Son Dakika

Okunan haber:

Avrupa Türkiye için hedef olmaktan çıkıyor mu?


Türkiye

Avrupa Türkiye için hedef olmaktan çıkıyor mu?

Tam da Başbakan Erdoğan İstanbul’da Avrupa Birliği üyesi ülkelere sert mesajlar gönderirken Türkiye’nin önde gelen akademisyenleri, Türkiye’yi izleyen yabancı gazeteci ve uzmanlar Abant Platformu’nda, Türkiye’nin yarım asırlık Avrupa ile entegrasyon macerasını masaya yatırıyordu. Soru, Türkiye’nin AB ile müzakerelerinin ne yöne gittiği, Ankara’nın geçmişte kalkınma ve demokratikleşme projesi olarak gördüğü Avrupa Birliği’ne olan ilgisini kaybedip kaybetmediğiydi.

Tartışmalardan, Erdoğan’ın Avrupa Birliği’ne alternatif olarak Şangay Beşlisi’ni ortaya atmasının, eleştirilere ve tepkilere yol açmakla birlikte bir takım dinamikleri de harekete geçirdiği gerçeği ortaya çıktı.

Başbakan da Haliç Kongre Merkezi’nde partisinin İstanbul İl Danışma Meclisi toplantısında yaptığı sert konuşmayla bu tartışmayı canlı tutmak istediğini gösterdi. Erdoğan, konuşmasında “Türkiye’nin tek taraflı etki altına alınacak, yönlendirilecek, üst perdeden hizaya çekilecek bir ülke olmadığını” söyleyerek, “alçak gönüllü olduklarını ancak alçaklık kompleksiyle hareket etmediklerini, Türkiye’nin gururunu kıracak, milletin onurunu incitecek hiçbir harekete, söyleme, tutuma eyvallah etmeyeceklerini” vurguladı.
Türkiye’nin Kıbrıs meselesinde attığı adımları hatırlatan, yapılan reformları anlatan başbakan Avrupalı muhataplarını “Siz bir yandan Türkiye’yi kriterlere uymamakla itham edip, bir yandan Türkiye’nin önüne yeni şartlar sürüp, bir yandan da Türkiye’ye çok ağır bedeller ödeten teröre neden bu kadar müsamaha gösteriyorsunuz? Sürekli terör sorunundan dem vurduğunuz halde niçin Türkiye’nin terörle mücadelesine gereken desteği vermiyorsunuz? Ben de, aziz milletim de bu sorunun cevabını net bir şekilde, tatmin edici bir şekilde almak istiyoruz. Bizim AB üyeliği noktasında artık tahammülümüz zayıfladığı gibi, teröre gösterilen müsamaha noktasında hiç tahammülümüz kalmamıştır” diyerek uyardı.

Peki başbakanı Avrupa konusunu uzun bir aradan sonra konuşmaya iten ne? Müzakereler ne aşamada? Türkiye’nin üyeliği ile ilgili bir ışık var mı?

Today’s Zaman yazarı Nicole Pope’a göre Türkiye açısından Avrupa Birliği geçmişte ekonomik kalkınma ile eşdeğer tutuluyordu. Kıtadaki krizden sonra Avrupa Türkiye açısından bu cazibesini kaybediyor. Artık ekonomik kalkınma açısından AB Ankara için eskisi kadar önemli değil.

Ancak Erdoğan’ın sözleri Avrupa’nın Türkiye’nin gündeminden kolay kolay düşmeyeceğini ortaya koyuyor. Avrupa belki ekonomik açıdan bir cazibe noktası değil gibi görünse de Türkiye’nin her sorununun içinde. Öcalan ile müzakerelerin yürütüldüğü bir dönemde, Türkiye’de terörün durdurulabilmesinde Avrupa hükümetlerinin ellerini taşın altına koyması ya da en azından terör örgütünü destelemeyi bırakması hayati önem taşıyor.

Demokratikleşme, dış politika, enerji ve savunma konuları da Türkiye’nin Avrupa Birliği ile ilişkilerinin diğer ayakları.

Doç. Dr. İhsan Yılmaz bu gerçeğe dikkat çekerek AB’nin başlangıçta sadece refah ile ilgili olmadığını, değerlerle de ilgili olduğunu hatırlattı. Yılmaz türban, askeri vesayet gibi sorunların çözümü açısından Türkiye’nin AB’ye yöneldiğini, bu meselelerin nispeten çözülmesinden sonra AB’ye gerek duyulmadığını belirtti. Sürecin uzamasının da aydınlar arasında bir ‘Avrupa yorgunluğuna’ yol açtığını belirten Yılmaz, ama entelektüellerin bu konuyu devam ettirmesi gerektiğini savundu.

Doç. Dr. Gökhan Bacik ise Türkiye’de tarihsel olarak Avrupa Birliği ile ilgili makamların başbakan, meclis başkanı ve dışişleri bakanı olduğunu, bugün bu üç makamdaki ismin de AB’ye ilgi duymadığına dikkat çekti. Bacik, “şu anda Avrupa Birliği ile gerçekten ilgilenen bir tek cumhurbaşkanı Abdullah Gül var. Muhalefet de Avrupa’ya ilgisiz. Bu nedenle ilerleme sağlanamıyor” görüşünü ortaya attı. .

Gazeteciler Yazarlar Vakfı Başkan Yardımcısı Cemal Uşak, Türkiye-Avrupa Birliği ilişkilerinin tıkanmasında, üyeliğin 50 yıl gecikmesinde sadece Avrupa’nın suçlanmasının yanlış olduğunu söyledi. Uşak “Avrupa bizi 60 yıldır bekletiyor sloganına katılmıyorum. Türkiye geçmişte pek çok fırsatı tepti. Yükümlülükleri yerine getirmedi” diye konuştu.
Zaman gazetesi yazarı Abdülhamit Bilici, başbakanın Şangay Beşlisi çıkışının Avrupa Birliği tartışmalarına biraz hareket kattığına dikkat çekti. Bilici, “AK Parti’nin performansına baktığımda keskin bir değişim var. İlk döneminde hükümet liderleri AB başkentlerine gitti, reformlar yaptı. En başarılı hükümet oldu. Ancak son dönemde bir gerileme oldu. Gerilimi, yorgunluğunu anlıyorum ama bu dalgalanmalar demokrasinin ve politikanın doğurduğu doğal sonuçlar. Sarkozy çok zarar verdi. Ama unutmamalıyız ki AB değerleri pek çok alanda Türkiye için önemli bir yol haritası. Ama buna nasıl enerji verilecek? Mesele bu. Türkiye’nin üyeliği Ankara için olduğu kadar AB için de büyük bir başarı olacak” dedi.

Türkiye’nin üyeliği şu an için uzak bir hedef gibi görünüyor. Ancak Avrupa Birliği içinde de çok sıcak tartışmalar var. İngiltere Başbakanı David Cameron’un ülkesinde üyelikle ilgili referanduma gidilmesini istediği çıkışı, ekonomik kriz, güvenlik sorunları, Yunanistan’ın durumu gibi pek çok mesele Birliği’n geleceği üzerindeki büyük gölgeler. Ancak Türkiye’nin de bu davadan kolay kolay vazgeçmeyeceği de açık.

Bora Bayraktar, Abant