Son Dakika

Okunan haber:

İngiltere Demir Lady Thatcher'ı kaybetti


Birleşik Krallık

İngiltere Demir Lady Thatcher'ı kaybetti

1960’larda, İngiltere’deki feminist hareket henüz daha yeni filizlenirken, Margaret Thatcher, Muhafazakar Parti içindeki cinsiyet engelini aşmaya çalışıyordu. Bir süre muhalefetteki liderliğini yaptığı partiyi 1979 seçimlerinde iktidara taşıyarak ülkenin ilk başbakanı oldu.

İngiltere’yi Avrupa’nın hasta adamı yapan çökmüş bir ekonomi devralmıştı. İlk işi bu tabloyu tersine çevirmek oldu. Bundan sonra yaptıklarıysa kısaca ‘Thatcherizm’ olarak isimlendirilecekti.

Adıyla anılan felsefe, kısaca özelleştirme, bütçe kesintileri ve sendikaların etkisini azaltmak olarak özetlenebilirdi. Sendika liderleriyle dişe diş mücadele etti ve uzun grevlere rağmen ilk pes eden sendika liderleri oldu. Kendi tabiriyle, ‘içerdeki düşmanı’ mağlup etmişti.

Thatcher dışarıdaki düşmanlara da acımadı. Arjantin’in Falkland adalarını işgal etmesine, aynı sertlikle cevap verdi. Bu tepkisinin doğurduğu milliyetçi tepki ona ikinci kez iktidarın kapısını aralayacaktı.

Başkan Ronald Reagan’la uluslararası arenada iyi bir ikili olmuşlardı. Ultra liberal bir ekonomik ideolojiye inanan ikili, yanlarına Mihail Gorbaçev’i de katmakta gecikmeyecekti. Thatcher, reform yanlısı Sovyet liderle ilk buluşmasının ardından Reagan’a, ‘Bu adamla iş yapabiliriz’ diyecekti.

Buna karşın Avrupa’daki diğer liderlerle ilişkisi bu kadar sevecen bir tonda seyretmedi. Thatcher, Avrupa Birliği’nin serbest ticaret ve rekabetin ötesinde bir anlamı olmaması gerektiğinin yılmaz savunucusu oldu. Brüksel’deki bürokrasiyi, Londra’daki küçük hükümete yönelik bir tehdit olarak görüyordu.

Muhafazakar Parti içindeki Avrupa merkezli tartışmalar, iktidardan düşmesinde başrol oynayacaktı. 1990’daki güven oylamasında parti başkanlığı için gereken seçimin ilk turunu kıl payı kazansa da, devrinin kapandığını anlamıştı. 28 Kasımda görevi bıraktı.

Thatcher Lordlar Kamarası’na gitti ve bir zamanlar yönettiği ve değiştirdiği parti üzerindeki etkisi sadece sembolik şekilde devam etti. 2002’deyse politikayı tamamen bıraktı. Bundan bir yıl sonra gelen kocası Denis’in ölümü onu çok sarstı. Bir zamanların Demir Leydi’si kamuoyunun önüne çok az çıkar oldu.

2004’de bir diğer yakın arkadaşı Ronald Reagan’ı kaybetti Thatchter. Yaşadığı bir kaç krize rağmen Washington’daki cenaze törenine katılmaktan geri durmadı.

Thatcher, 2006’da,Şili’nin eski diktatörü Agusto Pinoşet’in ölümünden ‘derin bir üzüntü’ duyduğunu açıklayarak, herkesi şaşırtmıştı. Pinoşet, ona Falkland adalarını işgalinde yardım etmiş ve ikili o tarihten itibaren, Pinoşet hakkındaki insan hakları ihlali suçlamalarına karşın, sıkı arkadaş olmuştu.

Thatcher’in, kamuoyu karşısına çıktığı son anlardan biri de, Downing Street’de, Başbakan Gordon Brown ile oldu. Seçtiği kırmızı elbiseyle, aradan geçen uzun yıllara rağmen basını yeniden heyecanlandırmayı başarmıştı.

Thatcher sadece Muhafazakar Parti’yi değil, aynı zamanda rakip partiyi de bir parça değiştirmişti. İşçi Partisi, İngiliz seçmenin ilgisini kazanabilmek için çarpıcı bir söylem değişikliğine gitmek durumunda kaldı. Diğer büyük politikacılar gibi Thatcher de, görevi bırakmasına rağmen, sahneden hiç bir zaman inmedi.