Son Dakika

Okunan haber:

İran'da "Batı yanlısı" gazeteci avı


Insight

İran'da "Batı yanlısı" gazeteci avı

İran’da bir grup gazeteci, Batı’daki Farsça yayın yapan medya kurumlarıyla işbirliği yaptığı suçlamasıyla tutuklandı.

Tahran yönetiminden yapılan açıklamada “devrim karşıtı Batılı medya gruplarıyla ilişkili” oldukları tespit edilen bütün gazeteciler tutuklanana kadar soruşturmanın devam edeceği bildirildi.

Tutuklanan gazetecilerin Bahar, Şargh, Arman ve Etemad gazeteleri ile Aseman dergisi için çalıştığı kaydedildi.

BBC Farsça ve Voice of America (VOA-Amerika’nın Sesi) gibi kurumları düşman olarak tanımlayan İran’ın gazetecileri tutuklaması uluslararası komuoyunun tepkisine yol açtı.

İranlı bir grup gazeteci de meslektaşlarının serbest bırakılması ve basın özgürlüğüne saygı gösterilmesi için imza kampanyası başlattı.

İran İslam Cumhuriyeti’nin basın özgürlüğünü ihlal etmesini sürekli eleştiren Sınır Tanımayan Gazeteciler örgütü ülkede gazetecilere karşı başlatılan yeni baskı dalgasına sert tepki gösterdi.

Örgütün İran, Tacikistan ve Afganistan masası şefi Reza Moini Paris’ten konuğumuz oldu.

Euronews:
Sayın Moini, üç gün önce İran’da yeni bir gazeteci tutuklama dalgası yaşandı. İran İstihbarat Bakanlığı bu gazetecileri “İran dışında Farsça yayın yapan medya organları ile işbirliği yapmakla” suçladı. Diğer bir önemli nokta, açıklamada tutuklamaların devam edeceği kaydedildi. Sizce bu tutuklamaların nedeni nedir?

Reza Moini:
Bakanlığın açıklaması tutuklamaların hemen akabinde geldi. Bizim için “kara Pazar” olarak bilinen o günden sonra yapılan açıklama yeni tutuklamaların olabileciği gösteriyor. Bizi asıl üzen konu, İran İstihbarat Bakanlığı’nın yıllardır hala aynı bakış açısına sahip olmasıdır.

Gazetecileri suçlamaya devam ediyorlar ama bize göre İran’daki krize verilecek doğru cevap bu değil.

İşin aslı, bütün kırmızı çizgilere ve sansüre rağmen İran’da gazeteciler işlerini yapmaya ve bilgi vermeye çalışıyorlar. Ancak bu durumda bile İran İslam Cumhuriyeti onlara hoşgörülü davranamıyor.

Euronews:
Sınır Tanımayan Gazeteciler ve İnsan Hakları İzleme Örgütü’nün yanı sıra 200 kadar İranlı gazeteci tutuklamalara itiraz eden bir açıklama yayımladı. Bu tür tepkiler İran rejiminin davranışlarını değiştirmeye yardımcı olur mu?

Reza Moini:
Şimdi, Ayetullah Humeyni’nin İran’a gelişinin 34. yılı. Bu 34 yıl içinde gazetecilere buna benzer birçok baskı uygulandı. Ancak burada önemli olan sessiz kalmamaktır. Bu davalarda, bütün insan hakları örgütleri, yurt içinde ve yurt dışındaki İranlı gazeteciler meslektaşlarına destek olmak için tutuklamalara tepki göstererek önemli bir rol oynuyor.

Şunu vurgulamalıyız ki, İslami yasaların uygulandığı son 34 yıldır maalesef İran, gazeteciler için dünyanın en büyük hapishanelerinden birine dönüştü. Bugün İran’da 62 gazeteci ve blog yazarı tutuklu bulunuyor.

Euronews:
Bu açıklamanın dışında Sınır Tanımayan Gazeteciler örgütü gazetecilere olan baskıyı önlemek için ne gibi girişimlerde bulunacak?

Reza Moini:
Bizim görevimiz basın, iletişim ve ifade özgürlüğü ile ilgili konuları raporlaştırmak ve yaymak. İki gün önce örgüt basın özgürlüğü dünya sıralamasını yayımladı. 179 ülke içinde İran 179. sırada yer alıyor.

Euronews:
Bu şartlarda İran’dan yabancı ülkelere yeni bir gazeteci göçü beklemeli miyiz?

Reza Moini:
Maalesef bu tür baskı rejimleri insanları ülkelerinden ayrılmak zorunda bırakıyor. Tahran ve diğer şehirlerde çok sayıda gazeteci ifadeye çağrıldı ve tutuklandı. Sadece Tahran’da 16 gazeteci tutuklandı.

Sanırım bu yeni tutuklama dalgası, gazetecilere daha çok baskının ve ülkeden ayrılmanın habercisi.