Son Dakika

Son Dakika

Üsküp geleceğini geçmişte buldu

Okunan haber:

Üsküp geleceğini geçmişte buldu

Metin boyutu Aa Aa

Üsküp’te herkes ülkede milli bir kahraman olarak kabul edilen Büyük İskender’in heykelinin önünde fotoğraf çektiriyor. Balkanların en büyük heykelinin yüksekliği 22 metreyi buluyor.

Bu, Makedon başkentin son yıllardaki kalkınma hamlesi sırasında dikilen 80 heykelden birisi. Üsküp geçmişine bakarak geleceğe uzanmak istiyor. Bu nedenle Üsküp 2014 projesi tarihteki kahramanlara bir saygı duruşu özelliği de taşıyor. Mimar Vangel Bojinovski de bunu vurguluyor:

“Eğer şanlı bir geçmişiniz varsa ama bunu günlük hayatınızın bir parçası haline getirmezseniz bu sadece atalarınız için değil kendi geleceğiniz için de bir kayıptır.”

Şehre yapılan bu yeni makyaj son yıllarda turizmin de hızla gelişmesini sağladı. Turistler anıtları ve heykelleri ilgiyle ziyaret ediyor. Herkes tarafından hoş karşılanmasa da şehrin yeni görüntüsünün dikkat çektiği bir gerçek. Burada yaşayanlarsa kentlerinin yeni neo-klasik mimarisinden memnun. Bu sosyalist rejim döneminden kalma havayı kırmış

“On yedinci yüzyılın sonunda Barok stili yapılar yakılmış ve yıkılmıştı. Burası Osmanlı İmparatorluğu’ndaki ilk Barok şehirdi, şimdi bunu yeniden canlandırmayı hedefliyoruz.”

2008’de başlayan ve geçmişe saygı duruşu niteliğindeki çalışmalar son hızla devam ediyor. Üsküp’ün büyük kahramanları arasında bir kadın da bulunuyor. Hindistan’da yaptığı yardım çalışmalarıyla dünya çapında ün kazanan Rahibe Teresa da burada doğmuş.

Dört yıl önce Vangel Bojinovski onun anısına bir müze inşa etmiş:

“Bu sadece mimari bir proje değil. Aynı zamanda bir Üsküplü olan Rahibe Teresa’nın çalışmalarına duyduğum hayranlığın bir göstergesi. Burada onun hem manevi yönünü hem de günlük yaşantısını görüyoruz. Burası sadece bir ev değil aslında şehrin kendisi.”

Çok yakında Hindistanlı bir zenginin hediye ettiği otuz metre yüksekliğindeki yeni bir anıt şehir merkezine dikilecek.

Arnavutların genelde Müslüman olmasına rağmen kendisi katolik olan rahibe, 1991’e kadar Yugoslavya’nın bir parçası olan ülkedeki bu çeşitliliğin bir sembolü

Arnavutlar ülkedeki nüfusun dörtte birini oluşturuyor. Üsküp’te en yoğun yaşadıkları yerse Eski Çarşı.

Buradaki ünlü Destan Köftecisi’nin sahibi Akif lokantalarında beş nesildir sadece Makedon Köftesi yaptıklarını belirtiyor. Yüzüncü yılını kutlayan lokanta şehrin yaşadığı değişime şahitlik etmiş. Akif ise on bir yaşından beri burada çalışıyor:

“Üsküp eskiden tekstil merkeziydi. O yüzden Yugoslavya’nın her yerinden manifaturacılar mal almak için buraya, eski çarşıya gelirdi. İşler sabah altıda başlardı. Çevre şehirlerdeki toptancılar sabah beşteki otobüsle gelir ve 11 buçuktaki otobüsle dönmeden önce burada köfte yerlerdi.”

Eski istasyondaki saat 5’i 17 geçe durmuş. Bu, elli yıl önce tam olarak 26 temmuz 1963’te şehri vuran ve şehrin yüzde 75’ini yok eden depremin meydana geldiği dakika. Bu dramın şahidi olan sembolik bina hiç değiştirilmeden müze haline getirilmiş.

Yer sarsıntısından geriye çok az tarihi eser kalmış. Bunların arasında Vardar üzerindeki Osmanlı’dan kalma Taşköprü ve müzeye çevrilen hamamlar bulunuyor.

Olgica Giorgieva bu çalkantılı ama zengin geçmişten ilham almış. Genç tasarımcı bir zamanlar tekstiliyle ünlü Üsküp’ün ruhunu devam ettiriyor:

“Üsküp yılda iki defa moda haftası düzenlemeyi başardı ve bunu dört yıldır sürdürüyor. Temel olarak geleceğe bakıyor olsak da kesinlikle Makedonya’nın geçmişindeki birikimi bir kenara atmamalıyız. Yeni proje ne olursa olsun köklerimi hep hatırlarım.”

Güneş, yedi yüz bin nüfuslu şehre hakim Üsküp kalesinin üzerinden batıyor. Modern bir restorandan caz sesleri yükseliyor. Burası adeta Makedon cazını başlatan bir okul gibi. Bu akşamsa on yıl Boston’da yaşadıktan sonra Üsküp’e dönen Toni Kitanovski çalıyor:

“Benim için eşsiz olan şey, buraya ne zaman gelirsem geleyim kendimi iyi hissetmem. Çok fazla seyahat ettim ve artık şehirleri mutlu ve mutsuz olarak ikiye ayırabiliyorum. Üsküp mutlu bir şehir.”