Son Dakika

Okunan haber:

Avrupa seçimlerine katılım nasıl artırılabilir?


Avrupa

Avrupa seçimlerine katılım nasıl artırılabilir?

Avrupa Birliği seçimlerine katılımın düşük olması endişeye neden oluyor. Acaba Avrupa, kendi yurttaşlarının katılımı olmadan nasıl inşa edilebilir?

İnsanları oy kullanmaya teşvik etmek ve siyasi meşruiyeti daha da güçlendirmek bütün demokrasiler için temel sorundur. 2009 yılında yapılan son AB seçimlerinde, seçmenlerin sadece yüzde 43’ü oy sandığına gitti. 30 yıl önce bu oran yüzde 62’ydi.

Son iki seçimde en az katılımın yaşandığı Slovakya’dayız. Seçimlere katlım oranı yüzde 20’nin altında. Oy kullanmanın zorunlu olduğu Belçika ve Lüksemburg’da ise katılım oranı yüzde 90’a ulaşıyor. 2004’ten itibaren Birlik üyesi olan ülke, 2014’te yapılacak seçimlerde daha iyi bir katılım gerçekleştirmeyi umuyor.

Başkent Bratislava’da Avrupa seçimlerinde oy kullanmamış bir aileyle konuştuk. Viera kendi kozmetik işini yapıyor. Altı aylık bebek sahibi olan kardeşi Sylvia ise bilgisayar teknolojileri sektöründe çalışıyor.

Viera:
“Avrupa Parlamentosu seçimlerinde oy kullanmaya gitmedim. Çünkü seçimler hakkında çok fazla bilgi sahibi değildim. Ayrıca seçimlerin kendi sorunlarıma bir cevap olabileceğini düşünmedim. Yani bir Slovakyalı olarak Avrupa hala bana çok uzak kalıyor.”

Sylvia:
“Yaşım çok gençti ve başka sorunlarım vardı. Gençler farklı meselelerle ilgileniyor. Politika benim ilgi alanım değildi. Fakat şimdi bakış açım değişti. Olgunlaştıkça olaylara farklı bir perspektiften bakıyoruz. “

İnsanların bir kısmı seçimlerin fazlalığından yakınıyor. Oy atmanın yorucu olmaya başladığını söylüyor. Bir de ulusal seçimler zaten gündemi doldurmaya yetiyor. Diğerleri ise bağımsızlığa kavuştukları 1993 yılına kadar zorla oy kullandıklarını, biraz da özgür oy kullanma hakkından yararlanmak istediklerini açıklıyor.

Bu büro Slovakya’nin Avrupa seçimlerine ilgisini artırmak için hizmet veriyor. Son seçimde yapılan katılım, bir öncekine oranla yüzde üçlük bir artma gösterse de çabalar yeterli görünmüyor.

Robert Hajsel, Slovakya Avrupa Parlamentosu bilgi ofisi:
“Hala katılım oranı düşük. Aslında diğer ülkelerdeki rakamlar da buna yakın. Tabii ki bu bir teselli değildir. Bu sorunla mücadele ciddi bir çaba gerektiriyor. Yani Avrupa seçimlerine olan ilgiyi nasıl artırabiliriz? Ya da parlamenterlerle hedef kitleyi, seçmenleri, sivil toplum örgütlerini nasıl buluşturabiliriz? Seçmenle seçileni bir araya getirecek diyalog platformunu nasıl oluşturabiliriz? “

Seçimlere ilginin artması pek de kolay görünmüyor. Duruma el atan Avrupa Komisyonu resmi bir öneri yayınlayarak ulusal düzeyde mücadele eden partilerin, Avrupa seçimlerinde mücadele eden partilerle yoğun diyalog içinde olmasını talep ediyor. Böylece halkın ilgisi çekilebilir.

Siyasi tempo ve entrikayı artırmak için seçim döneminde ulusal partilerin kendi Avrupa Komisyonu Başkanı adayını açıklamaları isteniyor.

Avrupa Komisyonu Başkanı, Birlik liderlerinin önerisi üzerine Avrupa Parlamentosu tarafından seçilecek. Yani Parlamento seçimlerinin bir anlamıyla Komisyon Başkanı’n da kim olacağını da belirleyeceğini öngören bir sistem tartışılıyor.

Katılımı artıracağını düşünülen bir diğer öneri ise seçimlerin tek günde yapılması. Avrupa Komisyonu artık gelenek haline gelmiş dört güne yayılan seçim sürecinin değiştirilmesini istiyor. Yani üye devletler, seçim için tek gün belirlemeliler.

Bu önerilerin hayata geçirilmesi durumunda neler değişecek?

Bazı uzmanlar bu önerilerin doğru yolda atılmış adımlar olduğunu ama kesinlikle yetersiz kalacağını söylüyor. Komisyonun Parlamentoya daha fazla bağlı olmasını ve seçim sonuçlarının Komisyon üzerinde daha etkili olmasını sağlayacak bir değişiklikten yanalar.

Radovan Geist, Euroactiv:
“Temel olarak adaylar seçmenlere bir şeyleri değiştireceğini vaat ederler. Yani seçmene kendi oylarıyla Birliğin aldığı kararlarda değişikliklere yol açacağını göstermek gerekiyor. Vatandaşlar bir kurumu sevdiği için, onu beğendiği için oy kullanmaya gitmez. Ya da o kurumun bütün yapısını, işlevini biliyor olması da oy kullanmaya yeter sebep değildir. Seçmenler bir şeyleri değiştirmek için oy kullanırlar. Politikaya etki etmeyi amaçlarlar.”

Avrupa Parlamentosu seçimine katılacak partilerin çoğu hala bir strateji belirlememiş görünüyor. Seçmenler ise siyasi söylemlerde açıklıktan ve anlaşılırlıktan yana.

Sylvia:
“Belki de tanınmış insanların seçime girmesiyle ilgi daha da artabilir. İnsanlar böylece konuya vakıf olabilir. Bu da oy atmayı teşvik eder diye düşünüyorum.”

Viera:
“Tabii ki Avrupa’da neler olup bittiğinden haberdar olmalıyız. Yani bizleri kim temsil ediyor? Bize bu bilgiyi ulaştıracak bir mekanizmanın olması şart.”

Oy kullanma işlemi üzerine tartışmalar devam ediyor. Avrupa Birliği seçimlerinin yerel seçimler gibi tek günde yapılması gündemde. Herkesin aynı fikirde olduğu nokta ise azınlığın çoğunluk adına karar vermesine son vermek gerektiği.