Son Dakika

Okunan haber:

Yaşamın kıyısında


learning world

Yaşamın kıyısında

Yoksulluk içinde yaşamak, toplumdan dışlanmak ve suistimale maruz kalmak. Toplumun unutulan gruplarından yardıma muhtaç çocukların eğitimiyle ilgilenen ve onlara bir şans daha sunan projelere göz atıyoruz.

Yeterli imkanlardan mahrum kalan çocukları gelecekte neler bekliyor? Eğitim, bu çocukların sorunlarına bir çözüm geliştirebilir mi?

İspanya’da kemer sıkma politikaları sonrası birçok aile işsiz kaldı. Çocuklarının eğitim masraflarını karşılayamaz durumdalar. Gönüllü yardım örgütleri onlara destek olamaya çalışıyor. Hatta faturalarını ödüyor.

Başkent Madrid’in güneyinde, Toledo şehrinin yakınlarındaki Villatobas kasabasındayız. 2500 kişiden oluşan kasaba nüfusunun 500’ü işsiz. Burada İsmael ve kardeşi Gabriel yaşıyor. 11 yaşındaki İsmael çalışkan bir öğrenci. Uçak mühendisi olmayı hedefliyor. Fakat krizin yol açtığı olumsuz etkiler onun bu hayallerini de etkiliyor. Anne-baba işsiz. Banka evlerini ipotek etmiş durumda. Tek gelirleri ise sosyal yardımlardan gelen 420 Euro. Sosyal yardımın nisan ayından sonra kesilecek olması aileyi daha da endişelendiriyor.

Benzer bir durumu Madrid’de oturan Luzmila Lopez de yaşıyor. Ekvador’dan göç eden Lopez, kızı Vivian ile birlikte yaşıyor. İşini kaybettikten sonra ev kredisini ödeyemez hale gelmiş. Şu anda neredeyse boş bir evde yaşamak zorunda olan Lopez, ekonomik sıkıntının yol açmış olduğu nedenlerden ötürü kızının okulunu da değiştirmek zorunda kaldığını belirtiyor.

UNİCEF’in rakamlarına göre, İspanya’da 2.267.000 çocuk yoksulluk içinde yaşıyor. Kızılhaç örgütü ekonomik krizin pençesi altındaki bu çocuklara ve ailelerine yardım etmeyi amaçlayan projeler geliştiriyor. Sınıf araç ve gereçleri sunarak eğitimlerine devam etmede destek oluyor. İspanya’da eğitim, zorunlu ve ücretsiz olsa da birçok ailenin çocuklarını okula devam ettirebilmesi oldukça zor görünüyor.

Çin’in ekonomik patlamasının en büyük aktörleri, kırsaldan göç eden işçiler. Daha çok tehlikeli ve zor işler yapmaya zorlanan bu insanlar, göç ettikleri şehirlerde ayrımcılığa maruz kalıyor.

Han Yunfei ve Li Xinfeng, Pekin’de yaşayan kırsaldan göçmüş 7 milyon işçiden sadece iki tanesi. Her ikisi de 10 yıl önce, Habei kırsalındaki evini terk etmek zorunda kaldı. O günkü hayalleri başkentte daha iyi bir yaşam kurmaktı.

Çin’in ekonomik mucizesinde büyük pay sahibi olan bu göçmenler niteliksiz işçi statüsünde. Bu sebeple en zor işlerde en düşük ücretlerle çalıştırılıyorlar. Çin’deki ikamet kanunları yurt içi göçmen işçilerin sosyal yardımdan ve devlet eğitiminden yararlanmasını yasaklıyor. Çoğu orta öğretim mezunu bile olmayan bu göçmenler için en acı olanı ise ikinci sınıf vatandaş muamelesine maruz kalmaları.

Pekin Belediyesi İşçi Birliği’nin geliştirmiş olduğu bir proje sayesinde, Han ve arkadaşları bu kötü talihi yenmeye çalışıyor. Başkent’te yaşayan göçmen çalışanların üniversite eğitimlerini destekleme programı kapsamında bu işçiler, üniversite düzeyinde bir eğitim alma imkanına sahip oluyor. Bu şekilde nitelikli işçi düzeyine yükselmeyi amaçlıyorlar.

140 göçmen işçi, hafta sonlarını bu sınıflarda değerlendiriyor. Bu sınıfta matematik, ekonomi ve inşaat tekniği dersleri görülüyor.Öğrenciler, üç yıl içerisinde inşaat teknisyeni diplomasına sahip olacak.

Yurt içi ve yurt dışı insan kaçakçılığı Filipinler’de çok yaygın. Çocuklar özellikle de kızlar, fiziksel ve cinsel suistimale maruz kalıyor. Bir yandan hükümet olaya el atarken, diğer yandan sivil toplum örgütleri cinsel istismara uğramış kızlara eğitim imkanı sunmaya çalışıyor.

Filipenler’in en büyük şehirlerinden biri olan Cebu’dayız. Sheila takma adını verdiğimiz bu kız, hayatı boyunca okula adımını atmamış. Okumayı evde babası tarafından aldığı eğitimle öğrenen küçük kız, 9 yaşından itibaren babasının cinsel istismarına maruz kaldığını belirtiyor. Daha sonra 12 yaşından itibaren kadın ticaretinin kurbanlarından biri oluyor.

Sheila hayatının iki yılını bu şekilde çalışarak geçirmek zorunda kaldı. Bir gün, başka bir yabancı ile ilişkiye girmeden önce, vatandaşlardan birinin polisi aramasıyla hayata yeniden başlamak için bir şans elde etti.
Cebu’da bulunan My Refuge House, Sığınağım yardım kuruluşu, o ve 9 arkadaşına eğitim desteği sağlayarak hayata yeniden başlama fırsatı sağlıyor.

Böyle güvenli yerlerin sayısı oldukça az. Ayrıca kötü tecrübelerinin tam olarak üstesinden gelebilmeleri için bu çocukların, psikolojik desteğe de ihtiyaçları var. Sığınağım kuruluşu, kişiye özel eğitim programı ile bu çocuklara eğitim bakanlığı tarafından tanınan bir lise diploması ve üniversiteye giriş imkanı sağlamayı amaçlıyor.

Sığınağım, daha çok çocuğu ağırlayabilecek kapasiteye sahip olmayı hedefliyor. Şu anda 10 kıza eğitim veren bu kuruluş, sayıyı 42’ye çıkarmayı planlıyor. Bu sayı, Filipinler’de 60 bin kızı ilgilendiren bir sorun için az da görünse umut verici.

Editörün Seçtikleri

Bir sonraki konu
Okullarını yarıda bırakan öğrenciler

learning world

Okullarını yarıda bırakan öğrenciler