Son Dakika

Okunan haber:

Vatikan'ın yol haritası değişecek mi?


Insight

Vatikan'ın yol haritası değişecek mi?

Papa 16. Benedikt’ten sonra Katolik kilisesi nasıl bir yol takip edecek? Vatikan’da bu balkondan vaaz verecek olan isim son döndemde skandallarla ikiye bölünen Katolik dünyasını tekrar birleştirebilecek mi? Uzmanlar, krizlerin üstesinden gelebilecek papanın genç ve karizmatik olması gerektiği konusunda hemfikir.

Papa 16. Benedikt, 27 yıl görevde kalan Papa 2. Jean Paul gibi muhafazakar kimliği ile ön plana çıktı. Ancak zaman değiştikçe kiliseden reform sesleri yükselmeye başladı. Son dönemde yaşanan skandallar bu düşünceyi besledi. Geçtiğimiz yıl Papa 16’ncı Benedikt’in sivil özel yardımcısı Paolo Gabriele, Vatikan’a ait gizli yazışmaları basına sırdırdı. Vatileaks olarak adlandırılan skandal sonrası Gabriele, iki aya yakın bir süre hapis yattı ve ardından Papa 16. Benedikt tarafından affedildi. Vatikan Bankası’na yönelik kara para aklama suçlamaları da tazeliğini koruyor.

Dünyanın birçok noktasında Katolik kilisesinde yaşanan çocuk tacizi skandalları ise gündemden hiç düşmedi. Belçika Katolik Leuven Üniversitesi’nin yaptığı araştırma, bu olayın inananların kiliseye karşı güvenine büyük zarar verdiğini ortaya koydu. Araştırmaya göre, ülkede 1980 yılında yüzde 90 olan kiliseye güven 2010 yılında yüzde 75’ler civarına geriledi. Bugün genel olarak Katolik dünyasında bu oranın yüzde 67-73 arasında olduğu belirtiliyor.

Yarım asır önce yapılan 2. Vatikan Konsili, Katolik kilisesini çağdaş dünyaya ve diğer kültürlere açma projesinin başlangıç noktasıydı. Ancak o dönemde kabul edilen birçok ilke aradan 50 yıl geçmesine rağmen hayata geçirilemedi. Muhafazakar Papa 16. Benedikt, reformcu çevreleri hayal kırıklığına uğratmıştı. Yeni papa kilisede reform yaparak güveni tekrar tesis edebilecek mi? Bu soruların cevabı onun kişiliğinde gizli olacak?

115 kardinal yeni Papa’yı seçmek için Roma’da toplandı. Son gelişmeleri la Stampa de Turin Gazetesi Vatikan Temsilcisi Giacomo Galeazzi ile konuştuk.

euronews:
Kilise genç Papa istiyor mu istemiyor mu?

Giacomo Galeazzi:
‘‘Bu konuda 58 yaşında Papa seçilen Karol Woytila örneğini verebiliriz. Çeyrek asırdan fazla kiliselerin başında kaldı.16. Benedikt’in feragatı, kilisenin güçlü ve enerjiye ihtiyacı olduğunu göstermiştir. Öyle tahmin ediyorum ki sadece gençlik belirleyici bir unsur olmayacak. Çünkü asıl önemli olan yönlendirme, yönetme ve iletişim becerisidir.’‘

euronews:
Sadık üyelerini tekrar kazanabilmek için Katolik Kilise’nin zorlukları nelerdir?

Giacomo Galeazzi:
‘‘16. Benedikt, yeni evangelisletler için Vatikan Bakanlığı’nı kurdu. Batı uzun yıllar üçüncü dünya ülkelerine giden misyonerlerin merkeziydi. Şimdi ise yeni evangelistlerin. Dünyanın güneyinden yeniden evangelist olmak için geliyorlar. Bu bağlamda sadece diğer dinlerle diyalog içinde olmak değil, Allahın varlığına inanmayan agnostiklerle de diyalogda olmak önemli. 16. Benedikt, bunun kilesi için yeni bir mücadele alanı olduğunu söylemişti. Kendisi, yalnış inanca sahip olmaktansa sorular sorup agnostik olmayı daha olumlu bulduğunu belirtmişti. Yeni Papa, Avrupa’da Hristiyanlığın büyük bir rol taşıyıp taşımayacağı ile ilgili ve yeni sekülarizasyon, göreceliğe karşı temel rol oynayabilir.’‘

euronews:
Son zamanlarda ortaya çıkan birçok skandalın yükü ne kadar ağırdır. Yeni Papa seçimini nasıl etkiler?

Giacomo Galeazzi:
‘‘Joseph Rartzinger’in son icraatları arasında Vatileaks dosyasına bakan Tomko, de Giorgi ve Erranza ile görüşmesi de bulunmaktadır. Onları yaptıkları incelemeler hakkında diğer kardinalleri bilgilendirmelerine izin vermişti. Bu hareket, dosyanın üzerindeki sis perdesini kaldırdı. Araştırma bir sonraki Papa’ya devredilecek. Ama yeni kardinaller Vatileaks hakkında yürütülen inceleme hakkında bilgi sahibi olmaya devam edecekler. Ben bunun çok önemli olduğunu düşünüyorum. Onun için Vatikan’da yetkililer Papalık seçiminin bir an önce başlamasını istiyorlar. Çünkü zaman geçtikçe Vatikan dışındaki kardinaller Vatileaks ile ilgili ne olup bittiğini daha iyi anlayacak ve yönetimden birinin Papa seçilmesinin de önü kapanmış olacak. Şimdi eğer seçimler gecikirse favori adayların seçimi zorlaşacak. Tıpkı 1978’de Woytila’nin 500 yıl sonra seçilen ilk İtalyan olmayan Papa olduğu gibi.’‘