Son Dakika

Nadal: "Bu seneki önceliğim bir numara olmak değil"

Okunan haber:

Nadal: "Bu seneki önceliğim bir numara olmak değil"

Metin boyutu Aa Aa

Rafael Nadal genç yaşına rağmen tenis dünyasının en iyi sporcularından biri. Kupa ve ödül koleksiyoncusu, dizinden sakatlanmasının ardından 2013’te kortlara muhteşem bir dönüş yaptı. Amerika’daki zaferinin ardından şimdi de Avrupa turnuvalarına hazırlanıyor. En sevdiği Fransa’daki Roland Garros Tenis Turnuvası onu bekliyor. Bu süre zarfında ise dünyanın yeniden bir numarası olabilmek için gün be gün çalışmayı tercih ediyor. Tarih yazma hedefi ise sınır tanımıyor.

euronews, David Martin Gutierrez:
“Dünyanın en iyi sporcularından Rafael Nadal, euronews’a hoş geldiniz. Çok merak edilen bir soru ile başlayalım: Diziniz nasıl?

Rafael Nadal:
“Daha iyi. Haftadan haftaya iyileşiyor gibi. Bu şekilde devam edeceğini umuyorum. Böylece çok daha iyi oynayabilir, maçlara kapasitemden emin bir şekilde çıkabilirim.”

euronews:
“Uzun bir sakatlık sürecinden sonra kortlara geri dönüp turnuvaları kazanmanız oldukça şaşırtıcı. Sırrınız nedir?”

Rafael Nadal:
“Bilmiyorum… Şans eseri işler gerçekten yolunda gidiyor. Katıldığım son iki turnuvada iyi sonuçlar aldım. Ama benim istediğim kadar iyi oynayamadım. Bu da çok normal. Ama Acapulco Turnuvası’nda çok iyi oynamaya başladım ve dizim de tam olarak iyileşti. Ardından tahminimden bile kısa bir sürede çok yüksek bir seviyeye çıkarak maçları kazandım.”

euronews:
“Bu sezonun sizin için ilk zaferinin kortlara geri dönmek olduğunu söyleyebilir miyiz?”

Rafael Nadal:
“Benim açımdan, en önemli zafer, yarışmaya geri dönüşümden çok dizimin yüzde 100 iyileşmesi oldu. Bu, beni kısa vadedeki başarıma oranla çok daha fazla memnun eden uzun vadede kazanılmış bir zafer. Ama şu da kesin ki aşılması gereken ilk etap yarışa geri dönebilmekti. Bunu başardım ve görünüşe göre haftadan haftaya daha iyiye gidiyor.”

euronews:
“Sakatlanmanızın ardından oyun stilinizi değiştirmeniz önerildi mi?

Rafael Nadal:
“Doğruyu söylemek gerekirse oyun stilimi istediğim zaman değiştirmek konusunda çok iyi değilim. Herkesin kendine has bir stili var. Kendimi her yıl geliştirmek için elimden geleni yapıyorum. Tüm kariyerim boyunca da bunu yapmaya çalıştım. Oyunumu geliştirdiğimi ve daha agresifleştirdiğimi düşünüyorum. Ama oyunumu tamamıyla değiştirmek sanırım neredeyse imkansız.”

euronews:
“Sakatlanmadan önce formunuzun doruğundaydınız. Bunu yeniden yakalayabileceğinizi düşünüyor musunuz?”

Rafael Nadal:
“Amacım bu. Eğer dizim sorun çıkarmazsa bu seviyeye ulaşmak için çalışmalarımı ikiye katlayacağım. Yedi ayda nasıl tenis oynandığını unuttuğumu sanmıyorum. Kortlara geri döndüğümde seviyem iyiydi. Rolland Garros’tan ayrılmadan önceki kendime olan güvenimi, eski ritmimi yeniden kazanmamın zaman alacağını biliyordum. Bu çok çalışmayı gerektiriyor. Sporda büyük hedefler belirlemek; çalışarak, savaşarak ve kendini aşarak onlara ulaşmak çok güzel bir şey.
Başarılı olduğumuzda sevinmemizin nedeni de bu.”

euronews:
“Şu anda dünyanın en iyi oyuncuları Djokovic, Federer et Murray ile aranızda ne kadar mesafe olduğunu düşünüyorsunuz?”

Rafael Nadal:
“Bilmiyorum. Bu aradaki mesafeyi nasıl ölçtüğünüze bağlı. Eğer puandan bahsediyorsanız klasmana bakarak ölçebilirsiniz. Seviyeden bahsediyorsanız, işin doğrusu hangi noktada olduğumu tam olarak bilmiyorum. Onlarla yarışacak bir seviyede olduğumdan da emin değilim. Dünyanın en iyi sporcuları ile mücadele edecek bir seviyem olup olmadığını gelecek haftalarda göreceğiz.”

euronews:
“Sizin için, orta vadede bir numaraya yükselmek gerçekçi bir hedef mi?

Rafael Nadal:
“Bilmiyorum. Bu soruya yanıt veremem. Bugün, bildiğim tek şey Monte-Carlo’da olduğum ve yarışmaya geri dönmemden mutluluk duyduğum. Hedefim form tutarak yıl boyunca karşılaşmalara katılmak. Bunu başarırsam, bir numaraya tekrar yükselme şansım olup olmadığına gelecek sene bakarız. Ama şu anda bu sorunun öncelikli olduğunu düşünmüyorum.”

euronews:
“Monte-Carlo, Barselona, Roma, Madrid… Her şeye rağmen Roland-Garros’u kazanmak bu sene başlıca hedefiniz olabilir mi?”

Rafael Nadal:
“Şu andaki hedef Monte-Carlo. En iyi oyunumu oynamak ve turnuva hangi sonuçla biterse bitsin Barselona’da da en iyi şekilde devam etmek istiyorum. “

euronews:
“Sizi en çok üzen şeyin 2012 Londra Olimpiyatları’na katılamamak olduğunu birçok defa söylediniz. Üstelik katılsaydınız İspanya’nın törenlerde bayrağını da siz taşıyacaktınız. Rio de Janeiro’da olacak mısınız?”

Rafael Nadal:
“Bu uzun vadedeki hedeflerimden biri. Gelecek olimpiyat oyunlarına katılmak istiyorum. Aslında geçen yıl Londra’da olduğu gibi İspanyol bayrağını yeniden taşıma şansını yakalayabileceğimden emin değilim. Bu göreve seçilmek gurur vermişti. Ama yapamadım. Rio de Janeiro’da bunu yapmayı umuyorum. Diğer yandan bu bayrağı taşımayı hak eden çok değerli İspanyol sporcular da var.”

euronews:
“İspanyolların dışarı çıkıp bir şeyler içmek istediği ilk kişinin üç yıldır siz olduğunu biliyor muydunuz? En azından insanların desteğini kaybetmediniz…”

Rafael Nadal:
“Aslında hepsi ile birlikte sorumlu bir şekilde eğlenmek isterim. İşin doğrusu hayranlarımın bana her gün verdiği destekten dolayı gerçekten memnunum. Tenis kortlarından uzak kaldığım bu yedi ayda bana verdikleri destek hiç olmadığı kadar fazlaydı. Ve şimdi yarışa geri dönüyorum ve tüm dünyadan ama özellikle de İspanya’daki hayranlarımın desteğini hissedebiliyorum. Bu mutlu olmamın sebeplerinden biri. Mücadele etmem ve zirveye ulaşabilmem için bana daha fazla enerji veriyor.”

euronews:
“Bir İspanyolla dışarı çıkarsanız mali sorunlardan dolayı onu davet etmeniz gerekir. Bir sporcu olarak İspanya’daki mali durum hakkında ne düşünüyorsunuz?

Rafael Nadal:
“Durum çok kötü. Acı çeken insanları görmek hiç de hoş değil. Doğrudan ya da dolaylı olarak bundan her birimiz etkileniyoruz. Yakınlarımızın ve tüm İspanyolların başındaki bu soruna hiçbirimiz yabancı değiliz. Son yıllarda birçok kişi zorlu dönemlerden geçti. Ben onları desteklemek istiyorum. Ortak bir çaba, günlük bir çalışma ve birkaç yıldır içinde olduğumuz tünelden çıkma isteği sayesinde kısa sürede eski hayatımıza geri dönebilir, tünelin ucundaki ışığı görebiliriz. İspanya büyük bir ülke ve bunu başaracağından eminim.”