Son Dakika

Okunan haber:

“Fenerbahçe artık benim de takımım”


Portekiz

“Fenerbahçe artık benim de takımım”

Yazının başlığı Lizbon Havaalanı’ndaki Portekizli bir güvenlik görevlisine ait. Benfica ile Fenerbahçe arasında Lizbon’da oynanan UEFA Avrupa Ligi yarı final ikinci maçında statta bulunan Christian’ın bu sözlerini birçok kişiden daha da duymak mümkün. Tribünlerde yerini alan ve gırtlağını paralarcasına takımına destek olan Fenerbahçe taraftarları da Benfica sempatisiyle ayrıldı stattan.

Maç öncesinde Benfica tribünleri gelecek coşkunun işaretlerini gösterirken “hoparlörlerin yardimi büyük, maç başlayınca sakinleşirler” diye düşünüyorduk. Ancak başlama düdüğüyle birlikte ne kadar da yanıldığımız ortaya çıktı ve Benfica taraftarının coşkusu maç sonuna kadar dinmedi. Aykut Kocaman rakibin taktiğine iyi çalışmıştı fakat belli ki yardımcıları 12. Adamın büyüklüğünü tam olarak aktaramamıştı. Tabii böylesi bir ortamda en büyük yükün M.Topal ve Meireles’in yokluğunda Salih Uçan’a kaldığını da hatırlamak gerekiyor. Oysa ki 94 doğumlu Salih sahaya F.Bahçe ilk 11’inde yalnızca 12. kez çıkıyordu. Yükü paylaşması beklenen isim ise Baroni idi. Ki o Baroni daha bir hafta önce kaçırdığı penaltı sonrasında saha içinde gözyaşı dökecek bir psikolojideydi.

Fenerbahçe’nin sezon arasını iyi değerlendirip, 3 Temmuz sonrasında takıma yerleşen ruh haline de artık bir detoks yapması ve oyuncuların baskı kaldırabilecek normalliğe çekilmesi gerekiyor.

Yaklaşık 60.000 ev sahibi taraftarın, centilmenlikten çıkmadan adeta sahaya el koymasıyla Fenerbahçe maça oldukça tedirgin başladı. Bir ifadeyle sarı-lacivertli oyuncular dahil herkesin beklediği Benfica golü de çok fazla gecikmedi. Penaltıyla gelen beraberliğe kadar Fenerbahçe’nin tek bir organize atağı yoktu, buna karsilik Benfica zorlanmadan Fenerbahce cezaalanının önünde top çeviriyordu.

Tribün baskısından bahsederken Fransız hakem Stephane Lannoy’un da hakkını teslim etmek gerekiyor. Lannoy Benfica Teknik Direktörü Jorge Jesus’un saha kenarındaki tiyatrosuna gösterdiği müsamaha dışındaki yönetimiyle baskıyı sarı-lacivertli oyunculardan daha iyi karşılamayı başardı.

Maçtan hatırda kalan çirkinlikler sahada yerden kalkmayan Gaitan ve Artur ile kenarda J.Jesus olacak. Tribündeki papaz kılıklı şaşkını ise İstanbul’da saygı duruşunda getirilen tekbirler ve sonrasındaki “Cübbeli hocamız Fenerbahçe için dua etmişti” sözü tadında görüp fazla da üzerinde durmamak gerekiyor. Jorge Jesus ve has talebeleri ise bu performanslarıyla Türkiye’ye transfer için bazı sportif direktörlerin listesinde yerini almıştır bile.

Maç günü Lizbon sokaklarında önemli bir bölümü kadın olan Türk taraftarlar küçük büyük gruplar halinde tezahüratlarla dolaşırken herhangi bir taşkınlık da yaşanmadı. Her iki takımın tribünlerinin de takımlarından daha iyi performans gösterdiğini söylemek abartılı bir yorum olmayacak.

Benfica-F.Bahçe maçı ülke içindeki rekabetin uluslararası alana nasıl taşındığını da gösteriyordu. Sporting Lizbon taraftar gruplarının Benficalılara ayrılan biletlerden 1000 tane alıp İstanbul’da sattığı söylentisi yaygındı. Türk tarafında ise sosyal medya Galatasaraylıların Benfica’ya destek mesajlarıyla dolarken Trabzon forması da Portekiz’de Benfica tribününde yerini alıyordu.

Fenerbahçe Vaslui ile başlayan, sonrasında Marsilya ve Roma’dan geçen Avrupa macerasında önemli bir tecrübe edindi. Fenerbahçeliler ilk kez Avrupa kupasında finali kaçırmanın üzüntüsüyle tanıştı ki son ana kadar kovalanan bir gol ya da ilk maçta direğe giden 3 toptan yalnızca bir tanesi dahi Amsterdam bileti anlamına geliyordu.

Sene ortasında teknik direktörü “benden buraya kadar” deme noktasına gelen bir takım mücadele ettiği 3 alanda da iddiasını sonuna kadar taşımayı başarırken bunların ikisi kulübün hafızasında pek de iyi yeri olmayan kupalardı. Yıl sonunda sil baştan yapılmadığı takdirde Fenerbahçe’nin bu seviyelerde kalmasını beklemek hayalcilik olmasa gerek. Bunun için Fenerbahçe yönetiminin kendi görev alınana çekilmesi ve burayı doldurması gerekiyor. Şampiyonlar Ligi çeyrek finalini getiren Artur Zico’yla yaşananın benzeri bir ayrılık yeni bir Aragones sezonu yaşatabilir.