneğine “hayır” ile yanıt verdi. Aşırılıklar ve demokrasi karşıtları istenmiyor.”

Birçok İsraillideki genel kanı Lapid’in özlenen barışı getirebileceği yönünde:

“Alınan sonuç, İsrail’in gerçek kalbinin merkezde toplandığının bir kanıtı. Biz, sosyal dengelerde değişikliklere gitmek isteyen orta sınıfa ve barışa inanıyoruz.”

“Bu bölünmüş bir toplum değil. Yair Lapid’in yürüdüğü yol birliğin yolu. Bir hayali nasıl pazarlayacağını çok iyi biliyor ve biz de bu hayali takip ediyoruz.”

49 yaşındaki Yair Lapid İsraillilerin çok yakından tanıdığı ve sevdiği bir isim. Eski televizyon sunucusu bu görevinden istifa ederek ülkedeki gidişatı değiştirmek amacıyla politikaya atıldı.

Siyasi arenaya girşiş ise başta Netanyahu olmak üzere birçok rakibini memnun etmedi. Orta sınıfı savunan politikacı eski bir bakan olan babasının yolundan emin adımlarla ilerliyor.

İsrail’in popüler isimlerinden babası gazeteci Joseph Lapid de daha sonrasında politikaya atılmıştı. Politikacı, Filistin Devleti’nin kurulmasını ve barış sürecinde ilerleme kaydedilmesi taraftarıydı. Yair Lapid de babasıyla aynı düşünceyi paylaşıyor:

“Eğer başbakan gerçekten görüşmek istese ve pazarlık yapmayı isteyecek insanların bulunduğunu hissetse bunu yapardı. Eğer bir İsrail Başbakanı pazarlık masasına gitmek isterse o masaya oturur. Hedeflediğim şeylerden birkaçı da hükümete bunu yaptırtmayı denemek. Çünkü benim gözümde bu çok önemli.”

Yair Lapid’in babasıyla benzeyen bir diğer noktası da aşırı dinci Yahudilere verilen ayrıcalıkları kaldırmak. Ayrıca aşırı sağın bulunduğu bir hükümetin parçası olmamak da diğer bir hedef:

“Aşırı sağcı ve aşırı dincilerin elindeki bir hükümette kalkan rolü oynamayacağım. Katılacağım hükümetin daha ılımlı olması gerekli.”

Modern, kozmopolit ve laik bir İsrail’in sembolü olarak görülen politikacı, ne olursa olsun ülke siyasetine yeni bir nefes getireceğe benziyor.
Nial O’Reilly, euronews:
“Seçim sonrasında ortaya çıkan tablo Binyamin Netanyahu’nun arkasındaki destek azalmış da olsa görevine Başbakan olarak devam edeceğini gösteriyor. Seçmenler ona gerçekten bu mesajı mı yollamayı hedefledi? Politika uzmanlarından Abraham Diskin’e bağlanıyoruz. Netanyahu uluslararası güvenlik ve özellikle de İran sorununu en büyük tehlikelerden biri olarak gösterdi. Ama seçmenleri mali sorunların daha fazla endişelendirdiğini gördük. Başbakan ülkedeki genel havayı yanlış mı yorumladı? Öncelikli politikalarını yeniden gözden geçirmesi mi gerekecek?”

Abraham Diskin:
“Hayır bunu düşünmüyorum. Birçok kişi için Arap İsrail sorunu ve İran tehditi hala en büyük sorunların başında geliyor. Bence burada, Netanyahu ile eski Dışişleri Bakanı Lieberman partilerini birleştirerek çok kötü bir taktiksel manevra yaptı. Bu durum her görüşteki seçmenin özellikle de merkezdekilerin fikir değiştirmesine yol açtı.”

euronews:
“Bu durumda sizce, Netanyahu bir kaç gün sonra koalisyon görüşmelerine başladığında olası hükümet ortakları üzerinde yeniden düşünecek mi?”

Abraham Diskin:
“Bence her durumda, hatta merkezdeki partilerle bir iş birliğine gitse bile bu onun çıkarına olur. Şu anda bu merkezdeki partinin onun için en uygun ortak olduğu görülüyor. Bu yeni partinin başında eski bir gazeteci olan Yair Lapid bulunuyor.
Fakat Bir Gelecek Var Partisi’nin Likud ile ortaklığı çoğunluğu elde etmelerini sağlamıyor. Ayrıca bu ortaklık diğer partilerle bir koalisyona gitmeyi de zorlaştıracak. Yani Netanyahu ve Lapid sağ kanattaki iki büyük partiden biriyle ortaklığa gitmek konusunda karar vermek zorunda. Bu parti Likud’a oranla daha saldırgan olabilir. Ya da daha ılımlı ama dinci bir partiyle koalisyonu kurarlar.”

euronews:
“Sonuçları Beyaz Saray’ın nasıl yorumlayacağını düşünüyorsunuz? Bu durum, Obama döneminde hiç de iyi olmayan İsrail ile ABD ilişkilerini etkiler mi?”

Abraham Diskin:
“Obama’nın değerlerine kesinlikle saygı duyulması gerektiğini düşünüyorum. Ama, Orta Doğu’daki gelişmeleri göz önünde bulundurduğumda halihazırdaki hükümet maalesef yapılabilecek tüm hataları yaptı. Arap Baharı sırasında, her yerde
özellikle de bizimle Filistin ve Arap ülkeleri arasındaki sorunun temelini Amerikalıların anlamadığını gördük. Yani burada birçok
yanlış anlaşılma söz konusu. Amerika Birleşik Devletleri bence barışın gerçekten ilerlemesini sağlayabilir. İsrail üzerinde baskı kurmalılar. Ama aynı zamanda da gerçek sorunun nerede olduğunu anlamalılar. Gerçek problem İsrail’de, İsrail hükümetinde bulunmuyor. Filistin tarafında bulunuyor.”