Son Dakika

Okunan haber:

François Hollande eşcinsel sözünü tuttu


Insight

François Hollande eşcinsel sözünü tuttu

Eşcinsel evliliği yasal hale getirmek Fransa Cumhurbaşkanı François Hollande’ın seçim kampanyasında sözünü verdiği 60 maddeden biriydi. Anketler de seçmenlerin yüzde 53’ünün eşcinsel evliliğe sıcak baktığını gösteriyor. Ülkeyi ikiye bölen yasa özellikle çocukları yakından ilgilendiriyor. Zira, eşcinsellere evlat edinme hakkı da veriliyor. Fransızların yüzde 56’sı buna karşı çıkıyor.

On binlerce kişi aylardır yasayı gündemden düşürmek için meydanlara indi. Ancak sonuç onların istediği gibi olmadı: “Altı aydır bizi görüyorsunuz. Şunu çok iyi görebilirsiniz. Ortada bir şiddet ya da eşcinsel karşıtlığı yok. İnsanlar düşüncelerini samimi ve doğal bir şekilde ifade ediyor ve şöyle diyor: Bizi dinleyin. İnsan olmanın gerçekte ne anlama geldiğini size anlatıyoruz. Bu, eşcinsel olma ve olmamanın ötesinde bir şey değil. Bu, bir araya gelerek çocuk yapan herkesin üstünde bir şey. Bu bizim haklarımızı ve hukukumuzu oluşturan şeydir.”

Fransa’da 1791’de devrimle birlikte eşcinsellik ceza kanunu kapsamından çıkarıldı. Ceza yasasında heteroseksüel ilişkilerde cinsel rüşt yaşı 15 oldu. Eşcinseller için yaş sınırı 21 olarak belirlendi. Bu yaş sınırları ülkenin ilk sosyalist cumhurbaşkanı François Mitterand zamanında 1982’de kaldırıldı: “Ben her zaman bir nefretin olduğunu düşünüyorum. Her ülkede her zaman ırkçı, anti semitistler vardır. Fakat bir süredir onlarla ilgili bir şey duymadık. Bugün sosyal medya sayesinde insanlar her şeyi söyleyebiliyor.”

Eşcinsel karşıtı göstericiler, aylar öncesinden meydanlara indi. Yapılan organizasyonlarda aşırı şiddet olayları yaşanmadı:“Hiçbir otomobil yakılmadı, hiçbir cam kırılmadı, polisler yaralanmadı. Bizim gösterilerimizde eşcinseller ön saflarda yer aldı. Daha önce birbirleriyle konuşmayan insanlar, bu şekilde biraya gelme fırsatı buldu. Şunu söyleyebilirim. Bu protestolarda sadece eşcinsellere karşı sözlü bir mücadele yapılmadı aynı zamanda insanlar birbiriyle buluştu.”

Ancak geçtiğimiz haftalarda taraflar arasında az da olsa bazı şiddet görüntüleri kameralara yansıdı: “Sokaklarda faşistlerin sayısı arttı. Biz buna karşı bir şey yapamıyoruz. Her seferinde çocuklarını ve ailelerini korumak istediklerini söylüyorlar. İş, aile, ana vatan. Bunlar bizim için bir şey çağrıştırıyor.”

euronews:
“David Paternotte, Merhaba. Brüksel’de Free Üniversitesi’nde araştırmacı olarak görev yapıyorsunuz. Son kitabınızda Belçika, Fransa ve İspanya’daki eşcinsel evlilik konusunu irdeliyorsunuz. Laiklik ve açıklığı savunan bir ülkede yaşanan şiddetli tartışmalar ne anlama geliyor? Bu paradoksu nasıl açıklıyorsunuz?”

David Paternotte, Araştırmacı:
“Bu gerçekten de bir sürpriz. Yasa tasarısı meclise geldiğinde muhalefetin buna karşı güçlü bir duruş sergileyeceği beklenmiyordu. Fakat yapılan gösterilerde hem cumhurbaşkanına hem de paradoksal olarak daha önce başlayan tartışmalara karşı bir duruş sergilendi. Tartışmanın dinamiği Fransız toplumundaki eski bölünmüşlükle bağlantılıydı. Cumhuriyet ya laiklik tartışması gibi örneğin. Bazı gruplar tarafından bunlar hiç kabul edilmedi.”

euronews:
“Fransa tarihi olarak bu konuda öncü rol oynadı. 1791’de devrim sonrasında eşcinsel evliliği ceza kapsamından çıkardı. Avrupa’da birçok ülke bu aşamaya 20. yüzyılda gelebildi. Bundan sonra ne oldu?”

David Paternotte, Araştırmacı:
“Paradoksal bir etki oldu. Eş cinselliği suç kapsamından çok daha sonra çıkaran ülkelerde onların hakları için mücadele eden gruplar yara aldı. Eşcinsel hakları için mücadele Almanya ve İngiltere gibi ülkelerde daha da zayıfladı.”

euronews:
“İspanya ve Portekiz gibi Fransa’dan daha fazla Katoliğin olduğu ülkelerde aynı şekildeki yasa daha pürüzsüz bir şekilde kabul edildi. Fransa niçin onlar gibi olamadı?”

David Paternotte, Araştırmacı:
“İspanya’da bu konudaki tartışmalar daha çok modern olmak bağlamında yapılıyordu. İnsanlar, ülkenin diktatörlük mirasıyla aralarına bir mesafe koymak istiyordu. Fransa’da din konusu siyasi tartışmalarda daha az yer alıyor. Bu konuda zaten gerekli haklar elde edilmiş olarak kabul ediliyor. Yani toplumu laikleştirmek gibi bir istek yok. Ancak bu durum İspanya gibi ülkelerde bir faktör olarak karşımıza çıkabilir. Bugün Fransa’da dinin siyaset üzerindeki ağırlığını görüyoruz. Neredeyse bütün muhalefet ve diğer dini gruplar bununla bağlantılı. Onlardan bazıları kaynağını oldukça eski Fransız sağ gruplardan, Katoliklerden, cumhuriyet karşıtlarından, laiklik karşıtlarından alıyor.”

euronews:
“Herkes için evliliğe karşı olanlar Katolik inancının savunduğu geleneksel aile yapısını değiştirdiğini söylüyor. En çok eleştirilen ve tartışılan nokta da çocuklarla ilgili. Öyle değil mi?”

David Paternotte, Araştırmacı:
“Kesinlikle. Bu inanç, Fransa’da diğer ülkelerde olduğundan daha güçlü. Eşcinsel ailelerin büyüteceği çocuklarla ilgili kaygılar var. Kimin aile olacağı konusunda da büyük endişe var. Ailenin nasıl oluşturulacağı, ve ailenin ve ilişkinin tanımı konusunda kaygılar var.”

euronews:
“İnsan haklarına dayalı bir ülke olarak kabul edilen Fransa’da halk, homofobik, ırkçı ya da yabancı düşmanı olmadıklarını söylüyor. Fakat azınlıklara daha fazla haklar verilmesi söz konusu olduğunda kalkanlar kuruluyor. Bu gizli bir tepkiyi mi gösteriyor?”

David Paternotte, Araştırmacı:
“Bazı insanların sessiz kaldığı doğru. Sorun, onların eşcinselliği kabul etmeye ne kadar uzak olduğu ile ilgili. Bu, Medeni Dayanışma Paktı’ndan (PACS) farklı. İnsanlar bugün bunu kabul etmiş görünüyor. Normal evliliği kabul etmeyenler PACS’ı uygun görüyor. Sorun, evlilik. Bence muhaliflerin çoğu için temel problem eşcinselliğin ötesinde Fransa toplumunda nasıl bir aile modelinin yaratılmak istendiğini gerçekten bilmek. Karşı cinslerin evliliği temelinde bir ailenin kurulması arzusu var. Muhaliflerin üzerinde durduğu konu bu.”